Ailesi ile geçirdiği trafik kazasından sağ kurtulan Niran zor bir kararın eşiğindedir. Komadaki eşi ile kızı için bir mucize gereklidir ve Arraf bu mucizeyi gerçekleştirebileceğini söyler. Ancak bir şartı vardır: Niran bir aile için felaketlere yol açacaktır.
Narinnar, unutmayı sorguluyor. Unutmayı sorgularken asıl baktığı yer ise hatırlama. Unutma ile hatırlama arasındaki o tuhaf ilişki. Kişinin baktığı yerde gördüğünün kendisi olduğuna dair bir anlatı. İnsanlar için biçilmiş yaşamların bir uykudan ibaret olduğunu anlatan sarsıcı bir roman. Özlem Oğuz, güçlü metaforlar üreterek okurun kulağına fısıldıyor: En iyi dilek kendin olmayı istemektir.
Öncelikle eseri okurken hissetmek çok değişik bir duygu benim için kaleme bayıldım. Hayal mi gerçek mi okudum bilmiyorum lakin kurgu çok iyi olay örgüleri birbirinden hiç kopmamış usta bir kalem gerçekten. Merak uyandıran bir tarzı var yazarımızın ayrıca bazı sayfalarda gerçekten eyvah diyor insan. Eserden şöyle bahsetmeliyim ki benim çok kullandığım bir söz var hepiniz bilirsiniz bunu;
CANIM KENDİM
İşte tam bu noktada bu eser derim kendi benliğinizin kıymetini anlamak için eser tavsiyemdir… unuttum derken her an hep aklımdasın diyemeyenlerin eseri olarak ilan edebilirim.
@ozlemoguz11 kaleminize yüreğinize gönlünüze sağlık