Çok güzel bir kitap okudum Keşke 80 sayfa değil de 800 sayfa olsaydı sanırım aynı hayranlıkla okumaya devam ederdim.
Kitaptaki karakter sayısı çok az ama hepsi de çok güçlü bir temsile sahip karakter bakımından. Kemik karakterlerden biri Ivan Dmitriyeviç. Hayatında belli acılar çekmiş , etrafı tarafından sevilen, okuyan ve kendini geliştiren İvan, psikolojik rahatsızlıklar sebebiyle 'Altıncı Koğuş' olarak adlandırılan psikiyatri bölümüne yatar.
Diğer bir karakter doktor Andrey Yefimoviç.
Doktor çokça rastladığımız pasif iyi bir insan. Etrafındaki özellikle çalıştığı hastanedeki usulsüzlüklerin, ahlaksızlıkların, hastalara yapılan kötü muamelelerin farkında fakat bunları değiştirecek cesarete sahip olmayan, kendi konfor alanında yaşayan, hayatında zorluk görmemiş , vaktini kitaplarıyla geçirip entelektüel sohbet edecek insanlarin yokluğundan muzdarip bir insan.
Kitap Ivan ile doktorun karşılaşması çerçevesinde gelişiyor. Doktor bu hastada aradığı kültürel birikimi ve doyurucu sohbeti bulur. Sohbetleri 'insanların içsel huzuru mekandan ve yaşadığı acılardan bağımsız bir şekilde yakalayıp geliştirebilmesinin mümkün olup olmadığı ' üzerine gelişir. Sohbet kısa ama felsefi anlamda çok doyurucuydu. Altı çizilecek o kadar çok cümle vardı ki.
Diğer bir karakter ise hasta bakıcı Nikita. Etrafındaki insanlara karşı tutumunu sadece onların konumları ve kendine sağlayabileceği çıkarlar doğrultusunda şekillendiren, kişiliğe ve ahlaka ihtiyaç duymayan bir karakter. Özellikle doktora gösterdiği hürmetin ve saygının, doktorun konumu değiştiği an, doktorun acizliği üzerinde gücünü gösterdiği aşağılık bir hale gelmesi bence çok önemli bir detaydı
Kitabı çok çok beğendim. Hayatta yakalayabildigimiz içsel huzurun yaşantımızdaki konfordan bağımsız olup olmadığını, pasif iyilik kavramını, çok konuşan ama içi boş; kendini geliştirmekten yoksun insan profillerini çokça sorgulatıyor insana.
Bu kısa ama dopdolu eseri iyi ki okudum. Okunmasını tavsiye şiddetle tavsiye ederim