10/10
·647 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2023 18:36
İlk kitaptan kat ve kat daha iyiydi. Yine çok akıcıydı bence, 650 sayfayı 5 günde falan bitirdim. Bu kitabı okuyunca ilk kitaptaki bazı olaylar o kadar kafada oturuyor ki gerçekten bu kitabı okumadan ilk kitap bir hiç diye düşünüyorsunuz. Zaten asıl hikaye asıl olaylar bence bu kitapta. Feyre'nin karakter gelişimini ve bunun gayet yavaş ilerlemesini ben sevdim açıkçası. Hem duygusal olarak hem de her şeye çok çabuk adapte olmaması, güçlerini birdenbire değil zamanla keşfetmesi falan çok iyiydi. Eğer Feyre birdenbire bütün güçlerini keşfetse ve kullansaydı bana çok mantıksız gelirdi. Rhysand'le ilişkilerinin evrimi de çok çok güzeldi. Önce düşmandılar, sonra arkadaş oldular, sonra sevgili ve en sonunda da eş... Rhysand'in o kadar çok övüldüğünü duymuştum ki acaba abartılıyor demiştim ama o kadar güzel bir karakterdi ki az bile söylenmiş. Of ki ne of, her anlamda tatmin eden bir erkek karakterdi kesinlikle, aşırı sevdim. Hikayeye eklenen diğer karakterler Mor, Cassian, Azirel ve Amren de çok merak uyandırıcıydı ve güzeldi. Feyre ile olan arkadaşlık bağlarını çok sevdim, herhalde hep onları okusam kitap boyunca sıkılmazdım. Özellikle merak uyandıran bir kısım da Cassian & Mor & Azirel üçlüsünün ilişkisiydi. Cassian ve Mor'u öğrendik az buçuk ama ben Azirel'in duygularını da çok merak ediyorum. Tamlin'e gelecek olursak herkes yazar karakteri harcamış demiş lakin, Feyre'nin de kitapta dediği gibi aşkın fazlası zehirlidir. Bence yazarın tam da anlatmak istediği buydu. Üstelik herkes her zaman göründüğü gibi değildir. Yani Tamlin ilk başta iyi, nahif, güzel seven bir karakter gibiydi ama kaybetme korkusundan mı bilinmez Feyre'yi bir yerden sonra takıntılı hale getirdiğini düşünüyorum. Onun üzerinde baskı kurmaya çalışması, eve kapatması, korumak adı altında kısıtlaması; bunlar Feyre'de büyük bir psikolojik baskı oluşturdu. Zaten aralarındaki şey de bana ilk kitapta daha çok cinsellik üzerine gibi gelmişti. Feyre sanki kendisini ne kadar aşık olduğuna inandırmak istiyormuş gibi hissetmiştim. Feyre tutsakken Tamlin'in tek derdinin onunla sevişmek olması, o kadar acı çekerken kılını kıpırdatmama vs. saçmaydı yani. Sonrasındaki içindeki canavar çıktı ve o sonda yaptıkları gerçekten akıl alır gibi değildi. Hırs bence gözlerini bürüdü. Jucien'in Feyre'yle gerçekten dost olduğunu düşünmüştüm bu arada, yapılanlara göz yummasını hiç sevmedim. Sondaki o Elain'le olayı da ne boyuta evrilecek, neler olacak merak ediyorum ama. Neyse ablalara gelecek olursak, Nesta'yı ilk kitapta benciliği ve Feyre'ye olan tavrı yüzünden çok sevememiştim açıkçası ama bu kitapta biraz daha ısındım. O Elain için çırpınışlarını gerçekten yürek burkucuydu. Cassian ile aralarında olacakları aşırı merak ediyorum. Elain o kadar nahif, sessiz, sakin ve iyi niyetli bir karakter ki ben neden bu kadar sevilmediğini anlamadım açıkçası. Her karakterin kendine özgü olmasını benim hoşuma giden bir şeydir. Bütün kardeşlerin karakter olarak birbirinden bu kadar farklı olmasını da sevdim ben baya. Büyük olan her zaman korur, korunmaya muhtaç değildir tabusunu yıkmış yazar. Sadece keşke kardeşlik bağları biraz daha güçlü olsaydı Feyre ile dedim. Belki ileride bu bağı güçlendiriyorlardır, yani umarım öyle olur. Kitabın sonuna gelecek olursak da Hyber Kralı'na fazla kolay yakalandılar gibi geldi ve o ablalarının değişim sahnesini biraz daha vurucu olabilirdi gibi. Feyre'nin intikamını aşırı merak ediyorum. Hemen 3. kitaba başlamak istiyorum.
Sis ve Öfke SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20204,686 okunma
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.