Gönderi

Uzakların Şarkısı
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2023 16:15
Uzakların Şarkısı… Kitabın adı bu şekilde… İnsan etkileniyor bu tamlamadan ancak tam olarak ne anlama geldiğini anlayamıyor. Anlamak için kitabı okuması gerektiğini ise kitabı bitirdikten sonra anlıyor. Anlaşılmak ve anlaşılmamak arasında geçen bu yolculuk nasıl bitiyor, anlayamıyor. Evet, kitabım bitti. Çok sevdiğim bir arkadaşımdan hediye gelen bu yolculuğum son buldu. İstanbul’dan çıktım bir trenle, Kars’a vardım. Kars’ta Besti Nine’yi tanıdım. Aklım hala eskilerdeydi. Kış günlerinde Eylül’ü hatırladım. Hatırımdan kaybolmasın diye yazdım. Onu, onun bana hissettirdiklerini yazdım. Eylül dediysem aylardan olan değil, sevdiğim Eylül… Bir arkadaş olarak yola çıktığım ancak uğrunda ölecek kadar bağlandığım Eylül. Kimsesizler yurdunda çıktıktan sonra kendime ev olarak edindiğim Eylül. Sonra kendisini bana bağladıktan sonra kötü yollar içine düşen ve bir gün ölü olarak gördüğüm Eylül. Mezarına başına çiçekler ektiğim Eylül. Eylül de Eylül… Uzaklaşmam lazımdı İstanbul’dan. Uzaklaşıp bazı şeyleri unutmam lazımdı. Kars’a geldim. Burada kendime bir ortam kurup, hayal ettiğim hayatı yaşamaya geldim. Ve bir amacım vardı. Ortaya güzel bir roman çıkarmak… Çıkardım mı? Bu soruya birlikte cevap arayalım. Besti Nine ile tanıştıktan sonra kendimi ona çok yakın hissettim. O doğal, güzel, anlamlı birisiydi. Benim için tıpkı Anadolu’yu yansıtan birisi. Sıcacık yemekleriyle çıktığım yolda çikolatalar vererek gönlünü kazandığım birisi. Gönül kazanmak derken insanın aklına kandırmak geliyor. Hayır efendim, kandırmak falan değil. En doğal haliyle her şey… En saf sevgi. Tanıştık tanışmasına ama sanki bir şeyler oluyordu. Besti Nine benden bir şeyler saklıyor gibiydi. Ne kadar sorduysam da söylemedi. Ama bir gün beni o merak ettiğim odasına girdirdi. Odasında ne gördüm desem inanırsınız? Tahmin bile edemeyeceğiniz bir şey. Evet bir kuş, konuşan bir kuş. Tıpkı insan gibi davranan ancak görünüşte kuşa benzeyen bir şey… Sonradan öğrendim adını Zencefil’miş. Güzel, özel bir adı vardı. Bu ada özel dememin sebebini birazdan anlayacaksınız. Zencefil bana bir şeyler anlatacağını söyledi. Yıllarca aklında gizledikleri şeyleri bana anlatacaktı. Başladı anlatmaya. Neler neler anlattı bir bilseniz. O kadar güzel bir yolculuktu ki benim için. İçerisine bir kısmında dahil olduğum bir yolculuk. Geçmişi anlattı bana. Doğduğu çevreyi anlattı. Sonra Gülbadem adında bir bilim insanından bahsetti bana. Bu Gülbadem ile çıktıkları yolculuğu, İstanbul’u, İstanbul’da yaşadıklarını… Anlattığı her şey çok etkiledi beni. Sonu kavuşmak olan bir hikaye… Merhaba, yeniden ben… Kaptırdım kendimi karakter Bünyamin’in yerine koyarak. Biraz da detay verdim. Ama bu detay okumanıza engel olmasın. Çok ama çok güzel bir yolculuktu. Bu lafı çok az kitap için kullandım ben. Bu kitabı enler arasına yerleştirdim şimdiden. Bu kitabı bana hediye eden güzel arkadaşım… Sana çok ama çok teşekkür ederim. İyi ki varsın, iyi ki benimle böyle bir yolculuğu paylaştın. İyi okumalar sevgili okur… Her şey ama her şey gönlünce olsun…
1000k
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Everest Yayınları · 20174,771 okunma
·
229 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.