·80 syf.····Okunma: 20 Ocak 2023 21:24 Kitabın Kadınlara Dair bölümünde Arthur Schopenhauer kadınların erkeklerden daha düşük bir zekaya sahip olduğunu; siyaset, felsefe veya diğer konular üzerinde erkeklerin daha baskın bir kafa yapısına sahip olduğunu ve ayrıca evlenmeyen kadınları "evde kalmış kız kurusu" olarak nitelendirmesi ile geçiyor. Ve kendisi çok eşliliğin olağan bir durum olduğunu dile getiriyor ki Friedrich Nietzsche de kendisinden bu konuda ilham almış birisidir ve de temel ahlak yasalarını çekiçle yıkarken Arthur'un bu sözlerini kullanmıştır. Kitabın diğer bölümü olan Cinsel Aşkın Metafiziği ise bize cinsellik konusunda gerçekten elle tutulur bilgiler veriyor. Örneğin cinsel seçimde; yaş(18-28 yaş arası kadınların erkekler tarafından daha çok tercih edildiği), sağlık, kemik yapısı(iyi genlerin çocuğa aktarılması), tombulluk(özellikle tam gelişmiş bir göğüsün yeni doğan bir bebeğin iyi gelişiminin göstergesi olduğu) ve güzel çehrenin etkilerinden bahsediyor. Ki bence bu seçimler insanın evrimsel sürecinden özellikle de üremeye dayalı ilişkilerinden kaynaklı bir durum. Bir ara ayağın kadınlarda çekici bir unsur olduğunu ve hatta küçük ayakların onu kendisinden geçirdiğini bile dile getiriyor. Onun bu yazılarını okurken Tarantino'nun filmlerindeki ayak sahneleri gözümün önüne geldi.