·80 syf.····Okunma: 19 Ocak 2023 20:07 Sosyalist temelli tüm fikir çıkışlarının en az bir yerinden beslendiği Kropotkin abimiz Anarşist bir ahlakın ve toplum yapısının nasıl olması gerektiğini anlattığı kısa ama dolu dolu kitabını inceleyelim. Kropotkin'in nasıl çok kimlikli bir insan ve düşünce yapısına sahip olduğunu görmek için kendisi için yapılan tanımlamalara ekstra olarak bakabilirsiniz. Sosyolog, Tarihçi, Jeolog, Zoolog, Ekonomist, Siyaset Bilimci ne ararsanız var ama benim en beğendiğim İnsan Coğrafyacısıydı. 10 Bölümden oluşan kitaba bölüm bölüm bakalım;
1.BÖLÜM: Bu bölümde Kropotkin abimiz öncelikle ''Neden Ahlaklı Olmalıyım?'' diye soruyor. Dinsel otoriteler ve feodal yapının oluşturduğu baskıların yerleşik ahlaka dair kökeninden başlıyor. Dinler ve psikoloji bilimine baya baya küfür etmeden küfür yerine geçen sözler ile giydiriyor Kropotkin abimiz ve diyor ki sonra ''Ulan Ahlak nedir önce onu öğrenelim'' ve geçiyor 2. bölüme.
2.BÖLÜM: Bu bölümde Kropotkin abimiz erdemlerin ve ahlaklı olmanın dinlerdeki gibi melek-şeytan ikileminin veya psikolojideki bilincin dışında tamamen doğası gereği olduğunu söyler. Bunu da şöyle açıklar ''İnsan ne yaparsa yapsın ya zevk arayışındadır veya acıdan kaçar''. Hayvanlar ve insanlardan örnekler verdikten sonra insanın bencilliğine vurgu yapar.
3.BÖLÜM: İnsanın eylemlerini dinsel öğretilerin veya felsefenin değil kendi doğasının belirlemesi gerektiğini savunur ve bunun sebebinin de soyu devam ettirme güdüsü olduğunu söyler.
4.BÖLÜM: İyi ve kötü kavramlarının ele alındığı bu bölümde karıncalar, serçeler vb hayvanlar üzerinden iyiliğin aslında kollektif olarak yapılması gereken bir eylem olması gerektiği vurgulanır. Yani toplumun çoğunluğu için faydalı ise iyidir, zararlı ise kötüdür.
5.BÖLÜM: Kropotkin bu bölümde ahlakın dinler ve yasa ile alakalı olmadığını sadece insanlar arasındaki duygudaşlık kavramı ile açıklıyor. Ve ahlak duygusunun toplumsal bir dayanışma sonucu geliştiğini ve belli bir doyumdan sonra bozulabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle sürü halinde yaşayan hayvan toplulukları ve ilk insanların şimdiye uzanan ilerlemesini eşitlikçi dayanışma ilkesi ile açıklıyor.
6.BÖLÜM: ''Sana nasıl davranılmasını istiyorsan başkalarına öyle davran'' anarşist ideolojinin temelini bu bölümde bu söze dayandırır Kropotkin. Yönetilmek istemiyorsak yönetmekte istememeliyiz. Eğer bir gün işgali savunuyorsak sonunda ölümü de peşinen kabul etmemiz gerekir.
7.BÖLÜM: Bu bölümde insanın davranışlarının dış etkenler kadar bilinçdışı etmenlere de bağlı olduğuna vurgu yapılmaktadır. Ayrıca yasalar ve dini kuralların dayatmalarının insan doğası üzerinde ahlak değil ahlaksızlığa iten bir yöntem olduğundan söz edilir ve insanın ahlak duygusunu eşitlik ilkesini gözeterek bulabileceği savunulur.
8.BÖLÜM: İnsanın ahlaklı olması onun içinde yatan eşitlik duygusu ile mümkündür. Ancak bunun sağlanabilmesi için din devlet vs gibi tüm otoritelerin ortadan kalkması gerekir. İnsanın eşitlikçi duygusu otomatik olarak ahlak seviyesini de yükseltecektir.
9.BÖLÜM: Bu bölümde Kropotkin insanın tek başına var olamayacağını ve paylaşmanın insanın içinden gelen bir duygu olduğunu açıklıyor. Ve bu paylaşımcı bakış açısı ile ilerlemenin ve ahlak seviyesini arttırmanın mümkün olacağını savunuyor.
10.BÖLÜM: Bu bölüm bencillik ve özgeciliğin tanımının yapıldığı kısımdır. Kropotkin bireyin gelişiminin toplum ile paralel ilerlediğini savunur. Son kısımda bireyin daima ilerlemesi gerektiğini ve bu sayede toplumun da gelişeceğini söyler. Bunu reddeden bireylerin vasat bir hayatı peşinen kabul ettiğini söyler.