arkadaşlar ben bu kitaba nereden geldiğini bilmediğim büyük bir önyargıyla başladım.ve yazar bana o önyargıyı öyle bir yedirtti ki..çok boş bir friends to lovers okuyacağımı düşünmüştüm.ilk sayfalardaki mesajlaşmaları ve Hannah'yla müzik zevkimizin manyak uyuştuğunu görünce ayracımı yerleştirdim,kalktım elimi yüzümü yıkadım ve okumaya başladım.
fox...FOX...ronan markov ve christian allister'dan beri seksapalitesi bu kadar yüksek bir karakter daha okumamıştım.ilgili,komik,saatlerce hareketlerini izlemekten kendinizi alamayacağınız bir karakterdi bence.ayrıca hannah'ya karşı duyduğu saygıyı kitapta açıkca belirtilmemesine rağmen hissetmek çok hoşuma gitti.bazen düşünüyorum kurgusal karakterlerden bir eş veya sevgili olarak kimi seçerdim acaba diye.fox kesinlikle listemde ilk 5'de yerini kapardı.
hannah'ya gelince,hannah gerçek olmanı o kadar çok isterdim ki...kız hem müzikle hem filmle ilgileniyor.fox ile müzik hakkında konuştukları her sahneye bayıldım.spoiler sayılır mı bilmiyorum ama hannah ile fox'un sürekli oynadığı çok tatlı bir oyun var.şu anda ne dinlemek isterdin diye soruyorlar birbirlerine ve anın getirisine göre bir şarkı seçiyorlar.bir bölümde ev sıcaklığını hissettikleri bir an yaşıyorlar.kendi kendime alt satıra geçmeden edith whiskers-home'u düşündüm.yalnız değilmişim :)
aşkı hissettim ama aile sıcaklığını daha çok hissettim sanırım bu kitapta.aile sıcaklığına duyulan özlem diyelim hatta.umarım hannah ve fox arasındaki dinamiği bir gün tadabilirim. Tessa BaileySeninle Tanışana Dek