·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ocak 2023 00:00 Her şeye rağmen Gülsarı en çok koşmayı seviyordu. Küçük bir tayken de , büyüyünce de üzerine eyer vurulup üstünde binicisi olduğu zaman da en çok koşmayı sevdi Gülsarı. Gülsarı'nın bu koşma sevdası kitabın taa başından neredeyse sonuna kadar gönlünüze işlenecek. Bu sayfaları okurken Alparslan KUYTUL Hocamın bir sözü hiç aklımdan çıkmadı. Şöyle diyordu Alparslan Hocam: Nasıl ki at koştuğunda, bülbül öttüğünde mutlu oluyorsa dava adamı da davasını konuştuğunda mutlu olur.
Eğer Jack London'ın Beyaz Diş adlı kitabını okuduysanız kitabın üslubu size hiç yabancı gelmeyecek. Orda nasıl ki anlatılanları okurken kurdun hissettiklerini hissedebiliyorsanız bu eserde de Gülsarı'ının yaşadıklarını hissedecek onunla dertleşmek, konuşmak hatta sıkıntısını gidermek isteyeceksiniz. Gülsarı'nın zekasını , iletişimini, yalnızlığını ve acılarını sanki onun dilinden anklayacaksınız. Ve kalbinizde at sevgisine dair büyük bir yer açılmış olacak. Boş zamanlarda at videoları izleyecek dağ başındaki başıboş yılkıları temaşa ederken keyif alacaksınız.
Tanabay. Gülsarı'nın can dostu Tanabay. Okurken çok seveceğiniz ve bazı yerlerde ona çok kızacağınız hatta bazen çok komik bulacağınız yerler olacak. Kitabı kapatacak gülecek teeeey dedikten sonra devam edeceksiniz. Ama bazı yerlerde hele ki koyunlara çobanlık yaptığı dönemlerde Tanabay'ın çektiği sıkıntıları yokluğu okuyunca Selena'nın sihir ile kitapların içine girdiği sahneler aklıma gelirdi. İnsanın Selena gibi kitabın sayfalarına girip Tanabay'a yardım götüresi geliyor. Hiç de fena olmazdı.
Gülsarı. Güzel dost Gülsarı. Makam sahipleri her yerde her dönemde aynıymış demek. Toplumda ne varsa onlar hep en iyilerini isterler. Develer varsa en iyi deve onların olmalı. Arabalar varsa en iyi araba onların olmalı. At varsa en iyi at onların olmalı. Nefret ettim bir kez daha makam düşkünü makam sahiplerinden.
Gülsarı'yı en güzel at diye kaç kez ayırdılar Tanabay'dan kaç kez hırpaladılar.
Kitap sizleri de çok etkileyecek. Ancak hangi yönden etkileyceğini kitap değil sizin sahip olduğunuz duygular belirleyecek. Mesela beni en çok ama en çok Tanabay'ın Gülsarı ve Çora ile dostluk üzerine yaptığı konuşmalardı. Altını çizdiğim, çok kere dönüp dönüp okuduğum yerler hep Tanabay'ın Gülsarı ve Çora'nın dostluk konuşmalarıydı. Ne güzel bir şeydi bu DOSTLUK. Bir insan 9lsun ya da bir hayvan dost dosttur sonuçta.
"Oysa onlar ikisi bir kişi gibiydiler."
"Gelip geçen günleri, hayatının uzak geçmişini düşünüyordu. Çocukluk günlerini de. Çora da gencecik idi o zamanlar. Köyün yüzünü ağartan bir gençti. Komsomola birlikte katılmışlardı, partiye birlikte girmişlerdi. Kanal açılmasında beraber çalıştıklarını hatırlıyordu. Kendi resmini basan, ondan söz eden gazeteyi ilk gösteren çora olmuştu. Onun elini sıkıp ilk kutlayan da Çora olmuştu."
" Gülsarı Gülsarı iken, Tanabay da Tanabay'dı."
"Sağ ol atımı bırakıp gidemem."
Sadece Tavsiye
Bu kitaptan sonra :
İzlenebilecek filmler: Togo, Vahşetin Çağrısı, Haçiko, Şampiyon.
Okunacak Kitaplar: Yılkı Atı (Abbas Sayar) , Siyah İnci: Bir Atın Otobiyografisi(Black Beauty)