·558 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ocak 2023 23:29 Seri hakkında 3 ay önce tesadüf eseri bir paylaşım görmüş ve konusu hoşuma gittiği için de hemen siparişimi vermiştim. Geçen yıl bilimkurgu okuma oranım düşük olduğu için 2023 yılında bilimkurguya biraz daha ağırlık vereyim diye düşünerek, ocak ayı okuma listeme serinin ilk kitabını eklediğimde, kitabın kurgusuna aşık olacağımı hiç düşünmemiştim.
Yürüyen Kentler serisinden sonra beni böylesine heyecanlandıran bir kurgu okumamıştım. Kıyamet sonrası insanlık temalı kurgular nedense inanılmaz hoşuma gidiyor. Wool serisi de bilimkurgu distopya türünde harika bir hikaye olmuş.
Kitap normal kitap boyutlarına göre bir tık daha büyük olduğu için okuması biraz yavaş gibi geliyor başlarda. Özellikle ilk 150 sayfada bazı şeyler yavaş yavaş ilerlerken her bölümde yeni sorularla baş etmek zorunda kalıyor insan. Ama 150den sonra kurgu öyle bir açılıyor ki sayfaları hızlı hızlı okuyup sonunda ne olacağını görmek için insan sabırsızlanıyor.
Juliette, Walter, Lukas, Solo... Bu kitapta yer alan her karaktere bayıldım. Özellikle Juliette'e gerçekten hayran oldum. Serinin diğer kitaplarında neler başaracağını görmek için sabırsızlanıyorum. Canım Solo'cum, inanılmaz tatlı bir karakterdi. Umarım serinin devam kitaplarında da onu görmeye devam ederiz. Lukas'ı sevdim ama biraz sönük kaldı gibi emin değilim.
Seriyi kısaca araştırayım dediğimde nedense çok bilinmeyen bir kurgu olduğunu fark ettim. İnsanlar ya başlardaki yorucu okuma nedeniyle yarım bırakıyor ya da kalınlığından korkup okumaya cesaret edemiyor diye düşünüyorum. Ama bence çok şey kaybediyorsunuz. Bilimkurgu distopya severlerin bayılacağı bu seriyi mutlaka tavsiye ederim.