·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Ocak 2023 17:03 Kitabın konusunu iki kelimelik bir özete indirgeyecek olursam sadece "sihir" ve "paralel evrenler" denilebilir ama bunu açarsak da, şöyle ki, bu evrende dört adet Londra var: Sırasıyla gidersek önce Gri Londra, sihrin artık yitip gittiği ve normal olan, yani bizimki diyebileceğimiz dünya. Sonra Kırmızı Londra, sihrin insan hayatının bir parçası olduğu dünya. Ondan sonra gelen Beyaz Londra ise yozlaşmış, açlık ile kan ve vahşetin pençesindeki dünya. En son olarak da Siyah Londra var fakat burası zamanında sihrin iradesinde mahvolmuş, kendi kendini yok ederek diğerleri ile bağlantısı kesilmiş bir dünya.
Aynı şehrin dört boyutu, fakat yalnızca iki nadir adamın geçebileceği, son derece farklı dünyalar. Ta ki baş adamımız Kell, yanına alabileceği birini bulana kadar.
Yani ipucuna bakarsak kitapta iki ana karakterimiz var. Kell ve Lila. Kell, Kırmızı Londra'dan; dünyalar arasında geçiş yapabilme büyü yeteneğinin olduğu nadir iki insandan biri. Lila ise Gri Londra'dan ve ikisinin yolu Kell'in kendini Gri Londra'ya birtakım olaylar sonucunda atmasıyla kesişiyor.
┌── ⋆⋅☆⋅⋆ ──┐
"As Travars," dedi.
Duvar kıpırdadı ve gezgin ile hırsız bir adım öne atıp duvardan içeri girdiler.
└── ⋆⋅☆⋅⋆ ──┘
Basit ama hiçbir detayı atlamayan, çoklu bakış açısıyla yazılmış, okurken hiçbir kelimesini kaçırmak istemediğim türde akıcı bir dili vardı. Ben karakter güdümlü bir okuyucu olduğum için de kitabın en hoşuma giden kısmı yazarın yan karakterlerine de, hatta yan bile değil, mesela sadece ufak bir sahnede yer alması gereken figüran karakterlerine bile en az ana karakterlerinin mahiyetinde değer vermesi oldu. Normalde onlar ana karakterin yolunda bir basamak taşı olan, ölmesi veya harcanması planlanmış birer karakter olurlar; kim olduklarını bilmeyiz, değerleri yoktur ve sadece okur geçeriz ama yazar bu karakterlerin de aslında var olduğunu, onların da hikâyenin bir parçası olduğunu söylemek ister gibi her birine; onları da bileceğimiz, onları da kendi iç dünyalarında gördüğümüz sayfalar yazmış. Bu serinin ilk kitabı ile ilgili benim her şeyden çok hoşuma giden en güzel tarafı, bu ayrıntısı oldu.