Gönderi

Puan vermedi·160 syf.··
2023 1. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2023 19:11
Öncelikle bu kitabı 4 kelime ile ifade etmek istiyorum: "İktidar, Varoluş, Teslimiyet ve Tutku" Gerçekten okurken beni fazlasıyla duygudan duyguya sürükleyen, sonuyla da sarsan bir kitap oldu. Öncelikle bu kavramları, karakterle bağdaştırarak anlatmak istediğimi düşünüyorum. Karakterler; Veba, Sekreter, Diego, Victoria, Yargıç ve Ailesi.. (Kavramları açıklamak istediğim karakterler bunlar. Buna ek olarak Nada, Vali, Başkadı isimli kişiler de mevcuttur.) Olay, İspanya'nın Cádiz kentinde meydana gelmektedir. O sıralarda kenti yöneten valinin yerini, zorla başa geçmeyi planlayan Veba alır. Sekreteri ile beraber, ülkenin yönetiminden ve bütün işlerinden artık o sorumludur. Ama tek fark, kuralların daha katı ve acımasız olmasıdır. Halkın gözü o kadar korkutulmuştur ki, her şeyi göze alacak vaziyete gelirler. Şartları ise hayatlarının bağışlanmasıdır. Veba, o sıralarda kentin havasına hakim olan veba salgınından yararlanır. (Neden salgın ismiyle aynı isme sahip olduklarını anlamış değilim.) Sekreter, tek tek kuralları açıklar. Herkesin bir yaşama ruhsatı olacaktır. Kimse defterde yazılacak olan tarihlerden evvel veya sonra ölmeyecektir. Kimse kafasına göre davranamayacaktır, onlardan habersiz nefes dahi alınmayacaktır. Varoluş kavramını araya girerek açıklamak istiyorum. Yaşama ruhsatı olarak verilen şey, insanların o andan itibaren fani olduklarını kabul edip dünyaya zimmetli kalacaklarını gösteren belge olarak hazırlanmış bulunmaktadır. Bu ruhsatın Balıkçı'ya verilmiş olduğu bir sahne vardır. Sekreter tarafından her şeyin neden olduğu sorulur. Örneğin konuşmaya dahil olan Başkadı adlı karakter şöyle sormaktadır: "Sevgili kardeşim, öğrenmek istediğimiz şudur; var olan düzene sırf var olduğu için riayet edenlerden misiniz?"... Bunlardan sonra ise, Victoria ve Diego'nun aşkı kitabın birçok sayfasına tekabül eden satırlarda karşımıza çıkar. Victoria ve Diego, birbirini deli gibi seven bir çifttir. Vücutlarının birbirlerine zincirlenmesini isteyecek kadar, hayatlarını birbirleri için korkusuzca feda edebilecek kadar, birçok şeyden vazgeçebilmeyi isteyebilecek kadar... Diego Veba'ya ona karşı geldiğini şiddetle söyleme taraftarıdır. Bunu dile getirdiği zaman ise mühürlenmesi için Veba, peşine muhafızlarını takar. O sırada Diego, kaçarken bir eve dalar. Daldığı ev ise Yargıç'ın evidir. (Bu arada Victoria da Yargıç'ın kızıdır. Fakat biz böyle demeyelim çünkü 'Yargıç'ın Kızı' adında başka bir karakter var. Victoria'nın annesinin ilk evliliğinden kızı olma ihtimali de var, o net değildi satırlarda.) Yargıç, Diego'yu muhafızlara teslim etmeye hazırdır. Şerefi üzerine bağlı olduğu yasalara, bu olağanüstü hal olarak sayabileceğimiz durumda bile tapmaktadır. Haysiyetini bağladığı kanunlar ve işine geldiği gibi açıkladığı adalet, mesleğini icra etmesinin gerekliliğini meşru kılmaktadır. Ne de olsa sevmediği insanlarla muhataptır ve adalet onların cezasına tabii kılınmak üzere vardır. Diego, kaçabilmek ve kendini muhafızlara teslim edilmekten alıkoymak için Yargıç'ın oğlunu esir alır. Yargıç ise yasaların üstünlüğünü dile getirmeye devam eder; hiçbir şey hissetmediğine ve onun tehdidine bağlı olmadığına etrafındakileri inandırmaya çalışır. Yargıç'ın eşi ise, bağırarak onun taptığı bu yasalara ve adaletine lanet ettiğini dile getirir. Yargıç'ın tepkisi ise, bu çocuğun sadece imzayla ona zimmetli olduğunu söyler. Yargıç'ın kızı olarak adlandırdığımız öz kızı da onu doğrulamaktadır. Sonrasında kavga olur, Diego ise pencereden atlayarak kaçar. Victoria orada yalnız kalır. Diego gider, gider ve gider. Bir tekne bulur ve adamdan onu gemiye almasını ister. Para bile teklif etmiştir lakin tam teklifini kabul edeceği sırada arkasında Sekreter belirir. Sekreter her şeyin bir deftere bağlı olduğunu, isimlerin çizildiği takdirde o faninin artık yaşamıyor olacağını söyler. Diego, bu denilenin ardından kitapta uzunca korkusunun olmadığından bahseder. Sonuç olarak, korkusuzluğunun bu baskın iktidara karşı bir güç olduğunu görür. Ve sekretere şiddetle karşı geldiği takdirde 1 mührünün silindiğini farkeder. O sırada teknenin sahibi çoktan gitmiştir. Sekreter elinde defterden rastgele bir isim seçtiğini söyler, o sırada tekne sahibi suya düşer. Diego'nun gözünü korkutmaya çalışmıştır ama Diego, cesaretiyle galip geldiğinin ve isminin bu cesaretten ötürü çizilemeyeceğini bilir. Sekreterin de işine gelmiştir bu olay, çünkü Diego'dan hoşlanmaktadır. Diego, sonrasında Sekreterden uzaklaşıp halktan tıkaçlarını çıkarmalarını ister; cesaretle her şeyin üstesinden gelebileceklerini ve Veba'yı devirebileceklerini haykırmaya çalışır. O sırada Veba gelir, Diego'ya katılanların gözünü tekrar korkutabilmek için icraatlerini göstermeye başlar. Kalan kalır, giden gider. Bir başka perdede, Victoria sedyeyle sahneye getirilir. Sahneye sedyeyle gelmesinin sebebi, Diego'yu mikroplu/mühürlü olduğu halde tutması ve onunla ölmeyi yeğleyeceğini düşünmesidir. Bulaştığı için de kötü durumdadır. Veba ile Diego'nun uzun bir konuşması olur. Bu kenti salacağını ve Victoria'yı uyandıracağını vaat edecek bir seçimi sunar. Ya Diego ölecektir, bu sayede Victoria yaşayacak ve halk özgür kalacaktır. Ya da Diego yaşayacaktır, Victoria canlanacaktır ama özgür olmayacaklardır. Halka hakim olacak olan Veba'dır ikinci seçimde. Diego ölmeyi, halkın kurtulmasını ve Victoria'nın yaşamasını seçmiştir. Victoria yalvarır ama 'Diego ölür'. Veba sonsuza dek kentten gitmiştir, Victoria ise bu acıyla kalmıştır. Sekreter de Veba'ya karşı çıktığı için o insanlara derman olmayı seçmiştir. Nada ise bu dünyanın bir çöplük olarak kalacağını düşündüğünü dile getirerek kendini köprüden denize atmıştır. Bu şekilde sonlanır.. :) Geriye kalan üç kavramı açıklamadım lakin satırlarımdan çıkartmanız mümkün. Şiddetle tavsiye ederim!
SıkıyönetimAlbert Camus · Can Yayınları · 2018619 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.