10/10
·234 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
Rukiye; 1915 senesinde Rize Çamlıhemşin’de, Cihan Harbi’nin ortasındaki kocasını, kundaktaki oğluyla beklerken bir mektup alır. Jandarmanın verdiği mektup sonrası köylü ‘Rukiye delirdi’ der. Ihlamur ağacına anlatır derdini Rukiye. Sonra dağa, taşa, çiçeğe.. Susar sonra on yedi yıl Rukiye.. Sonra tekrar başlar ıhlamuruyla konuşmaya.. Oğlu İsmail’ine de deli derler. Susmanın, ne büyük bir dert olduğunu herkese gösterir Rukiye. Suskunluk üzerine, on bir etkileyici öykü bulunan bir kitap. Farklı coğrafyalardan anlatılan insan hikayelerinde, acının ve kaderin kimliksiz olduğunu görüyoruz. İlk hikayedeki Rukiye’nin suskunluğundan sonra susmanın başka bir halini Sarkis’te okuyoruz. Sonra diğerlerinde.. Zamanla insanlar, mekanlar değişse de, yaşanan duygular hep aynı kalıyor. Coğrafyanın kaderi farklı yıllarda yine aynı şekilde yaşanıyor. 1915’den 2009’a uzanan öykülerde zaman değişse de dertler değişmiyor. Kimi hikayelerdeki son, okuyucuya bırakılmış. Genelinde kasvetli bir havada geçen hikayelerin kimisinde de bir umut ışığı yakılmış. Hepsi birbirinden farklı, etkileyici ve anlamlı hikayeler. Yazarın akıcı ve bir o kadar sürükleyici anlatımıyla şahane bir eser ortaya çıkmış. Kesinlikle okunması gereken eserlerden. Şiddetle tavsiyemdir. #SusmakDerdi ^ ^ #alıntı Zamanın azabında bir aynanın içine hapsedilmişti bütün köyler. ^ Yağmur yağsaydı, öyle bildiği gibi en sert haliyle can acıtan; onu kendine getirebilirdi. Yağmur yağsaydı, dağa bakardı örneğin; orada köyünü, köyünün eski halini görürdü, sessizlik içinde bütün seslerini giyinmiş bir çocuğun yüzü büyürdü ardından, çocuğu olurdu bu evvela, ardından torunu. ^ ^ @atasciabdullah @everestyayinlari #bloghemsire #öykü
Susmak DerdiAbdullah Ataşçı · Everest Yayınları · 201989 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.