Gönderi

7/10
·282 syf.··
2023 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 02:42
Nora’nın hayatında hiçbir şey yolunda gitmez. Abisiyle konuşmuyor, işten çıkarıldı, kedisi öldü, müzik dersi verdiği öğrencisinin ailesi artık ders almasını istemiyor. O da bunun üzerine hayatına son vermek istedi. Yaşamına son verdiğinde kendini bir kütüphanede buldu, bu kütüphanedeki kitaplarda pişman olduğu şeyleri değiştirdiğinde yaşayacağı hayatları var. Ve sevdiği hayatta kalma şansı var. Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı bazı konularda farklı davranır mıydın? -SPOILER İÇERİR- Dan ile devam edip pub açsaydı: Dan, Nora onu terk ettikten sonra çok üzülmüş hep mesaj atmaya devam etmiş. Nora da Dan ile devam etseydi nasıl olacağını merak ediyordu. Dan ile olsaydı evleneceklerdi ama Dan onu aldatacaktı hem de birkaç kere… Ve kıymetini de bilemeyecekti. Zaten ilişki boyunca da onun sevdiği şeylerden uzak durmasını istemiş hep. Müzikle ilgilenmesini istememiş, Ash onu kahveye çağırınca sinirlenmiş gibi. Bu hayatı sevmedi. Izzy ile Avusturya’ya gitseydi: Izzy onun en yakın arkadaşlarından biri. İkisi Avusturya’ya gitme planları yapmış ama Nora bundan vazgeçmiş. Eğer Izzy ile Avusturalya’ya gitseydi Izzy onun doğum gününe gelirken trafik kazası geçirip ölecekti. O da başka biriyle ev arkadaşı olup Avusturalya’da yaşamaya devam ediyordu. Depresyona girmişti, ev arkadaşı kedi sahiplenmesini bile istemeyen biriydi. Dan ise ona hâlâ mesaj atıyordu. Yüzücü olsaydı: Nora’nın özellikle babası onun yüzücü olmasını, kariyerini bu şekilde sürdürmesini çok istiyordu. Ama Nora ergenlikte ilgi odağı olmayı ve vücuduyla dalga geçilmesini istememişti. Hem de yüzücü olmak demek bir sürü şeyden de vazgeçmek demekti. Müzik yapmamak, kitap okumamak, istediği bölüme gitmemek gibi. Babasına yüzücü olmak istemediğini söylediğinde ise babası hayal kırıklığına uğramıştı, çok yaşamamış sonra da ölmüştü. Nora, eğer babasının sözünü dinleyip yüzücü olsa nasıl bir hayatı olurdu merak etti. Yüzücü olduğunda çok başarılı olmuştu, çeşitli yerlerde seminer veriyordu. Tanınan biriydi, evlenmiş ve boşanmıştı. Ve hayatının bu versiyonunda babası yaşıyordu ama annesi yine ölmüştü ve babası da Nadia diye biriyle birlikteydi. Annesini de bu kadın için terk etmişti. Babasının sözünü dinlediğinde bile onun tatmin olmadığını gördü. Annesi ve babası onu hiçbir zaman koşulsuz sevmemişti çünkü ilişkileri hiçbir zaman iyi olmamış ve yine kötü giderken Nora doğmuştu. Nora bu sevgisizlik yüzünden kendini suçlamayı bırakmıştı. Yüzücü olarak çok başarılı olmuştu belki ama sevdiği şeyleri yapamamıştı. Ayrıca annesinin ölümünde de onun yanında olamamıştı. Çünkü olimpiyatlara hazırlanmaya vakit harcamıştı. Abisi Joe ile arası da iyiydi ama bu hayat da onu mutlu etmedi. Çünkü ne kadar başarılı olursak olalım sevdiklerimizin yanında olamayıp sevdiğimiz şeyleri yapamadıktan sonra ne anlamı var? Bir sürü insan seni takdir etse ne olur, sen kendini takdir edemedikten sonra. Buz bilimci olsaydı: Burada da çok başarılıydı Hugo diye biriyle tanıştı. Hugo da onun gibi biriydi bir sürü versiyonunu deniyor ve en mutlu olduğu hayatı bulmaya çalışıyordu ama bir sürü hayatı denemesine rağmen bulamamıştı. Nora bu hayata da ait olmadığını düşündü. Müziğe devam etseydi: Abisiyle birlikte Labirent adlı bir grupları vardı, şarkı yapıyorlardı. Ama Nora bu gruptan ayrılmıştı. Müzik yapmaya devam edeceği bir hayatı seçti. Çok meşhur olmuştu, zengindi, pek çok ünlü insanla görüşüyordu. Ama ünlülerin yaşadığını yaşıyor bir sürü sorunla da uğraşıyordu. Dan evine zorla girmeye çalışmıştı, menajeri ona kazık attı gibi. Bu hayatında da abisi Joe ölmüştü. Madde ve içki bağımlısı olmuş sonra da hayata yenik düşmüştü. Okuldayken hayvan barınağında çalışmış sade bir hayat istiyor: burada da çocukken tanıdığı Dylan ile sevgili. İkisinde barınakta çalışıyor ama bu hayat da yine onu memnun etmedi. Üniversiteden sonra tatile çıkmamıştı çıksaydı neler olacaktı: Eduardo diye bir Amerikalı ile tanışacak ve onunla evlenecekti. Alejandro adında oğulları vardı. Üzüm bahçesi satın almışlardı ama eşi çok ilgisizdi. Nora bu hayatı da sevmedi Bir sürü hayat yaşadı ama mutlu olmadı. Çünkü artık neleri sevip sevmediğini bilemez olmuştu. Sonra Ash diye biri var. Ona zamanında kahve içmeyi teklif etmişti ama Dan ile birlikte olduğu için kabul etmemişti. Kedisinin öldüğünü Nora’ya o haber vermişti. Kediyi o gömmüştü. Onunla kahve içmeyi kabul ettiği bir hayatı diledi. Bu hayatta evlilerdi bir de Molly diye kızları vardı. Bu hayat güzeldi aslında ama Nora yine mutlu olmadı, piyano dersi verdiği öğrencisi hırsızlık falan yapmıştı. Kendini suçlu hissetti. En son baktı ki hiçbir hayatta tam olarak kendi olamıyor ilk yaşantısına döndü. Çünkü ne kadar kötü şeyler olsa da kendi yaşamıştı onları. Yaşamak istiyordu artık hayata geri döndü onu hastaneye kaldırdılar, kurtuldu. Abisi geldi barıştılar. Müzik dersi vermeye de devam etti. Izzy ile de barıştı. Eleştirilerim: Eleştirecek çok şey var Nora’yı bir gram bile sevmedim. Bir insan ancak bu kadar ezik bir karekter olur, kendine güveni yok. Ünlense de başarıya koşsa da ezik yani. Ayrıca hayatı hep berbat gidiyordu bir anda mı güzelleşmeye başladı? Bu da bana saçma geldi. Kurgu güzeldi ama yazar başarılı bir şekilde işlememiş bence. Ayrıca bir hayata gelince ona uyum sağlamak tabii ki zor olur bu hemen ben buraya ait değilim triplerine giriyor. Molly’nin annesiyken her şey gayet iyiydi hayatta tabii ki eksikler olacak ama Nora illa her şey doğru olsun istiyor böyle bir şey imkansız. Beni tatmin etmedi, merak ettiğime de değmedi.
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
·
160 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.