Nefreti yaşatarak, duygularla anlatan bir kitap. Sonu yok gibi, oysa benim bir sürü teorim vardı kitabın ortalarında. Doktor Hieler favori karakterim oldu. Bir çok psikiyatristin aksine elinden tuttuğu insanı yaşama bağlamayı öğretti, ne kadar kitap onu konu almasa da. Nick'e kızgın hissetmedim hiçbir sayfada. Kalbini göremedim(k), ve göremeyeceğiz de. Ama Shakespeare Çocuk, bir tarafım hâlâ seni seviyor. Valerie ve Nick'in ilişkisi asla toksik değildi. Aksine ders vericiydi, her anlamda. Dediğim gibi teorilerimi veya olabileceğini tahmin edemeyeceklerimi desteklemedi kitap. Bu yüzden bence 7 puanı hak ediyor. Uzun süre önce basılmasaydı ikinci kitabın varlığına inanıp kendimi avutabilirdim.