·288 syf.····Okunma: 25 Aralık 2022 11:07 Katıldığım noktalar olmasına karşın katılmadığım da bir çok nokta vardı kitapta. Başlıktan başlayacak olursam kuzenimin "Toksik olmayan aile yoktur" sözünü hatırlatmıştı bana. Evet her aile biraz toksiklik barındırır ama bu, 'Dünya da hiç bir aile iyi değildir' demek anlamına gelmiyor benim için. Bilmiyorum başlık fazla iddialı olduğu gibi gerçekten içeriği de hep bu iddia üzerine. Sanki sürekli olarak bize bunu kanıtlamaya çalışmış ve sürekli olarak bir aileyle kavga hali barındırmış. Bu açıdan da bana üslubu fazla sert ve seni dolduruşa getiren tarzda geldi. Sevemedim.
Çocuk bakışını ele alması çok güzel. Çocuğun özel bir birey olduğu,ondan beklediğimiz saygının ona da gösterilmesi gerektiği kesinlikle katıldığım fikirleri ama saygıyı öğretmekte sıkıntı buluyor Nihan Hanım. Yumuşacık eline dokunup teşekkür etmesini göstermek bile çocuğa yapılan istismardır diyor. Çocuk zaten kendisi öğrenirmiş böyle bir müdahaleye gerek yokmuş,eveet insan önce kendisi örnek olacak kendin yapmadığın şeyi çocuktan ve hatta başkalarından isteyemezsin Allah'ın da bizi Kuran da uyardığı bir noktadır bu: "Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?
﴾3﴿ Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok çirkin bir davranıştır." Saff suresinde geçer. Önce insan kendisi yapıyor olacak ki başkasından da isteme hakkı olsun ama yaptığın halde hele algısı minik olan bir çocuktan bunu sadece görerek yapmasını bekleyemezsin. Çocuklara karşı her zaman sadece,açık ve net olacaksın çünkü çoğu zaman sadece bakarak ne yapmasını istediğini anlamıyorlar ama açıkladığın zaman onun için etraf daha çok aydınlanıyor.Hiç birinin de bu durum zoruna gittiğini düşünmüyorum; tabi ki üsluba dikkat edilince..
Çocuklar hakkını savunmalı. Kesinlikle haksızlığa karşı ses çıkarmalı, bu ailesi de olsa dur demeli ama kitap her şeye karşı çıkmalı,ailesine baş kaldırmalı bir çocuk ancak böyle hayatı öğrenir gibi telkinlerde...Saygıyı da bilmeli,üslubunu da bilerek karşı çıkmalı. Bunu da en iyi yine ailesinden öğrenir.
Daha çok bana din algısıyla da dikkat çekmeye çalışmış,özellikle peygamber hayatlarını irdeleyerek gözleri üstüne çekmiş (iyi-kötü,reklamın kötüsü olmaz) Buradan da prim kalmış gibi geldi. Açıkçası üzüldüm. Peygamber hayatlarının ibretlik olduğunu zaten biliyoruz,farklı mesajlar farklı anlamlar barındırdığını ama onlar onu yaşadı diye bizim için de aynı şeyler olmayacağını biliyoruz. Bence aynı kulvarda bile değiliz toplumun aile hayatı çok mu iyi bunu da savunmuyorum ama en azından içinden iyi yanları olanlar var,hepsini de aynı kefeye koyup kaldıramayız.
Söylenecek çok söz var ama uzatmak da istemiyorum. Kitabı okurken sonlara doğru iyice tekrara düşmesi, özellikle sürekli Alice Millerdan alıntılaması (yani Alice Miller kitabı okusam daha iyiydi diye düşündüm) gereksiz ayrıntılara girmesi.. ben pek sevmedim üslubunu da kitabı da.