·96 syf.····Okunma: 14 Ocak 2023 17:32 Tam bir orta yaş bunalımındaki erkek figuru çizilmiş. Konusunu okumduğumda içime taş oturmuştu neyseki kitapta derince işlenmemiş konu.
Adam öylesine kafasını kapatmışki kör kızla evlenmek isteyen oğlunu hiddetle geri püskürtüyor, kızın gözleri acılacak diye buhrana sürükleniyor asla hata ya da günah olduğunu kabul etmeyip kendini melek, ailesini baş ağrısı olarak tasvir ediyor.
Halbuki konuşacak bir şeyleri bile olmayan çocuklarına o kıza gösterdiği ihtimamı göstererek yetiştirseydi çocuklarıda kör kızın olduğu gibi çiçek gibi açacaktı. Bu işi anneye atfediyor ve çoçukları anneye benzeyince keşke çocuğu yatılı okula verebilsek diye düşünüyor.
Elini bile sürmediği tarlada kendiliğinden çiçeklerin açmasını bekliyor halbuki kör kızı ilgisiyle çiçek gibi açtırıyor.
Sanki karısını bir zamanlar sevdiği halinden kendisi bu hâle evirmemiş gibi tüm yükü ona bırakmamış gibi karısını yargılaması ve kendini aklaması o kadar gerçek ki.
Şöyle bir baktığımızda kac yıl geçerse geçsin insanların düşünce yapısının hep aynı olduğunu görüyoruz.
Genç kız aslında onu değilde oğlunu sevdiğini anladığını söylediğinde keşke onunla evlenmeme izin vermiş olsaydın dediğinde, öpüştüğü kıza hâla oğlumla evlenebilirsin diyebilecek kadarda şuuru yerinde olmayan bir adam.
Genç oğluyla kendini yarıştıran bir baba, evliliğine engel olup kör kızın büyük bir acıyla göçmesine sebep oluyor. Ve neticede yine o çok eleştirdiği karısının dizinin dibine yatıyor.
Yalın sade bir anlatımla orta yaş bunalımındaki bir adam tasviri yapılmış. Tabi bunun dışında görme yetersizliği olan kişilere nasıl eğitim verileceğine değinilmesini sevdim. Kutsal kitaplarından yapılan alıntıların nokta atışı oluşu ve hikayenin yazarın yaşadığı çatışmalardan , hayatından izler taşımasıda bir diğer güzel ayrıntıydı.
Akıcı bir kitaptı ve en önemlisi hikayeyi papazın ağzından okuyup tüm zihnine girmek güzel bir deneyim oldu.