·136 syf.····Okunma: 09 Ocak 2023 17:36 Cesaret Ana ve Çocukları, en önemli savaş karşıtı metinlerden biri gerçekten. 1938-39 yılları arasında kaleme alınan bu kitap, 17. yüzyılda meydana gelen Otuz Yıl savaşları üzerinden olağanüstü bir portre çiziyor okurun gözünde. Savaşın ne menem bir şey olduğunu, askerlerin ve rahiplerin kötülüğünü; halkın ve özellikle kadınların çektiği eziyetleri anlatıyor. Biz savaşı çok hafife alıyoruz. Sağ partiler ve tabanı sürekli olarak savaş çığırtkanlığı yapıyor, insanlar ölüyor ve halk bu savaşların ekonomik yükünü çekip yüksek vergiler ödüyor. Kolaylıkla kaçınılabilecek acılar, diktatörler ve demagogların hırsı yüzünden büyük trajedilere dönüştü tarih boyunca. Akıl ve sağduyuya kulak vermedikçe her zaman kanla yıkanacak bu topraklar. Şu an din savaşları nasıl akıl ve mantık dışı geliyorsa, ulusların birbiriyle yaptıkları savaşlar da böyle gelecek zaman içinde. Din bir afyon gibi, cehaletin de yardımıyla insanları uyuttu ve kitlesel yıkımlara götürdü. Günümüzde bu biraz zor ama şu an onun yerini milliyetçilik belası aldı. Okullarda artık dinle değil, milli duygularla insanlar manipüle edilip birbirine düşürülüyor. Okuldan kalma bilgilerle kalkıp milliyetçilik taslayan insanları zavallı buluyorum, vay onların haline. Günümüzde bir gencin bu düzene kafa tutması ve hiçbir yöneticiye ya da ideolojiye kendini çok fazla kaptırmadan bilinçlenmesi gerekiyor. Aydınlandıktan sonra devletin o romantize ettiği devlet olmadığını, askerin de polisin de sadece belli güç odaklarının elinde emir kulu olduğunu anlar. Yarın o namlunun ucu bize de dönebilir. İnsan öldürmeyi ve yaralamayı kendine iş edinenden vicdan ya da merhamet beklemek akıllıca değil. Her ne sebeple olursa olsun, insan eline silah alıp insan avına çıkmamalı. İnsanlık namına bir şeyimiz kalmaz o zaman, akıl ve sağduyu olmayınca herhangi vahşi bir hayvandan farkımız yok.