Adı:
Anarşist Ahlak
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757005384
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Morale Anarchiste
Çeviri:
Işık Ergüden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaos Yayınları / Kropotkin Dizisi
İnsanda ahlâk duygusu, koku ve dokunma duyusu gibi doğal bir yetenektir. Bu duygudan kurtulmak istesek bile beceremeyiz. İnsan için, dört ayak üstünde yürümek, ahlâk duygusundan kurtulmaktan daha kolaydır. Bu duygu, hayvanın evriminde, insanın dik durmasından önce gelir."gerçekleşebilecek eşitliğin peşinde koşan İnsan'ın ve insanlığın aczini gözler önüne seren Stirner, bu önemli eseriyle, kendi biricikliğimizin ve kudretimizin farkına varmamızın yolunu açıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Tek solukta bitirebileceğiniz kadar akıcı ve yalın bir dile sahip olan, Anarşizm'den ziyade ahlak üzerine aydınlatıcı fikirler edinebileceğiniz ve herhangi bir alt yapıya gereksinim duymadan okuyup, anlayabileceğiniz bir kitap: Anarşist Ahlak.

İsmine rağmen kitabın büyük bir kısmında ele alınan konular; genel ahlak duygusu, bu duygunun hayvanlar ve insanlardaki özü ve bu duyguyla birlikte gerçekleştirilen eylemlerin sonuçları olmuş.

Ve Kropotkin ahlaki duygunun özünü ve hatta yaşamın özünü, insanın bütün davranışlarını zevk elde etmek veya acıdan kaçınmak için sergilemesine bağlıyor. Yani, bencillik kuramı.
Ve bu aşamada siz de kendinizi sorgulamaya başlıyorsunuz, örneğin birine yardım ederken bu eylemden zevk aldığım için mi, yardım etmezsem acı çekeceğim için mi yoksa gerçekten ama gerçekten karşımda ki insan için mi yapıyorum?

Yazarın kitabında ele aldığı diğer konu ise, iyi-kötü kavramı. En çok bu kavramları açıklarken Anarşizm üzerinde duruyor ve bu kavramları insanla sınırlı tutmayıp, hayvanlar üzerinde ki incelemelerini de dile getiriyor.
 
Ne beklediğimi kestiremiyorum fakat beklentilerimi karşılamasa da hacmine oranla oldukça doyurucu bir kitap.Okursanız pişman olmayacağınızı düşünüp, gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum..
Okuyalı epey bir zaman geçti. Fakat halen zihinsel anlamda katkılarını üzerimde taşıdığım bir kitap.

Bireyci ahlakı savunan ve okullarda, dini öğretilerde yayılmaya çalışılan itaat ahlakından çok daha başka bir öz ahlaktan bahsediyor Kropotkin.

Bir nevi saygısızlık ahlakı. Çünkü biliyorsunuz kitap kurtları, biz saygılı oldukça bizi daha iyi sömürüyorlar. İşte o kutsal düşünce, anarşizm burada devreye giriyor bir saygısızlık felsefesi olarak. Bireyin bir savunusu olarak.

Yapay, sırıtan, şekilden şekile giren, ilkesi olmayan bir ahlak değil kendiliğinden, doğal, iktidardan iktidara, çıkardan çıkara değişmeyen, ilkesi olan vâkur bir ahlak: Anarşist ahlak.

Otoritesiz bir dünya hayaliyle. Bol isyanlı okumalar.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.627 Oy)8.904 beğeni28.981 okunma864 alıntı140.918 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.515 Oy)8.112 beğeni23.012 okunma855 alıntı90.814 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.460 Oy)3.953 beğeni13.090 okunma1.247 alıntı53.592 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.430 Oy)19.195 beğeni43.798 okunma3.045 alıntı184.724 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.074 Oy)6.422 beğeni16.981 okunma2.787 alıntı86.847 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.708 Oy)5.809 beğeni19.850 okunma845 alıntı102.247 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.386 Oy)3.490 beğeni10.624 okunma5.471 alıntı96.661 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.369 Oy)9.331 beğeni25.931 okunma1.863 alıntı120.005 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.793 Oy)13.520 beğeni34.845 okunma3.469 alıntı147.451 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.530 Oy)7.942 beğeni21.544 okunma4.059 alıntı130.697 gösterim
Bu kitabı felsefe öğretmenimin elinde görmüştüm hayatımda ilk kez. Lisedeydim. Öğretmenimiz bu kitabı bize önyargılardan bahsederken göstermişti. Çoğu insanın, bu kitabın kapağını, üzerindeki "Anarşist" yazısını gördüğünde bu kelime hakkında bir fikri olsun veya olmasın, başta ürperip bir fikir çatışması yaşayacağını, belki okuyana karşı eskisinden daha farklı hissedeceğini, belki korkacağını söylemişti. Haklıydı. Nelerin nelerin yargısız infaz yediği bu dünyada bir kitabın kapağı da neydi ki hem?

O öğretmenimizden bir cümle daha hatırlıyorum: "Anarşizm aslında en iyimser ahlak yaklaşımıdır." Düşündüm. Bu insanlar ahlakın bizde zaten bir uzuv gibi var olduğunu, hepimizin "iyi" doğduğunu söylüyorlar. Bu yüzden yasaların ve kuralların bir fazlalık, kısıtlayıcı birer gereksizlikten ibaret olduğunu düşünüyorlar. Onlara göre bizler doğuştan iyiydik. Bu yüzden yönetilmeye ihtiyacımız yoktu. Belki de yönetenin ve yönetilenin varlığıydı ahlakı bozan. Belki de yöneten hiç var olmasaydı, daha fazlasına ulaşma hırsı, koltuk sevgisi, aldatmacalar ve yönetilenlere söylenen onca yalan da hiç var olmayacaktı. Sadece "belki"...

Fikirlerinde sonsuz bir "dostluk" ifadesi vardı. Işık gibi. Bireyler iyi olursa toplum da iyi olur dediler. Bu yüzden "yürekli insan"ı "başkalarına zarar vermektense ölmeyi tercih eden" olarak tanımladılar. Ve yine bu yüzden uygunsuz koşullarda, bu uygunsuz koşulların geçmesini bekleyerek huzurla uyuma hakkını kendilerinden men ettiler. "Bizi isyana yönelten şeye uyum sağlayamayız." diyerek bir kez daha gösterdiler tutumlarını.

Hayatım boyunca doktrinlere karşı (-izm'ler) hep uzak kaldım, ve kalmaya devam da ediyorum. İnsanları seviyorum, ama Hümanist değilim; kadınları seviyorum, ama Feminist değilim; erkekleri de seviyorum, ama Maskülist değilim; Mustafa Kemal Atatürk mü? Onu çok ama çok seviyorum, ama Kemalist de değilim. Anarşizm'in benimsediği iskelet düşüncelerden de var kafamda, tıpkı baharat gibi serpilmişler; ama Anarşist'im de diyemem asla. Sırf -ist veya -izm eki kullanmadığım için inandığım şeylere sadık olmadığım da çıkarılamaz buradan. Kimse hak etmez bence böyle bir kötümserliği.

Desteklediğimiz veya karşı çıktığımız her şey için bir isim uydurup üstüne yapıştırmak, bu desteği veya desteksizliği etiketlemek ve bu etiketleri de birer kısayol, birer suistimal olarak kullanmak bana insanlık dışı geliyor arkadaşlar. Bu kitabı okurken de hep bunu düşündüm. "Bir şeyist" olmak neden bu kadar önemli acaba, diye. Yine de "bir şeyizm"leri sahiplenebilmek veya reddedebilmek için onları iyi bilmeniz gerek sanırım. Hatta bu, her şey için böyle! İnsan bilmeden savunmamalı hiçbir şeyi, veya kötülememeli onu haberi dahi yokken.

Şimdi, kendim Anarşizm'i savunmuyor olsam bile ileride savunan biri karşıma çıkınca onu çok daha iyi anlayabileceğim için seviniyorum. Merak ediyorsanız, bu kitap gayet güzelce açıklayabilmiş bence. Öğrenmek isteyen herkese önerilebilir.

İşte böyle sevgili okurlar, hepinize iyi okumalar!
"Yönetilmek istemiyoruz ama bununla, kimseyi yönetmek istemediğimizi de ilan etmiş olmuyor muyuz?

Aldatılmak istemiyoruz, bize daima gerçeklerden başka bir şey söylenmesin istiyoruz. ama bununla, her zaman gerçeği, yalnızca gerçeği, bütün gerçeği söyleyeceğimizi de ilan etmiş olmuyor muyuz?
"Her birimizin mutluluğu etrafındaki herkesin mutluluğuna sıkı sıkıya bağlıdır. Başkalarının kötülüğü üzerinde yükselen bir toplumda, raslantı sonucu, birkaç yıl görece mutlu olunabilir, ama bu mutluluk, kumdan şatolar gibi yıkılır, devam edemez, en küçük şey bile onu parçalamaya yeter; ve eşit insanların toplumundaki olası mutluluk ile karşılaştırıldığında acınacak derecede küçüktür. Bu yüzden, herkesin iyiliğini hedeflediğin her seferinde, doğru davranırsın."
Pyotr Kropotkin
Sayfa 72 - Kaos Yayınları / Fransızca'dan Çeviren: Işık Ergüden
Sevgi ve nefret birbirinden ayrılamaz; çünkü yalnızca nefret etmeyi bilenler sevmeyi bilir.
"Yönetilmek istemiyoruz.Ama bununla, kimseyi yönetmek istemediğimizi de ilân etmiş olmuyor muyuz? Aldatılmak istemiyoruz, bize daima gerçeklerden başka bir şey söylenmesin istiyoruz. Ama bununla, her zaman gerçeği, yalnızca gerçeği, bütün gerçeği söyleyeceğimizi de ilân etmiş olmuyor muyuz? Emeğimizin meyvelerinin çalınmasını istemiyoruz, ama bununla, başkalarının emeğinin ürününe saygı duyacağımızı da ilân etmiyor muyuz?

Gerçekten de, başkalarına çok farklı biçimde davranma hakkını kendimizde görürken, hangi hakla bize belli bir tarzda davranılmasını isteyebiliriz ?"
Pyotr Kropotkin
Sayfa 45 - Kaos Yayınları / Fransızca'dan Çeviren: Işık Ergüden
"Zevk elde etmeye çalışmak, acıdan kaçınmak organik dünyanın genel gerçeğidir. Hatta yaşamın özü budur."
Pyotr Kropotkin
Sayfa 22 - Kaos Yayınları
"Hayâl gücünüz ne kadar güçlüyse, acı çektirilen bir varlığın hissettiklerini o kadar iyi hayâl edebilirsiniz ve ahlâk duygunuz da daha yoğun, daha yüksek nitelikli olur.Kendinizi bu diğer bireyin yerine koymaya çalıştıkça, kurbanı olduğu haksızlığı daha çok hissedersiniz, hakareti ya da haksızlığı engellemek için harekete geçmeye daha çok itilirsiniz.Ve koşullara göre, ya da düşüncenizin ve hayâl gücünüzün sizi ittiği yönde davranmaya ne kadar alırşırsanız, siz de bu ahlâk duygusu o kadar çok büyüyecek, ardından alışkanlık hâline gelecektir."
Pyotr Kropotkin
Sayfa 38 - Kaos Yayınları / Fransızca'dan Çeviren: Işık Ergüden

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anarşist Ahlak
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757005384
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Morale Anarchiste
Çeviri:
Işık Ergüden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaos Yayınları / Kropotkin Dizisi
İnsanda ahlâk duygusu, koku ve dokunma duyusu gibi doğal bir yetenektir. Bu duygudan kurtulmak istesek bile beceremeyiz. İnsan için, dört ayak üstünde yürümek, ahlâk duygusundan kurtulmaktan daha kolaydır. Bu duygu, hayvanın evriminde, insanın dik durmasından önce gelir."gerçekleşebilecek eşitliğin peşinde koşan İnsan'ın ve insanlığın aczini gözler önüne seren Stirner, bu önemli eseriyle, kendi biricikliğimizin ve kudretimizin farkına varmamızın yolunu açıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 82 okur

  • marceline cloris
  • Öz
  • Mustafa Polat
  • Begonvil
  • Miserya
  • Hilâl
  • Doktor C.
  • M. Kağan Will Şahinoğlu
  • utku
  • Asmin Orane

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%10
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%26.7
25-34 Yaş
%43.3
35-44 Yaş
%13.3
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%6.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%30.5
Erkek
%69.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29 (9)
9
%25.8 (8)
8
%32.3 (10)
7
%6.5 (2)
6
%3.2 (1)
5
%0
4
%0
3
%3.2 (1)
2
%0
1
%0