Puan vermedi·688 syf.··
2022 6. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2022 19:00
Kurtuluş Savaşı dönemini ve sonrasını Atatürk’ün bizzat kaleme aldığı eserden okumak oldukça önemli ve değerli. Atatürk’ün o dönemleri bizlere anlatmak için bu kitabı kaleme alması da takdir edilesi. Kitap 1919-1927 yıllarını anlatmaktadır diye geçse de yoğun olarak 1919-1922 yıllarını konu almakta. Yani Kurtuluş Savaşı zamanları kitabın çoğunluğunu oluşturmakta. Zaten Cumhuriyet İlanı kısmından sonra çok az bölüm kalıyor o bölümlerin de kapladıkları alan oldukça az. Tabi ben Yapı Kredi Yayınlarının 226 sayfalık baskısını okudum. Orijinal Nutuk’ta 1923 sonrası dönem daha detaylı yer alıyor olabilir. Birçok incelemede kitap için akıcı, okuması kolay bir kitap dense de ben katiyen bu yorumlara katılmıyorum. Bu yorumu yapan kişiler ya büyük bir coşkuyla kitabı okudukları için ya da gerçek fikirlerini söylerseler kusur işlemiş olacakları düşüncesiyle hareket ettiklerinden yorumları gerçeği yansıtmamakta. Zira kitap kullanılan dil ve anlattığı olaylar sebebiyle akıcı olmayan ve okuması zor bir kitap. Buna kitap içerisinde bol bol yer alan resmi yazışmalar sebep olmakta. Resmi yazışmalardan kastım dönemin telgraf metinleri. Atatürk kaynak teşkil etmesi açısından bu metinleri sık sık hiç dokunmadan olduğu gibi kitaba geçirmiş. Bu yönüyle de kitap önemli bir tarihi kaynak niteliği taşıyor.Kitapta beni şaşırtan, önemli bulduğum, beni sorgulatan yerleri maddeler halinde yazayım. 1)Atatürk’ün sy 21’de kendisi gibi milli bağımsızlık yolunu tercih etmeyen Amerikan Mandacılarına, İngiliz Himayecilerine ve yerel kurtuluşu önerenlere karşı direkt olarak bunlar vatan haini demeyip neden milli bağımsızlığın en iyi çözüm yolu olduğunu sebepleriyle anlatması. Bu kısımda Atatürk’ün entelektüel kişiliğini gördüm. 2)Tüm manda isteyicilerin kendi çıkarları için bu kararı istememesi. Halide Edip Adıvar’ın da zamanında Amerikan Mandası’nı desteklemesi.Destekliyor çünkü ona en mantıklı, en uygulanabilir çözüm yolu bu olarak geliyor. 3)Atatürk’ün Vahdettin’den hain diye bahsetmesi. Bunun sebebi de Vahdettin’in sürekli İstanbul Hükümeti aracılığıyla Atatürk’ün yapmak istediklerini baltalaması. 4)Atatürk’ün sürekli olarak mücadele içinde olduğunu hem içerde hem dışarda bir savaş verdiğini ve ne kadar zor şartlar altında Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğunu görmüş oldum. 5)Atatürk’ün her zaman kendi isteğini kabul ettirememesi. Bunun en bariz örneklerinden birinin de Atatürk’ün Meclis’in İstanbul’da kurulmasını kabul etmiş olması. 6)Sy 145’te Atatürk’ün Panturanizm fikrini uygulanamaz, başarısızlığa mahkum bir fikir olarak değerlendirmesi. Bu bilgi beni şaşırttı çünkü Atatürk’ü sahiplenen Türkçülerin Panturanizm fikrine sahip olmaları bende sanki Atatürk de Panturanizm fikrini destekliyordu intibası oluşturmuştu. 7)Atatürk’ün İstanbul Hükümeti daha fazla işleri zorlaştırmasın diye padişahlık makamına bağlılığını bildirdiğini söylemesi. Mesela burdan yola çıkarak Meclis açılışında okunan duaların, kesilen kurbanların insanların hoşnutsuzluklarını gidermek amaçlı yapıldığı ihtimali gözümde artıyor. Aynı zamanda Türk milleti zekidir söyleminin de aynı şekilde bir ulus devlet bilinci oluşturmak için söylenen bir söz olduğu sonucuna da ulaşabiliriz. 8)Atatürk’ün Şapka Kanununu modern bir görünüm yaratarak Batıyla ilişkileri geliştirmek, istenen uygarlık seviyesine ulaşmak için bir basamak olarak kullandığını anlatması. Burada kafama takılan olay şu: Bu bir zorunluluk değil de teşvik olsaydı ve hem şapkalı insanların hem de sarıklı insanların olduğu bir toplum görüntüsü daha hoşgörülü, insan haklarına daha saygılı bir görünüm vermez miydi ? Nutuk Cumhuriyet’in nasıl bir ortamda kurulduğunu, Kurtuluş Savaşının ne şartlar altında kazanıldığını, halkın ne şartlar altında örgütlendiğini, Atatürk’ün olaylara bakış açısını anlamak açısından oldukça mühim. Bu yüzden Türk Vatandaşlarının muhakkak okuması gereken bir kitap olarak öneriyorum. Keyifli okumalar dilerim.
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parola Yayınları · 201434,4bin okunma
·
62 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.