Adı:
Sıkıyönetim
Alt başlık:
Bütün Oyunları 4
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9789750724176
Kitabın türü:
Orijinal adı:
LÉtat de siège
Çeviri:
Ayberk Erkay
Yayınevi:
Can Yayınları
DIEGO: Susmak haksızlık karşısında, kaybetmek demektir zeytin ekmeği ve yaşama hakkını! Ekmeğinize sahip çıkmak için dahi yenmeye mecbursunuz bugün korkunuzu! Uyan ey İspanya, uyan artık! Cádiz şehri kaderini tayin ediyor. Korku ve zulümle vücut bulmuş veba şehrin kapılarına dayanmışken, Cádiz halkı bir seçim yapmak zorunda: Korkuya, baskıya karşı isyan etmek ya da kadere, iktidara boyun eğmek.

Albert Camus'nün 1948 yılında, Veba romanından bir yıl sonra kaleme aldığı Sıkıyönetim, imgesel kurgusu, şiirsel dili, gerçeküstü evreniyle Camus edebiyatında ayrı bir yere sahiptir. Veba, Camus'nün sahnesinde, Cádiz şehrine egemen olmak isteyen bir zorba, insanların korkularından istifade etmeye çalışan bir fırsatçı olarak karşımıza çıkar. Eski mutlu günlerini geride bırakan Cádiz halkı, İkinci Dünya Savaşı'nın zulmünü, çaresizliğini ve çürümüşlüğünü tecrübe edecektir. Korkularıyla yüzleşmeyi, ahlaki değerlerini ve inançlarını sorgulamayı tercih eden Cádiz'li Diego, kimi zaman insani zaaflarına, öfkesine ve umutsuzluğuna teslim olsa da, insana duyduğu aşk uğruna mutlak başkaldırıdan vazgeçmeyecek, vebaya ve ölüme karşı bir halk isyanı başlatacaktır. Vebanın kurduğu sıkıyönetim düzeni, Cádiz halkının korkularıyla beslenerek giderek kuvvet kazanırken, vebayı şehirden uzaklaştıracak rüzgâr, esmek için insanların yüreğinde korkunun dinmesini beklemektedir. 
Albert Camus'nün bütün oyunları Can Yayınları'nda.
(Tanıtım Bülteninden)
- Dünyanın sonu geldi!
- Hayır, aslanım, hayır!
- Ya dünya batarsa...
- Hayır, aslanım, hayır.
Dünya batarsa batsın, ama İspanya kalsın! (İspanya marsta)
-Bencilliğin nasıl bir körlüğe yol açtığını

-Seni bütün ruhumla sevdim diyen Diego'ya o da yetmez diyen bir Victoria (artık ne yetecekse)

-Başkaldırmanın 'bilinçli' olduğu zaman amacına ulaşabileceğini,
-Bilinç olmadığı zaman toplumun sadece yığın haline geldiğini,
-Avam kesimin düşüncelerinin (doğru olduğuna inansalar bile) güce karşı hızlı bir şekilde değişebileceğini,
-Toplumları kolay idare etmenin en basit yolunun bilgiden uzaklaştırmak olduğunu görebildiğimiz bir eser.

Albert Camus'nun ''saçma'' felsefesini en iyi anlatabileceği bir hastalık olan vebayı önceden yazmış olduğu 'Veba' kitabından sonra bir daha ele aldığı eseridir.

'Bu, geleneksel yapıda bir oyun olmayıp, şiirsel monologdan başlayarak
sözsüz oyunu,
beylik diyaloğu,
kaba güldürüyü
koroyu da kapsayarak takım oyununa dek bütün dramatik anlatım yollarını kaynaştırmayı amaçlayan bir gösteridir.'

Albert Camus 'Sıkıyönetim' için şöyle bir uyarısı olduğunu da eklemek gerekir.

''Şurası açıkça bilinmelidir ki, bütün söylenenlere karşın,
Sıkıyönetim, Veba adlı romanımın oyunlaştırılmışı değildir.''

Bütün söylenenlere karşın demiş ama bence de bildiğin Veba eserinin tiyatrolaştırılmış hali :)
Veba ile aynı ögeleri işlemiş neden tiyatrolaştırılmış olduğunu kabul etmediğinin ayrımına varamadım.

Klasik şekilde veba hastalığının bir yere gelmesi ve şehrin karantinaya alınması ve vebanın geçmesine kadar olan süre işlenmiştir.
Tabi bu işleniş varoluşçuluk felsefesi dahilindedir.
Albert Camus'nun Veba adlı eserinin incelemelerine bakmanız yeterli gelebilir aynı tema aynı felsefe olduğu için burada eserin içeriğine daha fazla girmiyorum.

Okumasaydım da olurdu diyebileceğim eseri de değildi.

Keyifli okumalar.
Diego: Susmak haksızlık karşısında, kaybetmek demektir zeytin ekmeği ve yaşama hakkını! Ekmeğinize sahip çıkmak için dahi yenmeye mecbursunuz bugün korkunuzu! Uyan ey İspanya, uyan artık!

Yabancı’dan sonra oldu okumam. Yabancı’da toplumun değer yargılarıyla biçimlendirilmeye çalışılan ve bu dayatmalara yabancılaşan, sonucunda da içe kapanık, kafası dumanlı bir Camus görürken, Sıkıyönetim’de otoriter ve hak savunucusu, halk savunucusu bir Camus var.

İspanya’nın Cadiz şehrini ele geçiren, insanlarının korkularıyla beslenen, insanlar sindikçe, tek tipleştikçe yayılan, farklı sesler azaldıkça çoğalan, insanları düşünmekten alıkoymakla ele geçiren, insanlarının itaatkar halini fırsata dönüştürerek yasalaştıran bir yönetim (bir hastalık) düşünün; ne sıkı bir yönetim… Hareket etsen dikkat çekecek, ağzından istemeden bir söz çıksa damgalanacak, itiraz etmeye çalışsan vurulacaksın. Yani yok olacak, kaybolacak, olmayan haklarından mahrum olacaksın. İnsanlar bu korkularla sinecek, duyarsızlaşacak, çaresizleşecek ve çürüyecek ve yaşayan ölüler olarak yaşarsan yaşayacaksın.

Bu kitapta yönetimi Veba hastalığıyla benzeştiriyor Camus. Nasıl başarılı bir benzetme. Tıpkı veba gibi ele geçiriyor yönetim insanları, korkutuyor, çaresizleştiriyor ve öldürüyor; öldürdükçe güçleniyor. İnsanlığa olan inancını yitirmeyen Diego buluyor hastalığın çaresini; korkusuz olmak. Halk korkusuz oldukça hastalık siniyor, zayıflıyor, küçülüyor, etkisini yitiriyor. İşte o zaman Veba’yı şehirden uzaklaştıracak rüzgar esmeye başlıyor ve halk kazanıyor. Halk bilincine varıyor yaşamın ve yaşananların.
Hep bir şeyler kalır geriye.

Her şey devam etmemeye devam eder.
Albert Camus
Sayfa 96 - Can Yayınları, Oyun Dizisi 1.Baskı
- Azıcık düşünsen. Güzel şeydir yaşamak.

+ Yaşamak vız gelir bana.
Önemli olan, insanı yaşatan nedenlerdir.
Albert Camus
Sayfa 99 - Can Yayınları, Oyun Dizisi 1.Baskı
Derdini dile getirenlerin ağzını tıkayacak yerde,
kendi kulaklarını tıkarlar.

Eskiden dilsizdik, şimdi sağır olacağız.
Albert Camus
Sayfa 109 - Can Yayınları, Oyun Dizisi 1.Baskı
Hayır,
başkalarıyla uğraşmaktan vazgeçersen, sen de iyi yaşarsın.
Albert Camus
Sayfa 99 - Can Yayınları, Oyun Dizisi 1.Baskı
+ Tertemiz olmadıklarını biliyorum. Ben de temiz değilim.
Ayrıca, onlar arasında doğdum.
Kendim ve çağım için yaşıyorum.

- Evet, tutsaklar çağı için!

+ Hayır, özgür insanlar çağı için!

- Şaşırtıyorsun beni.
Arıyor, arıyor, bir türlü bulamıyorum şu senin özgür insanlarını.
Neredeler acaba?

+Özgür insanlar hapishanelerinde, ölü çukurlarında.

Kölelerse tahtlarda!
Albert Camus
Sayfa 101 - Can Yayınları, Oyun Dizisi 1.Baskı
Ama erkekler düşünceyi sevgiye yeğ tutar.

Yara almadan yaralanırlar.
Albert Camus
Sayfa 108 - Can Yayınları, Oyun Dizisi 1.Baskı
Hayat dediğin ölümdür, ölüm dediğin hayat; insan evladı bir odundur ateşi harlayacak.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sıkıyönetim
Alt başlık:
Bütün Oyunları 4
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9789750724176
Kitabın türü:
Orijinal adı:
LÉtat de siège
Çeviri:
Ayberk Erkay
Yayınevi:
Can Yayınları
DIEGO: Susmak haksızlık karşısında, kaybetmek demektir zeytin ekmeği ve yaşama hakkını! Ekmeğinize sahip çıkmak için dahi yenmeye mecbursunuz bugün korkunuzu! Uyan ey İspanya, uyan artık! Cádiz şehri kaderini tayin ediyor. Korku ve zulümle vücut bulmuş veba şehrin kapılarına dayanmışken, Cádiz halkı bir seçim yapmak zorunda: Korkuya, baskıya karşı isyan etmek ya da kadere, iktidara boyun eğmek.

Albert Camus'nün 1948 yılında, Veba romanından bir yıl sonra kaleme aldığı Sıkıyönetim, imgesel kurgusu, şiirsel dili, gerçeküstü evreniyle Camus edebiyatında ayrı bir yere sahiptir. Veba, Camus'nün sahnesinde, Cádiz şehrine egemen olmak isteyen bir zorba, insanların korkularından istifade etmeye çalışan bir fırsatçı olarak karşımıza çıkar. Eski mutlu günlerini geride bırakan Cádiz halkı, İkinci Dünya Savaşı'nın zulmünü, çaresizliğini ve çürümüşlüğünü tecrübe edecektir. Korkularıyla yüzleşmeyi, ahlaki değerlerini ve inançlarını sorgulamayı tercih eden Cádiz'li Diego, kimi zaman insani zaaflarına, öfkesine ve umutsuzluğuna teslim olsa da, insana duyduğu aşk uğruna mutlak başkaldırıdan vazgeçmeyecek, vebaya ve ölüme karşı bir halk isyanı başlatacaktır. Vebanın kurduğu sıkıyönetim düzeni, Cádiz halkının korkularıyla beslenerek giderek kuvvet kazanırken, vebayı şehirden uzaklaştıracak rüzgâr, esmek için insanların yüreğinde korkunun dinmesini beklemektedir. 
Albert Camus'nün bütün oyunları Can Yayınları'nda.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 31 okur

  • Sena Gür
  • Şinasi dündü
  • Orfeas
  • Dicle Ezgi Gözoğlu
  • Veli Altınkaya
  • Deep Down
  • Hiç.
  • Deniz Topçu
  • Velican Kazan
  • mehmet ali kan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (4)
9
%40 (4)
8
%20 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0