·520 syf.····Okunma: 02 Ocak 2023 22:20 8/10
Hepinize merhaba, bugün severek okuduğum Onun Şeytanları kitabının yorumuyla geldim♡
Öncelikle konusundan bahsedeyim; Romanlarda ve filmlerde hep ikinci kız rolünü üstlenen, başrol erkeğin ve kızın arasını bozmaya çalışan o sarışının hikayesini anlatıyor bu kitap. Biz hep hikayeyi diğer taraftan dinleriz aslında, ama bu kitapta hikayenin o sarışın kız açısından nasıl olduğunu öğreniyoruz...
Biraz da yazardan bahsetmek istiyorum çünkü 2000 doğumlu ve gerçekten genç bir yazar Beyza Aksoy. Onun Şeytanları kendisinden okuduğum ilk kitaptı. Ben yazım dili ve kurgu açısından başarılı buldum kendisini. Güzel bir yazım tarzı var diye düşünüyorum
Kitapla ilgili genel yorumum: Ben kitabı beğendim genel olarak. Alena karakterini de sevdim. Başlarda hiç sevememiştim ve Duygu'ya gereksiz yüklendiğini düşünmüştüm. Duygu konusunda hâlâ aynı düşünüyorum ama Alena ile ilgili genel anlamda düşüncelerim değiştı. Geçmişini ve aslında hayatının ne kadar yalan olduğunu öğrendikten sonra onu daha da iyi anlamaya başladım. Milas'ın Alena'nın yemek programıyla bu kadar yakından ilgilenmesi gibi detaylar çok hoşuma gitti ve Milas, Alena'yı güzel sevdi bence. Kitabın son sayfalarında yazılan Eylül'ün kısmında da çok şaşırdım. Gerçekten insanların hayatı bize yansıttıkları gibi değil, kimsenin aile içi sorunlarını veya kendi içinde neler yaşadığını bilemiyoruz. Sanırım bu kitaptan öğrendiğim en güzel ders bu oldu♡
Kitabı okumanızı tavsiye ederim, eminim ki kendinizden bir parça bulacaksınız bu hikayeyi okudukça...
~Alıntı Köşesi~
-"Ben ilk olarak, en sevdiğim şeylerden vazgeçerim. Ayakta kalmayı böyle öğrendim."
-"İnsanları insanlar öldürür, silahlar değil. Bu devirde sözler işliyor cinayetleri, katiller değil."
-"Peki, ev neresiydi? Ne demekti? Dört duvar bir çatı satın alınca ev mi oluyordu orası, yoksa hapishanen mi?"
-"Kendi hayatımın oynandığı sahnede figüran olmayacağım."
-"Ağlamak zayflık değildir. İnsan olduğunu gösterir."