Stefan zweig savaş döneminde isviçreye gitmişti. Kitap yine tıpkı onun gibi savaştan kaçmış insanları anlatıyor. Halk savaşmak istemezken diktatörler onlara bunun bir vatan görevi olduğunu söylediğinde kendini bunu yapmak zorunda gibi hissettiğini anlatan hikaye aynı zamanda itaat duygusunu büyük bir ağırlık vermiş durumda. Bu kitap stefan ın hayatından bir kesite ait ise ben onun güçlü ve toplumu savaşa sürükleyen insanlara karşı gelen kadın olarak değil ona her ne olursa olsun mecbur değilken bile teslim olan zayıf iradeli köle ruhlu adam karakterini yakıştırırdım doğrusu. Çünkü hayatına da baktığımızda yine sonu intihar ile biten ölüme teslimiyet duygusu bulunan biri olduğunu gord şahsen. Kitap aslında halkların degil diktatörlerin savaş istediğini ve bunu vatani görev algısı ile halka sunarak onları manipüle edip buna mecbur bıraktıklarını anlatıyor ve bence oldukça güzel de anlatmış. Ve beni şaşırtan şey şu oldu bugüne kadar 10dan fazla stefan zweig kitabı okudum ve hepsinin sonunda ya da içeriğinde ölüm ağır basıyordu ancak bu kadar ölüme değinen ve hatta konu olarak insan öldüren makineler konusunu işleyen kitapta ölüm olmaması. Benim için şaşırtıcı sonlu ve iyi bir üsluba sahip bir kitaptı. Tavsiye ederim.