Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 08 Ocak 2023 14:13 Bütün Şiirleri-4, Erbaş'ın Bağbozumu Şarkıları, Pervane ve Yaşıyoruz Sessizce kitaplarının birleşimiyle oluşturulmuş bir toplu şiirler serisinin son kitabı.
Serinin tüm kitapları insanı inanılmaz etkileyen, üzerinde izler bırakan, nefes kesen cümlelere sahip kitaplar. Tüm bu kitapların yanında Bütün Şiirleri-4'teki son kitap Yaşıyoruz Sessizce bambaşka. Her cümle insanı ayrı ayrı yerinden defalarca vuruyor. Kitabı bitirip kapağını kapattıktan sonra bir süre uzun uzun karşıya baktım. Daldım gittim. Uzunca bir süre boşlukla bakıştım. Boşluğun derinlerinde de yine Ömür Hanım vardı. Şükrü Erbaş'ın Ömür Hanım'ı, Hatice Hanım'ı, Şahgül'ü.
Yaşıyoruz Sessizce, ölüm üzerine yazılmış eserlerin en acı vereni olabilir. Hatice Hanım'ın ölümü üzerine yazılmış sancı dolu bir kitap. Erbaş'ın şiirlerinde hep bir yalnızlık, acı, özlem, keder vardı fakat bu kitabında tüm bunlar birleşip ölümün acısıyla karşımıza çıkmış.
Hatice Hanım'ın vedası; ölümü, ona olan özlem, kavuşma isteği ve yine bir bekleyiş. Şükrü Erbaş, duygusunu şiir aracılığıyla öyle derin anlatıyor ki acısı okurun acısı olup şiirleri bir anda yaşaran gözlerle buluşuyor. Şiirleri okudukça ağıt oluyor. Gidenin arkasından yazılmış bir ağıt oluveriyor.
"Hepimizin canından yapılmış bir ölüm
Girdi içeri:" diyor ve Hatice Hanım'ın bazı sözlerine yer veriyor.
Başka bir yerde de "Ben ölmeden sana ölüm yok, bunu unutma." diyor. Şükrü Erbaş ölümünden sonra bile Hatice Hanım'la yaşamaya devam ediyor. Onu yaşatmaya devam ediyor:
"Yeri değişen her şeyin
Seni biraz daha uzaklaştırdığını söyledim
Öylece baktılar yüzüme."
"Ömür Hanım, öyle bir acı ki bu, ölen yaşayanda her gün yeniden ölüyor, yaşayan ağlamadan kimseyi sevemiyor."
Okuyun, okuyun ki içinize işlesin dediğim öyle çok cümlesi var ki kitabın. Öylesine acı dolu sözcüklerle yazılmış ki. Erbaş'ın acısı yahut sevgisi çok yakından görülmeye değer. Defalarca dönüp dönüp okunmaya değer. Hep yanıbaşımda olacak, aklımdan da hiç çıkmayacak bir kitap/şair ve Ömür Hanım. Derin bir iç çekişle kapatıyorum bir kez daha bu kitabın kapağını.
"Ömür Hanım, iyi ki ben de seninle yaşadım dünyayı."