8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2023 12:24
Çok dikkatle okunması gereken bir kitap. Bu tarz araştırma eserlerini okuduktan sonra aklıma devamlı olarak “Türkiye geri kalmış bir ülke değil, geri bıraktırılmış bir ülkedir” sözü geliyor. Bu söz gün geçtikçe anlam kazanıyor benim içimde. Nasıl? Hep beraber başlayalım. FETÖ sorununu dile getiren bir kitap olduğu için artık yazarın haince katledilmesinde kimin sorumlu olduğuna eminim. F.G denilen hain haysiyetsiz bir geberseydi de biraz rahat etseydik, sıkıntılı günlerimizde biraz moral olurdu bizlere. Kitabımız bizlere neler anlatıyor? İslam'la alakası olmayan ama Müslüman gözüken bazı oluşumları ve bu oluşumların adeta bir ortak kümesini gözler önüne seriyor. Yani efendime söyleyeyim her tarikat, her cemaat, her cemiyet böyledir denmiyor. Zaten bütün cemaat ve cemiyetlere benzer yakıştırmaların yapılması bu siyasal İslamcılar yüzünden. Tarihsel olarak bakmasak da kurulduğu günden bu yana ülkemize bakalım, genç dönemlerinden itibaren. Hep sancılar, sıkıntılar... Din adı altında halkı galeyana getirenler. Tabi bunda biraz halkın da suçu var. Hepimizin aklında “Arif Efendi” geçince Kemal Sunal ve yağmur yağdırma sahneleri canlanacaktır. Başka var mı ülkemiz için hizmet edip bunları gösteren ve akılda kalıcılık sağlayan sahneler. Topluma mal olmuş insanların böyle göstermesi lazım. Kemal Sunal, rahmetli gidip de İslam’ı mı kötüledi? Asla. İslam üzerinden insanları kandıranları göstermeyi istedi ve başardı. Allah rahmet eylesin. Hatta birileri İslam ile dalga geçti derken biz bu yaptıklarını aynı kanıt olarak gösterip İslam için mücadele etti bile diyebiliriz. Yine kitaba döndüğümüzde sancılarından asla kurtulamamış ve halk için mücadele edenlerin karşısına inatla DİN DİN DİN diyerek çıkmış ve kitleleri kandırmış insanları göreceğiz. Bu insanların temellerini, kaynaklarını öğrenecek ve zihinlerine ineceğiz. Yazarımız bizleri sık sık uyaracak. Halkı uyandırmasın, gözünü açmasın diye katledildiği insanlar tehlikenin farkında olsun diye çabalaması yetmedi, öldürüldü o bile yetmedi. Gözümde hiçbir siyasi okuyup araştırmadığı için bilemediği konular olunca dikkatlerini de çekmedi, üstlerine gidilmedi. Benim gözümde bütün siyasiler suçludur bu konuda. Tek dertleri ekranda birbirlerini yiyip mecliste yan yana gülerek yemek yiyen bu insanların hiçbirine güvenmem, güvenemem. İlginç bir Almanya örneği var karşımızda aslında. Sürekli olarak tekrarlanan bu örnek nedir? Almanya’nın örgütler için iyi bir sığınma yeri olduğu. Yani bakıyoruz değişik renklerden oluşan çaputları ve sözde siyasi düşüncelerini sundukları ama örgüt destekçisi oldukları kanıtlanmış çok hücreli canlı örneklerinin toplandığı yer oralar. Sürekli eylemler, mitingler. Alman meclislerinde bile kendilerine destek buluyorlar. Durumları bilmeyen diğer Avrupa vekil ve insanları da bunların sözde mücadelesini haklı bulup destek veriyor. Değil doktor, öğretmen, polis ve asker öldürmek; bu teröristler o ülkelerin herhangi birinde bir kişiyi yanlışlıkla tehdit etse dahi perişan edilirler. Bunların görmezden gelinmesi, görmezden gelemeyenlerin silik kişiler haline getirilmesi ve umursamayanların ön plana çekilmesi de siyasetin iğrenç yüzüdür. Bir gün gelir sizin sustuğunuz halklar, konuşurlar. Kendi sorunlarını kendileri çözmeye alıştırılırsa eğer, olacak olan budur. Anlayana... Çok beğendiğim ve başarılı bulduğum bir eserdi. Hepimize iyi okumalar dilerim..
Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke TürkiyeNecip Hablemitoğlu · Toplumsal Dönüşüm Yayınları · 2003234 okunma
·
130 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.