Komünist

7,4/10  (7 Oy) · 
56 okunma  · 
11 beğeni  · 
860 gösterim
Vedat Türkali, seksen üç yıllık yaşamından bir kesiti anlatıyor 'Komünist'te: Nasıl bir aile ortamında, nasıl bir çevrede büyüdüğünü; neler okuyup, kimlerden etkilendiğini; sosyalist düşünceyle ilk kez nasıl tanıştığını, ilk örgütsel ilişkilerini... Yalın bir dille, hiçbir kurgu kaygısı taşımadan, gerçek isimler ve olaylarla...


"Şefik Hüsnü'ye son gidişinde, Kapalıçarşı'da bir sokakta sayacı Ahmet Frıncı'nın adresini verdi; gidip onunla görüşecektim. Ahmet Frınıcı da (Dede Ahmet) ad olarak tanıdığım eskilendendi. Uzun süre Moskova'da kalmış, Merkez Komitesi üyesi olduğunu bildiğim biriydi. Gittim. Kendimi tanıtır tanıtmaz üst üste yığılmış derileri attı yere, başına çömeldik karşılıklı; dükkâna alış verişe gelmiş biriydim, arkam sokakta konuşuyorduk. Bir akşam geç bir saatte, Fatih Camii'nin arka kapısında, Boz Mehmet'in beni bekleyeceğini söyledi. Ürkek, tedirgin bir görünümdeydi konuşurken. Dede Ahmet Fırıncı'nın söylediği gün, saatte gittim buluşma yerine; kimseciğin bulunmadığı karanlık bir duvar dibinden çıktı Boz Mehmet."
  • Baskı Tarihi:
    2001
  • Sayfa Sayısı:
    134
  • ISBN:
    9753083475
  • Yayınevi:
    Gendaş Yayınları
  • Kitabın Türü:
Özge 
30 Mar 14:20 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Vedat Türkali'nin çocukluğundan başlayarak 1951 de tutuklanmasına kadar geçen sürede, ailesi, arkadaşları, üniversiteye girişi, TKP'yi arama çalışmaları ve eşi Merih Hanım ile olan evliliği ile yazarın siyasi manifestosunu beyan ettiği "Komünist", yazarın "Güven" romanının da anahtarı aynı zamanda. Önce Komünist'i okumak, Güven'i anlamak açısından oldukça faydalı olacaktır.

Kitaptan 7 Alıntı

Zehra İlkhan 
21 Tem 23:44 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

''Tarihin en karanlık egemen sınıfı, kapitalist emperyalizm, ''benden sonra tufan!'' kafasıyla insanlığı bir anda yok edebilecek nükleer silah gücüyle donanımlı bugün.''

Komünist, Vedat TürkaliKomünist, Vedat Türkali

Komünist: Vedat Türkali
İlk-ortaokul boyunca, okulda belletilenler doğrultusunda
ateşli bir Kemalisttim. Babam namazında, orucunda,
yobaz denecek ölçüde Müslüman, Kemalist reformlara
tiksinerek karşı çıkan, şeriat yanlısı biriydi.
Tüm ailem, çevrem de öyle. Üç ablam da okuldan alınmış,
okutulmamıştı. Nedeni yoksulluk kadar, okulda başlarını
açıp çizgiden çıkacakları korkusuydu.
Herkes Kuran okuyordu evde.

Özellikle Cumhuriyet bayramlarında ya da bir başka şenlik günü
kente gezmeye gitmeleri için babamdan izin istendi mi alınacak yanıt belliydi:
"Ne işleri var orda? Oturup Kuranlarını okusunlar evde!"
Bir ablam hafızdı; ben de Kuran'ı beş kez hatmetmişimdir.
İlkokula başlamadan önce, beş yaşımda var yoktum, ablamı da
hafızlığa çalıştıran Vasfiye Hocaanım'ın "mahalle mektebi"ne yolladılar.
Çatık kaşlı, iri yapılı Hocaanım'a o minik yaşımda duyduğum korkuyu,
bahçeye bakan, tahta kafes pencereli odada önümdeki Elif cüzü'yle
çocuk yüreğime dolan sıkıntıyı karabasan gibi anımsamışımdır hep.
Amme'yi, Tebareke'yi, sonra da Kuran'ı okul sıralarındayken
babam belletti. Bana çok düşkün olan babamdan bir gün
az kaldı dayak yiyordum! Okulda aldığım eğitimle övünerek,
"Türküm!" dememe çok kızmıştı! Ne demekti
"Türküm"; "elhamdülillah Müslümanım!" diyecektim!
Kemalist okulda öğrendiklerimle evimde, çevremde görüp
yaşadıklarımın çelişkisi içinde sallandım bir süre.

Liseye geçtiğim yıl, dünyaya daha uyanık bakmaya başlamış olmalıyım.
Nâzım'ın şiirlerini okuyordum. Okul kitaplarında yer veriliyordu
Nâzım'ın şiirlerine. Lisede, ailesini savaşta yitirmiş, kimi kimsesi olmayan,
birilerince korunup bakılan, Mehmet diye bir çocuk vardı.
"Komünist Memet" derlerdi. Onunla arkadaşlığa başladık.
Gazi Kitaplığı diye bir yer vardı Samsun'da. Mustafa Kemal'in,
19 Mayıs 1919'da Samsun'a geldiğinde kaldığı otelmiş.
Gazinin Evi'ydi adı. Anahtarı verilip kentçe armağan edilmiş ona, denirdi.
Şimdi müze sanırım. Onun altındaki salon kitaplıktı.
Çeşitli kitapları, şiirleri, romanları, birçokları gibi ben de
orada bulup okuyordum. Reşat Nuriler, Hüseyin Rahmiler,
Aka Gündüzler, Peyami Sefalar, Yakup Kadriler, Halide Edipler,
Burhan Cahitler (o yıllar çok popüler bir romancı), Ahmet Haşimler,
Necip Fazıllar, Faruk Nafizler; kimi edebiyat dergileri,
Varlık, Kültür Haftası, Çığır, Yeni Adam...

Bir de öğle yemeği aralarında okuduğumuz lise kitaplığında
bulunurdu bunlar. Gazi Kitaplığı, okumaya düşkün kişilerin buluşma,
tanışma yeriydi de. Mehmet'le arkadaşlığımız orda oluştu sanırım.
Yaşamımda önemli yeri olan bir başka kişiyle, Sefer Aytekin'le
karşılaşıp arkadaş olmamız da gene o kitaplıkta başlayacaktı,
epeyi bir süre sonra. Mehmet'le konuşa konuşa, kentin o
günler en uzak, kıyı semtlerinden birindeki, Kökçüoğlu Mahallesi'ndeki
bizim eve geldik bir akşamüstü. Hiç unutmadığım bir gün oldu benim için.
İçinde yaşadığımız bizim toplumda da insanların,
"proletarya", "burjuvazi" ayrımıyla başka başka sınıflar içinde
yaşadıklarını; burjuva varsılların, yanlarında karın tokluğuna
çalıştırdıkları proleter yoksulların emeği ile yaratılanlara el koyduklarını,
onları sömürüp süründürerek varlık içinde yaşadıklarını,
bundan kurtulmanın tek yolunun da komünizm olduğunu
o akşam ilk kez onun ağzından duydum!
Daha önce bir biçimde duyup işittiğim şeyler bizim ülkemizde
de vardı demek! Epeyi bunalımlı günler başlamıştı benim için;
bu "Komünist Memet" beni de mi komünist yapıyordu?

Komünist, Vedat Türkali (Sayfa 7 - Ayrıntı Yayınları - Ayrıntı:913 Türkçe Edebiyat Dizisi:37)Komünist, Vedat Türkali (Sayfa 7 - Ayrıntı Yayınları - Ayrıntı:913 Türkçe Edebiyat Dizisi:37)
Mehmet Sinan Gündüz 
29 Haz 09:50 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yunan Mitolojisi'nde yarı tanrı Herakles, gücünü bastığı topraktan aldığını anladığı yenilmez sanılan devi, ayaklarını yerden keserek yenmiştir.Komüstler de ayaklarını sağlam toprağa bastıkları, yani emekçi yığınlarından kopmadıkları süre yenilmeyeceklerdir.

Komünist, Vedat Türkali (Sayfa 86)Komünist, Vedat Türkali (Sayfa 86)
Mehmet Sinan Gündüz 
23 Haz 19:10 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bizde, sosyal demokrat geçinen partiler halka hiçbir şey vermedikleri için,kimi dinci partilerin halkça benimsenmesinde, salt dinsel inançlara bağlılıktan çok, halkın bu geleneksel dayanışma duygularını, mahallerde kimi gösterişli yardımlarla ustaca sömürmeleri etken olmuştur.

Komünist, Vedat Türkali (Sayfa 14)Komünist, Vedat Türkali (Sayfa 14)
Mehmet Sinan Gündüz 
29 Haz 09:57 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Emperyalistler arası çatışmalar, kendilerini de kurtarmayacakları nükleer yok oluş korkusuyla açık bir '' üçüncü dünya savaşı"na dönüştürülemedi ; ama finans saltanatının çizdiği yolda, tüm yeryüzünde tekeller arası sinsi, açık mafyatik vuruşmalarla gene her yan,her an kana bulanıyor.Cepheleri tüm yeryüzünü kaplayacak kadar oynak, adı edilemeyen"üçüncü dünya savaşı" içindeyiz.

Komünist, Vedat Türkali (Sayfa 92)Komünist, Vedat Türkali (Sayfa 92)
Özge 
28 Haz 21:36 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

"İşler 'antidemokratik-bürokratik santralizm' e dönüştürülmüş, merkezin başına da uyanıkların tapıp taptırdığı biri yerleştirilmişse, düşündüklerini açıkyüreklilikle söyleyecek 'enayi!'lerin sürgünü, kampı, cezaevini, celladı boyladığı bir ortam oluşur ki, öyle bir toplumda özverili gerçek devrimcilerin gözü kara atılımları durumu daha da ağırlaştırır. Dalkavukların, ikiyüzlülerin, sahtekarların egemen olduğu böyle bir toplum, bilim, teknoloji, üretim kalitesi açısından geri kalmaya yazgılıdır."

Komünist, Vedat Türkali (Sayfa 87 - Ayrıntı Yayınları, Vedat Türkali)Komünist, Vedat Türkali (Sayfa 87 - Ayrıntı Yayınları, Vedat Türkali)