Puan vermedi·80 syf.····Okunma: 18 Ocak 2023 12:05 16. Yüzyılda Anvers’de (Belçika) geçen ve yolları tesadüfen kesişen Yahudi bir genç kızla yaşlı bir Hristiyan ressam arasındaki dostluğu anlatan öykünün arka planında Hollanda’nın İspanyol yönetimine karşı isyanı vardır. Çocukken Hristiyanların şiddet eylemlerine hedef olan ve iyi yürekli bir asker tarafından kurtarılan Esther adlı Yahudi kız, bir Katolik kilisesine asılacak dini bir tabloya (Meryem Ana) modellik eder. İsa bebeği resmetmek için de çıplak bir bebek verilir Esther'in kucağına. Bebeği görünce korku ve tinsintiyle karışık bir ruh haline girer. Çünkü Musevilikte utanma duygusu diğer dinlere göre farklılık gösterir. Özellikle de çıplak bir beden karşısında. Antik dönemde Yahudilerde çıplaklık yüz kızartıcı bir şey olarak görülürdü. Daha sonra bebekle arasında oluşan mucizevi bağ, geçmiş tüm travmalarını gün yüzüne çıkarır. Hristiyanlardan ve onların dininden ne kadar nefret ettiğini hatırlar. Ama o bebek artık hayatının yegane anlamı olmuştur onun için.
Tablo tamamlanıp kilisedeki yerini aldığında, Esther neredeyse her gün bebeği görmek için nefret ettiği Hristiyanların kilisesine gider. O sıralarda patlak veren mezhep çatışmaları (Katolik-Protestan) ile öfkeli bir grup kiliseye saldırı düzenler. Bu saldırı sırasında Esther bebeği korumak için canından olur. Ressamın kızın ölü bedenini gördüğü dakikalarda yüreğindeki inancın ışığı sönmüştü. Yetmis yıl inandığı Tanrıyı bir dakikada inkar etti. İyi kalpli güzel insanlar, Tanrı için onları böyle anlamsız bir oyunda harcayacak kadar önemsiz olabilir miydi? İlk kez bir kilisede durmuş Tanrı'dan şüphe ediyordu, çünkü onun çok büyük ve merhametli olduğuna inanmıştı hep, fakat şimdi onun yaptıklarını anlayamıyordu.
Kızın ölü dudaklarındaki mutlu gülümsemeyi fark ettiğinde sakinleşti, güzel yüreği yine tevazuyla doldu. Bu yapayalnız Yahudi kızın Meryem Ana'nın onuru için ölüme gitmesini, bu mucizeyi yaratanı sorgulayabilir miydi? Varlığını anlamadığı tanrıya isyan edebilir miydi?
#okudumbitti