Artık Uyansak mı tatlım? #öyküetkinliği
“Anneee bu kız hasta mı hala yatıyor sınavına kalmış kaç ay. Yağmur hanım çok iyi hazırlanıyor sınava.Bu gidişle 10 sene sonra kazanır helal bee ablaa! maşallah ablama!.” Kendi mağaramda, kendi hayâl âlemimde yaşamaya çalışırken birileri beni zorla çıkarmaya çalışıyordu.O kişilerin başını Yiğit’cik çekiyordu.Hem dalga geçiyor hem yorganımı çekiştiriyor bi taraftan da geviş getirircesine karşımda pişkin pişkin gülüp havuç yiyiyordu.Ağzına bi tane vurmamak için kendimi zor tutsam da sadece “Defol burdaan ve beni rahat bırak!”diyorum ve onu defettikten sonra kafama kadar çekiyorum yorganı 5 dakika sonra: “Yaağmuur hadi kaalk! Saat kaç oldu haberin var mı senin?! Öğleni de geçtim saat 4 kızım farkında mısın? İyi misin kızım sen bir haftadır bu saatlerde kalkıyorsun” Daha fazla açıklama yapmamak için yataktan çıkıyorum “Off anne sadece biraz halsizim “ “Kızım bu nasıl bir halsizlik.Uyandırmasak senin uyanacağın yok.Ne bu boşvermişlik ,hem demir ilacını aldın mı sen?” “Aah evet anne aldım şimdi izin verirseniz duş alıcam.Yiğit’e söyle sakın masama dokunmasın.Her seferinde bi şeyleri alıyor pislik!” Banyoya girip aynayla bakıştık.Kamyon çarpmış da sonra üstüne bir değil bir sürüü at tarafından tepilmiş gibiydim.Saçlarım da yağlanmış dağılmış, dudaklarım kurumuş iyice maymuna dönmüşüm bir haftada.Bir haftadır duş almadım sanırım belki de bir ay? “ Yok canıım bir ay değildir o.Bir ay olsaydı annen seni evden atmıştı.”Hee tamam o zaman iç ses.Zaten her şey bir haftada olmamış mıydı? Yoksa çok uzun süredir böyleydi de şimdi mi patlamıştı her şey.? “ Her şeey...” sana fikrini soran oldu mu abi sus artık lanet olsun sus ben seni dinlemek istemiyorum!.Kafamda binlerce ses lütfen bari sen su iç ses! Deliriyorum galiba ha? ... Psikolojiye göre eğer kişi, dış görünüşünü önemsiyorsa hâlâ o kadar dibe batmamıştır ,o kadar ciddi bir şey yoktur diyordu adını hatırlamadığım kitaplardan biri.Demek ki sorun yok o zaman daha delirmedim.Delilik dediğimiz şey nedir ki? Normal olan ne? Kime göre neye göre normal? Herkes gibi olmak mı normal? Herkes gibi düşünmek? Herkes gibi yaşamak? Herkes gibi giyinmek ,yemek herkesle aynı olmak mı bu mu yani normal? Kim belirliyor normları? Doğru olan ne? Varlık var mıdır yok mudur? “Düşünüyorum öyleyse varım”.Kimse sana yoksun demedi ahaha çok komik(!) Kafamda deli sorular.. Kaç dakika oldu hâlâ ayna karşısında öküzün trene baktığı gibi aynayı kesiyorum yine dalmıştım saçma sapan sorular içinde. Bunlara son vermek için önce şarkı açmalıyım yoksa duşta da kafayı yiyeceğim.Müzik hayat kurtarır demiş miydim ya da demişler miydi? Demedilerse de yaz kızım; ben yazdım bu söz bana ait! 𝘌𝘮𝘪𝘯𝘦𝘮/𝘐 𝘯𝘦𝘦𝘥 𝘢 𝘥𝘰𝘤𝘵𝘰𝘳 döngüde çalarken hızlıca duşa giriyorum.Soğuk suyla iyice ürperiyorum ama iyi geliyor bu ve müzik. “𝘐'𝘮 𝘢𝘣𝘰𝘶𝘵 𝘵𝘰 𝘭𝘰𝘴𝘦 𝘮𝘺 𝘮𝘪𝘯𝘥”♫ "Aklımı kaybetmek üzereyim" Bir buçuk saat kadar banyoda kaldıktan sonra odama geçip şöyle bi güzel topladım.Odanın toplanmış olması bile beni acayip rahatlattı.Gençleştim resmen bu kadar mı fark ederdi ? Ama şimdi dışarı çıkmalıyım bu atmosferden uzaklaşmalıyım..İnsan yüzü görmeliydim biraz. Kahve, büyük çizgileri olan bej oduncu gömleği ve en sevdiğim jean pantolon.Bej ve mavi aşkına! Harika görünüyordum evet şimdi tamamlama vaktiydi: Vücut losyonu,göz kalemi, rimel, BB krem, kirazlı lipbalm vee olmazsa olmaz Gratis parfümüm!.Haylaytırlara aylaynırlara kontürlere gerek kalmadan mükemmel ve sade olduk di mi iç sescim? Bilgisayarımı çantama yerleştirip dışarı çıkmaya hazırlanırken Yiğit’cik far görmüş tavşan gibi kapı ağzında aval aval bana bakıyordu. Yanağından makas alıp “Artık uyansak mı tatlım? “ dedim gülerek.Aval aval bana bakmaya devam ederken siyah postallarımı giymeye çalışıyordum ve üstümde bir çift bakış: “Yağmur nereye böyle birdenbire?” “Kafeye gidiyorum 2 saate dönerim anne.Bilgisayarda işlerim var onları yapıp dönücem biraz da hava almış olurum görüşürüüüzz” dedim merdivenlerden inerken. Bu kız yine ne işler çeviriyor bakışıyla arkamdan bakakalan annem “E bi şey yeme- “Yerim bi şeyleer” dedim ama sesim ne kadar iletilmişti meçhul. Şansıma mükemmel bir hava vardı yarım saat kadar yürüdüm ve çok sevdiğim şömineli ve harika bi nostaljik havası olan , nostaljik şarkılar çalan her şeyiyle buram buram nostaljik kokan kafeye geldim. İçerisi çok kalabalık değildi hatta kalabalık bile denmezdi ama bana nedense çok kalabalık geldi ve birkaç kişinin bana -fazla uzun süreli gelen- bakışlarını üstümde hissettim.Benden birkaç yaş büyük olduğunu tahmin ettiğim esmer bi çocukla göz göze geldim yer bakarken ve tebessüm ettim ona.Şaşırmıştı.Fazla mı enerjik görünüyordum yoksa deli gibi mi görünüyordum bilmiyorum umrumda da değildi.Şömineye yakın yerler hep kapılmıştı.Şömineye yakın sayılabilecek bir masa buldum ve nihayet yerleşebildim.Esmer çocuk da tam karşımdaydı.PC çantamı masaya koyup biraz bildirimlerime baktım ve bu sırada garsona tebessüm ederek 𝘬𝘢𝘳𝘢𝘮𝘦𝘭 𝘮𝘢𝘤𝘤𝘩𝘪𝘢𝘵𝘰'mu ve 15 saattir hiçbir şey yemediğim için bir de cevizli tarçınlı mozaik kek sipariş ettim.Mağaramdan yeni çıktığım için o süreçte hiçbir mesaja ,maile bakmamıştım kapatmıştım bi de di mi iç ses? Evet Kapatmıştım hesaplarımı.Ortadan kaybolmak iyiydi bazen.Bana ne elin kahveli storylerinden, yılışık ilişkilerinden.Umrumda mıydı? değildi hiç kimse. Telefonu bırakıp PC yi açtım.Anlaşılan onun da bakıma ihtiyacı vardı.Konuşabilseydi “sil artık beni!” derdi herhalde.Tuşların arasına bile toz girmiş.Çantamdan ıslak mendil çıkarıp pc’yi silerken kekim ve kahvem de gelmişti.Keke gömülüp bi çırpıda bitirdim kahvem de yarılanmıştı. 𝘒𝘢𝘧𝘢 dergisininin genç yazarlarından biri olma şerefine birkaç aydır erişmeme rağmen şimdiden tükenmiş hissediyordum.Bu ay ki sayının 𝘥𝘦𝘢𝘥𝘭𝘪𝘯𝘦’ına 3 gün vardı ve benim bir gün öncesine kadar ne yazacağıma dair hiçbir fikrim yoktu ve yazıyı düşünecek halde de değildim.Bırakmayı düşünüyordum yazmayı halbuki konu bile evren tarafından bana bi mesaj niteliğindeydi: 𝗛𝗔𝗬𝗔𝗧𝗜 𝗞𝗨𝗟𝗟𝗔𝗡𝗠𝗔 𝗞𝗜𝗟𝗔𝗩𝗨𝗭𝗨𝗡𝗨𝗭 Tam bu sırada sevdiğim şarkılardan biri çalıyor ve iyice melonkolik havaya kapılıp sürükleniyorum. Ne hayatı ne kullanması ne kılavuzu hocam? Yaşıyor muyuz bu hayatı? Buna yaşamak mı deniyor? Biz çoktan gömüldük yaşayan ölüleriz biz diyesim geliyor. ♫ ♪ ♬ “𝐵𝑖𝑟 𝑖ℎ𝑡𝑖𝑚𝑎𝑙 𝑑𝑎ℎ𝑎 𝑣𝑎𝑟 𝑜 𝑑𝑎 ö𝑙𝑚𝑒𝑘 𝑚𝑖 𝑑𝑒𝑟𝑠𝑖𝑛?” ♩♫ ♬ Daha düne kadar yazacağım yazı hakkında hiçbir fikrim yokken artık ne yazmam gerektiğini biliyordum Açtım yeni bir word sayfası ve yazmaya başladım: 𝑌𝑎𝑠̧𝑎𝑚𝑎 𝑠𝑒𝑏𝑒𝑏𝑖𝑛𝑖 𝑠𝑜𝑟𝑔𝑢𝑙𝑎𝑦𝑎𝑛 𝑏𝑖𝑟 𝑘𝑖𝑠̧𝑖 𝑑𝑢̈𝑠̧𝑢̈𝑛𝑢̈𝑛.𝐵𝑜𝑠̧𝑙𝑢𝑔̆𝑎, 𝑘𝑎𝑟𝑎𝑛𝑙ı𝑔̆𝑎 𝑘𝑎𝑝ı𝑙𝑚ı𝑠̧ 𝑜𝑟𝑑𝑎𝑛 𝑜𝑟𝑎𝑦𝑎 𝑠𝑢̈𝑟𝑢̈𝑘𝑙𝑒𝑛𝑖𝑦𝑜𝑟 𝑏𝑖𝑟 𝑘𝑎𝑟𝑎 𝑑𝑒𝑙𝑖𝑘 𝑦𝑢𝑡𝑢𝑦𝑜𝑟 𝑜𝑛𝑢 ℎ𝑒𝑟 𝑠𝑒𝑓𝑒𝑟𝑖𝑛𝑑𝑒.𝐾𝑎𝑦𝑏𝑒𝑑𝑒𝑏𝑖𝑙𝑒𝑐𝑒𝑔̆𝑖 ℎ𝑒𝑟 𝑠̧𝑒𝑦𝑖 𝑘𝑎𝑦𝑏𝑒𝑡𝑚𝑖𝑠̧ 𝑦𝑎 𝑑𝑎 𝑜 𝑜̈𝑦𝑙𝑒 𝑠𝑎𝑛ı𝑦𝑜𝑟.𝑇𝑢𝑡𝑢𝑛𝑎𝑏𝑖𝑙𝑒𝑐𝑒𝑔̆𝑖 ℎ𝑖𝑐̧𝑏𝑖𝑟 𝑑𝑎𝑙ı 𝑦𝑜𝑘.𝐾𝑒𝑛𝑑𝑖𝑛𝑖 𝑏𝑢𝑙𝑚𝑎𝑘 𝑖𝑠𝑡𝑖𝑦𝑜𝑟 𝑘𝑒𝑛𝑑𝑖 𝑜̈𝑧𝑢̈𝑛𝑒 𝑢𝑙𝑎𝑠̧𝑚𝑎𝑘 𝑖𝑠𝑡𝑖𝑦𝑜𝑟.𝐵𝑎𝑠̧𝑘𝑎𝑙𝑎𝑟ı𝑛ı 𝑖𝑦𝑖𝑙𝑒𝑠̧𝑡𝑖𝑟𝑒𝑏𝑖𝑙𝑚𝑒𝑠𝑖 𝑖𝑐̧𝑖𝑛 𝑜̈𝑛𝑐𝑒 𝑖𝑦𝑖𝑙𝑒𝑠̧𝑚𝑒𝑠𝑖 𝑔𝑒𝑟𝑒𝑘.𝐼̇𝑐̧𝑡𝑒𝑛 𝑖𝑐̧𝑒 𝑦ı𝑘ı𝑙ı𝑦𝑜𝑟.𝑉𝑎𝑟 𝑜𝑙𝑢𝑠̧ 𝑠𝑎𝑛𝑐ı𝑙𝑎𝑟ı𝑦𝑙𝑎 𝑘ı𝑣𝑟𝑎𝑛ı𝑦𝑜𝑟 𝑔𝑢̈𝑛𝑙𝑒𝑟𝑐𝑒.𝐻𝑎𝑦𝑎𝑙𝑙𝑒𝑟𝑖𝑛𝑖𝑛 𝑝𝑒𝑠̧𝑖𝑛𝑑𝑒 𝑔𝑖𝑡𝑚𝑒𝑘𝑡𝑒𝑛 𝑎𝑐𝑖𝑧.𝑆𝑎𝑑𝑒𝑐𝑒 𝑘𝑒𝑛𝑑𝑖 𝑘𝑢𝑟𝑑𝑢𝑔̆𝑢 𝑏𝑖 𝑑𝑢̈𝑛𝑦𝑎𝑑𝑎 𝑦𝑎𝑠̧𝑎𝑚𝑎𝑦𝑎 𝑏𝑎𝑠̧𝑙ı𝑦𝑜𝑟.𝐻𝑒𝑟𝑘𝑒𝑠𝑡𝑒𝑛 ℎ𝑒𝑟 𝑠̧𝑒𝑦𝑑𝑒𝑛 𝑢𝑧𝑎𝑘𝑙𝑎𝑠̧ı𝑦𝑜𝑟.𝑆𝑎𝑎𝑡𝑙𝑒𝑟𝑐𝑒 𝑦𝑎𝑡ı𝑦𝑜𝑟 𝑢𝑦𝑎𝑛𝑚𝑎𝑘 𝑖𝑠𝑡𝑒𝑚𝑖𝑦𝑜𝑟, 𝑧𝑎𝑚𝑎𝑛 𝑚𝑒𝑘𝑎𝑛 𝑘𝑎𝑣𝑟𝑎𝑚ı𝑛ı 𝑦𝑖𝑡𝑖𝑟𝑚𝑒𝑘 𝑢̈𝑧𝑒𝑟𝑒.𝐺𝑒𝑟𝑐̧𝑒𝑘𝑙𝑒𝑟𝑙𝑒 𝑦𝑢̈𝑧𝑙𝑒𝑠̧𝑚𝑒𝑘𝑡𝑒𝑛 𝑘𝑎𝑐̧ı𝑦𝑜𝑟.𝑆𝑎𝑣𝑎𝑠̧ 𝑦𝑎 𝑑𝑎 𝑘𝑎𝑐̧! 𝑆𝑎𝑣𝑎𝑠̧𝑚𝑎𝑠ı 𝑔𝑒𝑟𝑒𝑘𝑖𝑟𝑘𝑒𝑛 𝑘𝑎𝑐̧ı𝑦𝑜𝑟.𝑈𝑦𝑘𝑢𝑦𝑙𝑎, 𝑚𝑢̈𝑧𝑖𝑘𝑙𝑒, 𝑑𝑖𝑧𝑖𝑦𝑙𝑒 ,𝑓𝑖𝑙𝑚𝑙𝑒 ,𝑦𝑒𝑚𝑒𝑘𝑙𝑒 𝑘𝑒𝑛𝑑𝑖𝑛𝑖 𝑢𝑦𝑢𝑡𝑢𝑦𝑜𝑟, 𝑢𝑦𝑢𝑠̧𝑡𝑢𝑟𝑢𝑦𝑜𝑟.. 𝐶̧𝑜𝑔̆𝑢 𝑖𝑛𝑠𝑎𝑛 𝑔𝑖𝑏𝑖 𝑜 𝑑𝑎 𝑏𝑖𝑟 𝑘𝑢𝑟𝑡𝑎𝑟ı𝑐ı 𝑏𝑒𝑘𝑙𝑖𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢: 𝐸𝑣𝑒𝑡 𝑦𝑎 𝑛𝑒 𝑜𝑙𝑎𝑐𝑎𝑘𝑡ı? 𝑇𝑎𝑏𝑖𝑖 𝑘𝑖 𝑏𝑖𝑟𝑑𝑒𝑛𝑏𝑖𝑟𝑒 𝑘𝑎𝑟𝑠̧ı𝑠ı𝑛𝑎 𝑏𝑖𝑟𝑖 𝑐̧ı𝑘𝑎𝑐𝑎𝑘 𝑣𝑒 ℎ𝑒𝑟 𝑠̧𝑒𝑦𝑖 𝑑𝑒𝑔̆𝑖𝑠̧𝑡𝑖𝑟𝑒𝑐𝑒𝑘𝑡𝑖 ℎ𝑒𝑟 𝑠̧𝑒𝑦 𝑚𝑢̈𝑘𝑒𝑚𝑚𝑒𝑙 𝑜𝑙𝑎𝑐𝑎𝑘𝑡ı 𝑏𝑖𝑟 𝑎𝑛𝑑𝑎 𝑦𝑎 𝑑𝑎 𝑏𝑖𝑟 𝑘𝑖𝑠̧𝑖𝑠𝑒𝑙 𝑔𝑒𝑙𝑖𝑠̧𝑖𝑚 𝑣𝑖𝑑𝑒𝑜𝑠𝑢 𝑖𝑧𝑙𝑒𝑦𝑒𝑐𝑒𝑘 𝑣𝑒 𝑜 𝑔𝑢̈𝑛 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑡ı 𝑑𝑒𝑔̆𝑖𝑠̧𝑒𝑐𝑒𝑘𝑡𝑖 ℎ𝑒𝑟 𝑔𝑢̈𝑛 4’𝑡𝑒 𝑢𝑦𝑎𝑛𝑎𝑐𝑎𝑘𝑡ı 𝑚𝑒𝑠𝑒𝑙𝑎.𝐶̧𝑢̈𝑛𝑘𝑢̈ 𝑏𝑎𝑠̧𝑎𝑟ı𝑙ı 𝑖𝑛𝑠𝑎𝑛𝑙𝑎𝑟 4’𝑡𝑒 𝑢𝑦𝑎𝑛ı𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢 5 𝑜𝑙𝑚𝑎𝑧𝑑ı 5 𝑐̧𝑜𝑘 𝑔𝑒𝑐̧𝑡𝑖.𝐵𝑖𝑟 𝑓𝑖𝑙𝑚 𝑖𝑧𝑙𝑒𝑦𝑒𝑐𝑒𝑘 𝑣𝑒 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑡ı 𝑏𝑖𝑟𝑑𝑒𝑛𝑏𝑖𝑟𝑒 𝑡𝑜𝑧𝑝𝑒𝑚𝑏𝑒 𝑜𝑙𝑎𝑐𝑎𝑘𝑡ı.𝐵𝑖𝑟 𝑘𝑖𝑡𝑎𝑝 𝑜𝑘𝑢𝑦𝑎𝑐𝑎𝑘𝑡ı 𝑣𝑒 𝑏𝑢̈𝑦𝑢̈𝑙𝑒𝑛𝑒𝑐𝑒𝑘𝑡𝑖.𝐵𝑖𝑟 𝑏𝑎𝑠̧𝑎𝑟ı ℎ𝑖𝑘𝑎𝑦𝑒𝑠𝑖 𝑜𝑘𝑢𝑦𝑎𝑐𝑎𝑘 𝑣𝑒 “𝑒𝑣𝑒𝑡 𝑏𝑢 𝑏𝑒𝑛!” 𝑑𝑖𝑦𝑒𝑐𝑒𝑘𝑡𝑖..”𝑂 𝑦𝑎𝑝𝑡ı𝑦𝑠𝑎 𝑏𝑒𝑛 𝑑𝑒 𝑦𝑎𝑝𝑎𝑏𝑖𝑙𝑖𝑟𝑖𝑚” 𝑑𝑖𝑦𝑒𝑐𝑒𝑘𝑡𝑖 𝑣𝑒 ℎ𝑜𝑘𝑢𝑠 𝑝𝑜𝑘𝑢𝑠𝑠 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑡ı 𝑏𝑖𝑟 𝑎𝑛𝑑𝑎 𝑚𝑢ℎ𝑡𝑒𝑠̧𝑒𝑚 𝑜𝑙𝑎𝑐𝑎𝑘𝑡ı 𝑜 𝑑𝑎 𝑏𝑒𝑘𝑙𝑖𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢 𝑖𝑠̧𝑡𝑒 𝑎𝑚𝑎 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑡ı𝑛 𝑑𝑎 𝑜𝑛𝑎 𝑜̈𝑔̆𝑟𝑒𝑡𝑒𝑐𝑒𝑘𝑙𝑒𝑟𝑖 𝑣𝑎𝑟𝑑ı. 𝐻𝑖𝑐̧𝑏𝑖𝑟 𝑧𝑎𝑚𝑎𝑛 𝑔𝑒𝑙𝑚𝑒𝑦𝑒𝑐𝑒𝑘𝑡𝑖 𝑜 𝑘𝑖𝑠̧𝑖.𝐾𝑖𝑚 𝑔𝑒𝑙𝑖𝑟𝑠𝑒 𝑔𝑒𝑙𝑠𝑖𝑛 𝑛𝑒 𝑜𝑙𝑢𝑟𝑠𝑎 𝑜𝑙𝑠𝑢𝑛 ℎ𝑖𝑐̧𝑏𝑖𝑟 𝑧𝑎𝑚𝑎𝑛 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑡 𝑏𝑖𝑟 𝑎𝑛𝑑𝑎 𝑡𝑜𝑧𝑝𝑒𝑚𝑏𝑒 𝑜𝑙𝑚𝑎𝑦𝑎𝑐𝑎𝑘𝑡ı 𝑜𝑙𝑚𝑢𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢 𝑜𝑙𝑚𝑎𝑑ı.𝐻𝑖𝑐̧𝑏𝑖𝑟 𝑓𝑖𝑙𝑚 ℎ𝑖𝑐̧𝑏𝑖𝑟 𝑘𝑖𝑡𝑎𝑝 𝑏𝑖𝑟 𝑎𝑛𝑑𝑎 𝑏𝑖𝑧𝑖 𝑑𝑒𝑔̆𝑖𝑠̧𝑡𝑖𝑟𝑒𝑚𝑒𝑧𝑑𝑖 𝑡𝑒𝑘 𝑏𝑎𝑠̧ı𝑛𝑎..𝑜𝑛𝑙𝑎𝑟 𝑠𝑎𝑑𝑒𝑐𝑒 𝑖𝑡𝑖𝑐𝑖 𝑔𝑢̈𝑐̧ 𝑜𝑙𝑎𝑏𝑖𝑙𝑖𝑟𝑑𝑖..𝑆𝑒𝑛𝑖, 𝑏𝑢𝑙𝑢𝑛𝑑𝑢𝑔̆𝑢𝑛 𝑦𝑒𝑟𝑑𝑒𝑛 𝑠𝑎𝑑𝑒𝑐𝑒 𝑠𝑒𝑛 𝑐̧𝑒𝑘𝑖𝑝 𝑐̧ı𝑘𝑎𝑟𝑎𝑏𝑖𝑙𝑖𝑟𝑠𝑖𝑛.𝑆𝑒𝑛 𝑘𝑒𝑛𝑑𝑖𝑛𝑖 𝑏𝑢𝑙𝑎𝑚𝑎𝑧𝑠𝑎𝑛 𝑏𝑎𝑠̧𝑘𝑎𝑙𝑎𝑟ı𝑛ı 𝑑𝑎 𝑏𝑢𝑙𝑎𝑚𝑎𝑧.𝐾𝑒𝑛𝑑𝑖𝑛𝑒 𝑦𝑎𝑟𝑑ı𝑚 𝑒𝑡𝑚𝑒𝑧𝑠𝑒𝑛 𝑏𝑎𝑠̧𝑘𝑎𝑙𝑎𝑟ı 𝑑𝑎 𝑒𝑑𝑒𝑚𝑒𝑧.𝑆𝑒𝑛 𝑘𝑒𝑛𝑑𝑖𝑛𝑖 𝑎𝑛𝑙𝑎𝑦𝑎𝑚𝑎𝑑ı𝑘𝑡𝑎𝑛 𝑠𝑜𝑛𝑟𝑎 𝑏𝑎𝑠̧𝑘𝑎𝑙𝑎𝑟ı𝑛𝑑𝑎𝑛 𝑏𝑢𝑛𝑢 𝑛𝑎𝑠ı𝑙 𝑏𝑒𝑘𝑙𝑒𝑟𝑠𝑖𝑛? 𝐻𝑎̂𝑙𝑎̂ 𝑛𝑒𝑦𝑖 ,𝑘𝑖𝑚𝑖 𝑏𝑒𝑘𝑙𝑖𝑦𝑜𝑟𝑠𝑢𝑛? 𝐻𝑎̂𝑙𝑎̂ 𝑎𝑛𝑙𝑎𝑦𝑎𝑚𝑎𝑑ı𝑛 𝑚ı? 𝑉𝑒 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑡 𝑦𝑎𝑣𝑎𝑠̧𝑐̧𝑎 𝑒𝑔̆𝑖𝑙𝑖𝑝 𝑘𝑢𝑙𝑎𝑔̆ı𝑛𝑎, "𝐴𝑟𝑡ı𝑘 𝑢𝑦𝑎𝑛𝑠𝑎𝑘 𝑚ı 𝑡𝑎𝑡𝑙ı𝑚? "𝑑𝑖𝑦𝑜𝑟𝑑𝑢 Ama o uyanmıyordu.Uykusu çok derindi.Hayatın biraz daha yüksek sesle söylemesi gerekiyordu belki de: ARTIK UYANSAK MI TATLIM?!! Yağmuuurrr! Artık uyansak mı tatlım? Hadi kalk kızım okula geç kalacaksıın! Gerçeği anlamam için 10 saniye tavandaki lambanın etrafındaki boya süslerini kesmem gerekiyordu. Sahi neydi gerçek?!.
Edebiyat
··
504 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Uzun süredir kitap okumuyordum bu tarz bir yazıyla karşılaştığım güzel oldu, eline düşüncene sağlık. 🌼 Bu arada şömineli ve buram buram nostalji kokan kafe halis midir? Öyleyse bir adres alırım. :)
şeeri
Gönderi Sahibi
o konuda haklılar çünkü en çok şiddet ,mobbing maalesef kii bu alanda ve evet maaş çok düşük .Normalde maaşın asgari ücretin 3 katı olması gerekiyormuş ama bizim şu an ki aptal sistemimize göre asgari ücretten biraz yüksek.Bu kadar sene bunun için mi okudum diyorsun ki senin can güvenliğin de yok..Herkesin can güvenliği olabilir ama sağlık çalışanlarının olamaz! ablam hemşirelik okuyor şu an ve kuzenim de doktor.Bu ülkede olmaz diyor ve kendisi yurt dışına çıkacak istifa etti çalıştığı yerden.Ona göre düşün dedi.Ve ablam da Gazi'de okumasına rağmen yaşadığı gördüğü rezil olayları bana anlatıyo kuduruyorum resmen.Gerçekten istiyorsan katlanılabilir bence diğer türlü sözde maaşı(!) ve ataması için okunmaz hiçbir meslek.Ortada maaş namına bi şey de kalmadı.Gerçi bu ülkede istediğin bi mesleği yapma olasılığın sonra iş bulma olasılığın falan........... düşününce böyle sistemin .......
Fotoğrafların güzelliği...