Adı:
Komünist
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753083475
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gendaş Yayınları
Baskılar:
Komünist
Komünist
Vedat Türkali, seksen üç yıllık yaşamından bir kesiti anlatıyor 'Komünist'te: Nasıl bir aile ortamında, nasıl bir çevrede büyüdüğünü; neler okuyup, kimlerden etkilendiğini; sosyalist düşünceyle ilk kez nasıl tanıştığını, ilk örgütsel ilişkilerini... Yalın bir dille, hiçbir kurgu kaygısı taşımadan, gerçek isimler ve olaylarla...


"Şefik Hüsnü'ye son gidişinde, Kapalıçarşı'da bir sokakta sayacı Ahmet Frıncı'nın adresini verdi; gidip onunla görüşecektim. Ahmet Frınıcı da (Dede Ahmet) ad olarak tanıdığım eskilendendi. Uzun süre Moskova'da kalmış, Merkez Komitesi üyesi olduğunu bildiğim biriydi. Gittim. Kendimi tanıtır tanıtmaz üst üste yığılmış derileri attı yere, başına çömeldik karşılıklı; dükkâna alış verişe gelmiş biriydim, arkam sokakta konuşuyorduk. Bir akşam geç bir saatte, Fatih Camii'nin arka kapısında, Boz Mehmet'in beni bekleyeceğini söyledi. Ürkek, tedirgin bir görünümdeydi konuşurken. Dede Ahmet Fırıncı'nın söylediği gün, saatte gittim buluşma yerine; kimseciğin bulunmadığı karanlık bir duvar dibinden çıktı Boz Mehmet."
Vedat Türkali'nin çocukluğundan başlayarak 1951 de tutuklanmasına kadar geçen sürede, ailesi, arkadaşları, üniversiteye girişi, TKP'yi arama çalışmaları ve eşi Merih Hanım ile olan evliliği ile yazarın siyasi manifestosunu beyan ettiği "Komünist", yazarın "Güven" romanının da anahtarı aynı zamanda. Önce Komünist'i okumak, Güven'i anlamak açısından oldukça faydalı olacaktır.
Yazar, kendi geçmişi üzerinden TKP tarihini ve çevresini anlatmış. Etkili bir anlatımı var. Okunmalı ve komünistler de tanınmalı. Bir solukta okunabilecek kitaplardan. Gerçeklerin acılaştığı sayfalar da var ama ne yaşadıysa anlatmış. Komintern kararının Türkiye'ye etkisinden bahsettiği sayfalar çok ilginçti. Yazarla tanışmak için de iyi bir başlangıç kitabı olacaktır. Çok verimli bir yazardır kendisi.
İlk-ortaokul boyunca, okulda belletilenler doğrultusunda
ateşli bir Kemalisttim. Babam namazında, orucunda,
yobaz denecek ölçüde Müslüman, Kemalist reformlara
tiksinerek karşı çıkan, şeriat yanlısı biriydi.
Tüm ailem, çevrem de öyle. Üç ablam da okuldan alınmış,
okutulmamıştı. Nedeni yoksulluk kadar, okulda başlarını
açıp çizgiden çıkacakları korkusuydu.
Herkes Kuran okuyordu evde.

Özellikle Cumhuriyet bayramlarında ya da bir başka şenlik günü
kente gezmeye gitmeleri için babamdan izin istendi mi alınacak yanıt belliydi:
"Ne işleri var orda? Oturup Kuranlarını okusunlar evde!"
Bir ablam hafızdı; ben de Kuran'ı beş kez hatmetmişimdir.
İlkokula başlamadan önce, beş yaşımda var yoktum, ablamı da
hafızlığa çalıştıran Vasfiye Hocaanım'ın "mahalle mektebi"ne yolladılar.
Çatık kaşlı, iri yapılı Hocaanım'a o minik yaşımda duyduğum korkuyu,
bahçeye bakan, tahta kafes pencereli odada önümdeki Elif cüzü'yle
çocuk yüreğime dolan sıkıntıyı karabasan gibi anımsamışımdır hep.
Amme'yi, Tebareke'yi, sonra da Kuran'ı okul sıralarındayken
babam belletti. Bana çok düşkün olan babamdan bir gün
az kaldı dayak yiyordum! Okulda aldığım eğitimle övünerek,
"Türküm!" dememe çok kızmıştı! Ne demekti
"Türküm"; "elhamdülillah Müslümanım!" diyecektim!
Kemalist okulda öğrendiklerimle evimde, çevremde görüp
yaşadıklarımın çelişkisi içinde sallandım bir süre.

Liseye geçtiğim yıl, dünyaya daha uyanık bakmaya başlamış olmalıyım.
Nâzım'ın şiirlerini okuyordum. Okul kitaplarında yer veriliyordu
Nâzım'ın şiirlerine. Lisede, ailesini savaşta yitirmiş, kimi kimsesi olmayan,
birilerince korunup bakılan, Mehmet diye bir çocuk vardı.
"Komünist Memet" derlerdi. Onunla arkadaşlığa başladık.
Gazi Kitaplığı diye bir yer vardı Samsun'da. Mustafa Kemal'in,
19 Mayıs 1919'da Samsun'a geldiğinde kaldığı otelmiş.
Gazinin Evi'ydi adı. Anahtarı verilip kentçe armağan edilmiş ona, denirdi.
Şimdi müze sanırım. Onun altındaki salon kitaplıktı.
Çeşitli kitapları, şiirleri, romanları, birçokları gibi ben de
orada bulup okuyordum. Reşat Nuriler, Hüseyin Rahmiler,
Aka Gündüzler, Peyami Sefalar, Yakup Kadriler, Halide Edipler,
Burhan Cahitler (o yıllar çok popüler bir romancı), Ahmet Haşimler,
Necip Fazıllar, Faruk Nafizler; kimi edebiyat dergileri,
Varlık, Kültür Haftası, Çığır, Yeni Adam...

Bir de öğle yemeği aralarında okuduğumuz lise kitaplığında
bulunurdu bunlar. Gazi Kitaplığı, okumaya düşkün kişilerin buluşma,
tanışma yeriydi de. Mehmet'le arkadaşlığımız orda oluştu sanırım.
Yaşamımda önemli yeri olan bir başka kişiyle, Sefer Aytekin'le
karşılaşıp arkadaş olmamız da gene o kitaplıkta başlayacaktı,
epeyi bir süre sonra. Mehmet'le konuşa konuşa, kentin o
günler en uzak, kıyı semtlerinden birindeki, Kökçüoğlu Mahallesi'ndeki
bizim eve geldik bir akşamüstü. Hiç unutmadığım bir gün oldu benim için.
İçinde yaşadığımız bizim toplumda da insanların,
"proletarya", "burjuvazi" ayrımıyla başka başka sınıflar içinde
yaşadıklarını; burjuva varsılların, yanlarında karın tokluğuna
çalıştırdıkları proleter yoksulların emeği ile yaratılanlara el koyduklarını,
onları sömürüp süründürerek varlık içinde yaşadıklarını,
bundan kurtulmanın tek yolunun da komünizm olduğunu
o akşam ilk kez onun ağzından duydum!
Daha önce bir biçimde duyup işittiğim şeyler bizim ülkemizde
de vardı demek! Epeyi bunalımlı günler başlamıştı benim için;
bu "Komünist Memet" beni de mi komünist yapıyordu?
Vedat Türkali
Sayfa 7 - Ayrıntı Yayınları - Ayrıntı:913 Türkçe Edebiyat Dizisi:37
Üç ablam da okuldan alınmış, okutulmamıştı. Nedeni yoksulluk kadar, okulda başlarını açıp çizgiden çıkacakları korkusuydu.
Yunan Mitolojisi'nde yarı tanrı Herakles, gücünü bastığı topraktan aldığını anladığı yenilmez sanılan devi, ayaklarını yerden keserek yenmiştir.Komüstler de ayaklarını sağlam toprağa bastıkları, yani emekçi yığınlarından kopmadıkları süre yenilmeyeceklerdir.
Beyaz Saray'ın ünlü teorisyeni, Polonyalı Brezinsky, "Dünyamızı tehdit eden en büyük tehlike milliyetçilik duygularıdır. " sözünü boşuna söylemiyor demek!
Vedat Türkali
Sayfa 92 - Ayrıntı Yayınları
Bizde, sosyal demokrat geçinen partiler halka hiçbir şey vermedikleri için,kimi dinci partilerin halkça benimsenmesinde, salt dinsel inançlara bağlılıktan çok, halkın bu geleneksel dayanışma duygularını, mahallerde kimi gösterişli yardımlarla ustaca sömürmeleri etken olmuştur.
Bana çok düşkün olan babamdan bir gün az kaldı dayak yiyordum! Okulda aldığım
eğitimle övünerek "Türküm!" dememe çok kızmıştı! Ne demekti "Türküm"; "elhamdülillah Müslümanım!" diyecektim!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Komünist
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753083475
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gendaş Yayınları
Baskılar:
Komünist
Komünist
Vedat Türkali, seksen üç yıllık yaşamından bir kesiti anlatıyor 'Komünist'te: Nasıl bir aile ortamında, nasıl bir çevrede büyüdüğünü; neler okuyup, kimlerden etkilendiğini; sosyalist düşünceyle ilk kez nasıl tanıştığını, ilk örgütsel ilişkilerini... Yalın bir dille, hiçbir kurgu kaygısı taşımadan, gerçek isimler ve olaylarla...


"Şefik Hüsnü'ye son gidişinde, Kapalıçarşı'da bir sokakta sayacı Ahmet Frıncı'nın adresini verdi; gidip onunla görüşecektim. Ahmet Frınıcı da (Dede Ahmet) ad olarak tanıdığım eskilendendi. Uzun süre Moskova'da kalmış, Merkez Komitesi üyesi olduğunu bildiğim biriydi. Gittim. Kendimi tanıtır tanıtmaz üst üste yığılmış derileri attı yere, başına çömeldik karşılıklı; dükkâna alış verişe gelmiş biriydim, arkam sokakta konuşuyorduk. Bir akşam geç bir saatte, Fatih Camii'nin arka kapısında, Boz Mehmet'in beni bekleyeceğini söyledi. Ürkek, tedirgin bir görünümdeydi konuşurken. Dede Ahmet Fırıncı'nın söylediği gün, saatte gittim buluşma yerine; kimseciğin bulunmadığı karanlık bir duvar dibinden çıktı Boz Mehmet."

Kitabı okuyanlar 94 okur

  • Gonca Yalçın
  • Yunus Alptekin
  • Niki
  • Murat
  • Kadir BULUT
  • Ela Gürbüz
  • Gülay Yaman
  • Emel Güzeloğlu
  • Özlem ULUTAŞ ŞENGÜL
  • Muhtesim Yiğit

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%2.4
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%23.8
35-44 Yaş
%47.6
45-54 Yaş
%9.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.4
Erkek
%48.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (8)
9
%0
8
%33.3 (8)
7
%12.5 (3)
6
%4.2 (1)
5
%4.2 (1)
4
%4.2 (1)
3
%0
2
%0
1
%0