·320 syf.····Okunma: 08 Ocak 2023 00:00 Karşılaştığı insanların karşısında yüzü hep aşağıda olan, gözleri hiç onlarla buluşmayan bir kız. Dışarıdan bakıldığında mevsimine uygun giyinmeyen,sürekli uzun kollu giyinen, çok fazla arkadaşı olmayan konuşmalarında çekingen tavırlar sergileyen bir kız. Onu tanımadan yargıladığınızda "utangaç, içine kapanık" olduğunu düşünebilirsiniz. Ama doğru ya nereden bileceksiniz o kızın doğaüstü yeteneklerinin olduğunu.
İşte o kız: Hera KOÇOĞLU.
Hera, ailesine bu güçleri yüzünden yük olduğunu düşünür ve onların rahat bir yaşam sürmesi için İstanbul'a taşınır. (Hera bu olayı şöyle anlatır: "Onlardan hiçbir zaman ayrılmak istemesem de nefes almalarım istiyordum. Benim yüzümden rahatça alamadıkları nefesler ciğerlerini doldurmasını, ne zaman geleceği belli olmayan gariplikler yüzünden donan gülüşlerinin dudaklarım genişletecek kadar büyümesini istiyordum.") Buraya taşınırken aklındaki tek düşünce; yani bir hayata başlamaktı. Bu amacını gerçekleştirmiş oldu ve hayatı bir daha eskisi gibi olmadı. Çünkü Çağlar ATAMAN ile taşımıştı.
Hera artık bu gücünü kendisine ve çevresine karşı yarar sağlayacak şekilde kullanmaya karar verir. Bu kararında arkadaşı Gizem'in yoğun ısrarları üzerine gittiği bir basketbol maçında 10 Numara'nın geleceğinden bir kesit görmesi etkili olur ve bu olay hem Hera'nın hem de Çağlar'ın (10 Numara'nın) hayatının dönüm noktası olur. Biz de Hera'nın yaşanacak bir felaketi, gördüğü görüşler sayesinde önleyip önleyemeyeceğini okuyoruz.
İlk başlarda yazarın dili bana biraz fazla sade gelmişti ve ilk 100 sayfası bana yüzeysel gelmişti. Ama kitap ilerledikçe bu durum ortadan kalktı ve karakterlere ,özellikle Çağlar 'a, daha çok bağlandığımı hissettim. Çağlar 'ı tanımadan önce basketbol ile uğraştığı için ve popüler biri olduğu için -bunun bir önyargı olduğunu kabul ediyorum- kaba olacağını düşünüyordum. Ama gerçekten görebileceğiniz en tatlı karakterlerden biriydi. Hera ile arasındaki ilişkiyi de çok sevdim. Kitabın ilerleyişini genel olarak sevsem de son yirmi sayfa gerginlikten tırnaklarını yememe neden oldu. Kitabın sonu da kesinlikle bir dizinin sezon finali gibi bitti. Hemen ikinci kitaba başlayacağım. Ve evet, ikinci kitabı var. Diğer kitap için çok heyecanlıyım çünkü hâlâ açıklanmayan pek çok nokta var. Gençlik kitabı ile fantastik öğelerin harmanlandığı kitapları sevenlere tavsiye ederim.
4/5
8/10