Dünya Bir Düştür
Puan vermedi·184 syf.··
2023 1. kitabı
·
532 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 21:53
yaşadığım ilk kitaplardandır gerçekten hayatım boyunca hep yanımda taşımak istediğim başım sıkıştığında dönüp altını çizdiklerimi okuyarak bana bir ders niteliğinde olmasını istediğim bşr türden belki ezberlemedim ama her satırını özümsedim gerçekten bu yüzden yazarına çok şey borçluyum. her satırında beni hayrete düşürdüğü, insanı ve insanın yaşadığı çevreyi insana bu kadar mükemmel anlatabildiği için bu kitabı okurken aslında insanların anlaşılmaya ne kadar ihtiyaçları olduğunun da farkına vardım alelade önümüzde öylesine durup keşfedilmeyi bekleyen zaten halihazırda bildiğimiz şeyleri o kadar güzel açıklamış ki, bunun tam anlamıyla bir yetenek olduğunu düşünüyorumm abartıysa abartı abartılmayı hak ediyor bu kitap. okuyalı uzun zaman olsa da hâlâ kötü hissettiğim, anlaşılmak istediğim zamanlarda rasgele sayfalarını çevirir birkaç pasaj okuduğum bşr eser Hani yeni bir şarkı keşfedince daha sonra hızla soğuyacağımı bildiğim halde defalarca tqdını çıkartarak dinleme gibi bir huyum olduğundan bu kitaba iyi davranmaya çalıştım :) her zaman ve her yerde sınırlar var, çok fazla sınırlar var ve aşabilmemiz için yeterli erişim alanına sahip değiliz malesef asla anlayamayacağımız bir şey varsa o da insan olmaktır yani bilinç kavramını, öz farkındalığı çözebilmiş değiliz bu sınırlar yüzünden bu zaman içinde yaşayan bizlerin zamandan öncesini, hiçlik noktasını anlamaya çalışması gibi sınırlar var, kaldıramıyorum, çok fazla sınır var düşünce yapımızı belirleyen dil var. çok büyük bir sınır, çok fazla. duyu organlarımız var ama sınırlı, çok sınırlı. bunca sınır sinirlerimi bozuyor hani kendimizi tanımaya çalışıyoruz ama halihazırda kendimizken, kendimizi nasıl tanıyabiliriz? önümüzde kendimiz gibi bir engel varken kendimizi nasıl görebiliriz.. .. elimizdeki veriler hem kesinlik, hem belirsizlik barındırıyor keşke anlayabilecek kadar vaktimiz olsaydı, insan ömrü ve şartlar bunun için yeterli değil insan oluşturulan düşünceden bağımsız ve zamandan ayrı bir şekilde düşünebilir mi? kalıpların dışına çıkabilme gibi bir şansımız var mı? kalıplar diyorum. kalıp. rüyalarınız, rüyalarım, hepsi kalıplar içinde. düşüncelerimiz kalıpların içinde, gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiklerimiz, isteklerimiz... kalıplar beni deli ediyorinsandan daha fazlası olmamız gerekiyor yada daha fazla olması yerine birbirşmizi anlamak gerekiyor.. Yolumuz bizi bizden daha iyi anlayanlarla kesişsin inşallah okuyun okutturun...
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,5bin okunma
·
563 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
incelemenizi okumak keyifli ve verimli oldu benim için. kaleminize sağlık. dikkatimi en çok çeken insan ve sınırlar ilişkisine dair söyledikleriniz oldu. sınırlar insanı belli normların içine alan olgusal engeller midir? belki de insan hayatın içinde demâdem bunu sorgular. peki insan neden anneden doğar? tuhaf bence. düşünülesi bir tuhaflık; anlamlı, elzem, müzicevi... (kitabı okurken de aklıma geliyordu siz de sınırlardan bahsedince bu kısmı konuşmanın sırası diye düşündüm.) ben de -çok eski olmasa da- eskiden anneden doğmanın sınırları olduğuna kani idim. en mühimi bizi bir belleğe bağlıyordu; mikro belleğe, makro belleğe. ama sınırlarında içinde bulunduğu bir bağ var. bunu keşfedince sınırlar kendini yeniden tefekkür ettiriyor.