“İçeride kapalı kalma...” diyor annem. “Çık gez, dışarının tadını çıkar ama dikkatli ol gözünü seveyim.”
İçeri... İçeri neresi? Ya da dışarı. Dışarı neresi? Ya da nerede olduğum zamanlar içeride oluyorum, nerede olduğum zamanlar dışarıda oluyorum? Bu ayrıksı, bu yabanıl, bu kendi “iç”iyle ve kendi “dış”ıyla kavga eden biri, nereyi kendine içerisi veya dışarısı olarak seçer? Kim bilir belki dışarının da dışındayımdır da onun için böyle ayrıksıyımdır. Belki dışarının da dışında olmaktan dolayı bu kadar yalnızımdır...
***
Hatice Dökmen’den yine sıra dışı bir roman. Pandemi günlerinde dışarısı ve içerisi dilemmasının yarattığı yepyeni bir berzahta kendi kendisiyle çakışan benliklerin kimi zaman isyan ederek, kimi zaman da boyun eğerek karşıladığı bu alışılmamış yeni hayatın çok boyutlu ama kısacık bir hikâyesi. Okumaya doyamayacaksınız...
***
“Kahramanım Yıldız ile birçok kadına ayna tuttum. Bence her kadının içinde biraz Havva, biraz Lilith vardır. Bütün sorun o kişiliğin içimizde hangi boyutta yaşadığıdır...”
Selam kitapla birlikte covid günlerini tekrar yaşamak mümkün en ince detayına kadar covid okudum diyebilirim. Babasına çok düşkün olan bir karakter okuyacağız aynı zamanda babası annesini aldatan bir karakter. Ve karakterimizin #ademelması derken kitap biraz sinir bozucu olaylara değinmiş. Yani bir adamın bir kadını aldatması ve aldattığı kadınla evlenip tekrardan başka bir kadınla aldatması onunla evlenmesi gibi konular bana ne kitaplarda nede şu zamane dizilerinde normal şeylermiş gibi gelmiyor. Bu tarz entrika sevenlere kitap tavsiyemdir. KADIN OLMAK ZOR ZANAAT GERÇEKTEN. “Her kadın kendi cennetini ve cehennemini inşa eder, ve başka bir kadın bu cenneti cehenneme yada cehennemi cennete çevirebilir….”
Yazarımız yazarken gerçekten çok soğuk kanlı diğer eserlerinide okumuştum. En ince detayına kadar anlatım yapan bir kalemi var.
@dokmenhatice kaleminize yüreğinize sağlık