8/10
·192 syf.··
2023 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2023 16:53
Jaguar Kitap’tan çıkan Anız Ateşleri pek uzun bir kitap olmasa da içeriği bakımından insanı duygusal anlamda biraz yoran bir kitap bana göre. Özellikle benim gibi kitaptaki karakterlerle empati kuruyorsanız orada yazılan olayları, durum ve duyguları neredeyse siz de yaşıyormuşçasına sarsılıyorsunuz. Kitabın benim için sarsıcı olma sebebi başlangıçta kitabın ana karakteri Tamura’nın veremli bir hasta olarak ülkesinden kilometrelerce uzaktaki Filipinler’e savaşmaya gelmesi ve gelir gelmez çok fazla çatışma imkanı bulamadan birliği tarafından direkt çürük elma olarak gözden çıkarılmasıydı. Savaş şartlarının ve yiyecek kıtlığının sonucu olarak zaten sınırlı sayıda hasta kabul edebilen derme çatma hastane yiyeceği olmayan askerleri tedavi etmiyor ve öylece kaderlerine terk ediyordu; artık başlarına ne gelir ve nasıl ölürlerse kendileri bilirdi fakat birlikler askerlere birer el bombası dağıtarak kısa yoldan ölebileceklerini salık veriyorlardı - tabi kötü günde kullanmak amacıyla - Tamura da birliği tarafından hasta olduğu için ve hastane tarafından da - yeterli yiyeceği olmadığı bahanesiyle - dışlandıysa da bu noktadan sonra zaten içten içe ölüme yakın olduğunu hisseden Tamura için korkunç bir hayatta kalma mücadelesi başlamış oluyordu. Başlangıçtaki asıl etkileyici noktaya gelecek olursak Tamura’nın her şekilde ölüme yakın olduğunu düşünerek ve o psikolojiyle etrafını izliyor ve değerlendiriyor oluşuydu. Mesela hastaneye doğru giderken geçtiği bir yol vardı; o yol o kadar güzel görünüyordu ki o anda eğer turistik bir gezide olsa hayranlıkla anlatabileceği bir manzarayı şu an ilk ve son kez görmüştü belki de ve sağ çıkamayacağı bir adada hapis kaldığı için büyük ihtimalle gördüğü güzellikleri bir daha kimseye anlatamayacak ve o yoldan ilk ve son geçişi olacaktı. Bu kısımda sorguladığım şey insanın er geç öleceğini bilerek hareket etmesinin nasıl bir duygu olduğuydu. Hele savaşa gitmiş bir askerin savaşma dürtüsünü nasıl etkileyeceğini de düşünürsek? Yalnız burada şunu da eklemeliyim, Tamura savaşmak için gitmemiş cepheye, bir şekilde mecbur kalmış. Bunu kitabın birçok yerinde açıkça hissettiriyor. Doğada haftalarca tek başına kalıp karşısına ne çıkarsa yiyerek hayatta kalmaya çalışmış ve maalesef diğer askerlerin de son derece iğrenç boyutlara varan, yamyamlık derecesine varacak denli vahşi yollara başvurarak hayatta kalmak için yaptıklarını gördükçe o şartlar altında ben olsam ne yapardım, diye kendine sormadan edemiyor insan. Son olarak beni en çok yoran kısım bence aşırıya kaçan doğa betimlemeleriydi. Belki de yazar okuyucunun zihninde tastamam bir doğal harita çıkarmak niyetiyle bu şekilde yazmayı tercih etmiş olabilir ama zaman zaman abartılı geldi bana. Bu betimlemelerin şöyle bir faydası olduğunu da itiraf etmeliyim yalnız; karakterlerin içinde bulunduğu şartları ve neyi, neden, ne için yaptıklarını anlamamız için oldukça faydalıydı, fakat dediğim gibi ger yer bu betimlemelerin beni biraz sıktığını söylemeliyim. Ama onun haricinde kitabın vermek istediği mesaj çok yerindeydi. Japon Edebiyatı’na giriş yapmak için çok uygun bir kitap bence. Tavsiye ederim.
Anız AteşleriShohei Ooka · Jaguar Kitap · 2022284 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.