Kitabı okurken, Afrika da yaşayan kadınların bu dönemde bile hala çilesi olan ‘’Sünnet’’ olayının orada yaşayan halk üzerinde ki önemi, o kadınlara tamamen sağlıksız ortamlarda, ve kullanılamayacak aletlerle sünnet uygulaması sonrası, yaşanan acıyı, ölümleri ve başlarına gelen bir çok sorunu okurken istemsizce gerildim. O kadar saçma bir ritüel ki, okurken sinir oluyorsunuz ama gerçek olduğunu duyunca kahroluyorsunuz. İşin aslı ‘’Kadın’’ olmak coğrafya fark etmiyor her türlü zor ki bu gerçeği tokat gibi yüzünüze çarpıyor…
Kitabımızın konusuna gelirse ; 12-13 yaşindaki çoçuğun 5 deve karşiliği 65 yaşindaki ihtiyara 4. karısı olarak satılmasıdır. Kızının 5 deveye layık olduğunu öğrenen babanın gururudur. Gözleri bağlanarak, kör jiletle, cam kırığıyla... Kadınların sünnet edilmesi ve bu yüzden kız çocuğunun ölmesidir.
Açlıktır.
Susuzluktur.
Sefalettir.
Ölümdür.
Bir insanlık suçunun gözler önüne serilmesidir.