Herkese selam Çalıkuşu ailem
Bugün hepimizin çocukluğuna dokunan o minnoş kız ile buraya geldim Ruha şifa , derde deva . Sizleri bilmiyorum ama ben çoğu çocuk kitabı adı altında geçen eserlerin daha çok yaş sınırı olmadan yazıldığını düşünüyorum. Pollyanna ,Heidi , Pinokyo vb olan tüm eserleri okurken hissettiğim bir duygu var "Yaşanmışlık Hissi" hayatın tam da içinden yazıldıkları için mi bu şekilde hissediyorum yoksa gerçekten kitaplar ruhuma işlediği için mi bilmiyorum . Bildiğim tek şey Heidi ile el ele Alp Dağlarında gezmek ve Öhi'nin minnoş kalbinden öpebilmek istediğim . Çizgi filmi izlerken de sevgili dadıdan hiç hoşlanmamıştım , kitabı okurken de . Babannenin ve oğlunun kalbinden öpesim geldi . Hele Sebastian ve Klara .. Ve Heidi bahtsız yavrum Frankfurtta itinayla Alp dağlarını arayıp pencereden baktığında göremedikleri . Onunla birlikte içim ezildi . Tam da orada hissettiği gibi şuan da bizler evlerimizde hapishaneye tıkılmış gibi yaşıyoruz . Gerçek yaşam kırlarda , dağlarda , ağaçlarla ve gökyüzüyle olan . Bu yüzden bu kadar çok psikolojik problem yaşamıyor muyuz zaten ?