Hepimiz birer Winston Smith değil miyiz?
10/10
·352 syf.··
2023 1. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2023 22:52
Hepimiz birer Winston Smith değil miyiz? diye söze başlasam yanlış söylemiş olmam diye düşünüyorum. Dünyayı üçe bölüp aralarında paylaşan ve üç büyük devlet olduğunu iddia eden Okyanusya, Avrasya ,Doğuasya... Baş karakterimizin yani Winston Smith'in karaktere can verdiği yer Okyanusya Devleti. Okyanusya rejiminin öne çıkan üç sloganı: "𝙎𝙖𝙫𝙖ş 𝘽𝙖𝙧ış𝙩ı𝙧 ,Ö𝙯𝙜ü𝙧𝙡ü𝙠 𝙆ö𝙡𝙚𝙡𝙞𝙠𝙩𝙞𝙧, 𝘾𝙚𝙝𝙖𝙡𝙚𝙩 𝙂üç𝙩ü𝙧" ve bu sloganların tersi de aynı anlama çıkar. "𝘽𝙖𝙧ış 𝙎𝙖𝙫𝙖ş𝙩ı𝙧 ,𝙆ö𝙡𝙚𝙡𝙞𝙠 Ö𝙯𝙜ü𝙧𝙡ü𝙠𝙩ü𝙧, 𝙂üç 𝘾𝙚𝙝𝙖𝙡𝙚𝙩𝙩𝙞𝙧"... Kendilerine Parti dedikleri, Büyük Birader tarafından yönetildikleri, İç Parti ve Dış Parti üyesi olarak konumlandıkları ve bilgisiz,cahil neden yaşadığının ve nelerin olup bittiğinden bağımsız (bilmiyor demiyorum farkında bile olmayan) yaşayan prol toplumu... Dünya geçmişten bugüne hep bir iktidar mücadelesinin yeri olmuştur. Toplumun iyiliği adına bir şey isteyenler iktidara gelince sadece kendi çıkarlarına hizmet eder olmuştur. Okyanusya...Büyük Okyanusya...Zalim Okyanusya... Winston Simit dış Parti üyesidir. Görevi partinin söylemlerinde bir yanlışlık ya da tutarsızlık varsa yazılı kaynakları, Parti'nin söylemlerine uygun olarak değiştirip, asıl olanı yok etmektir. Bunları yaparken (her insanda olması gerektiği gibi) bu durumun anlamsızlığı,mantıksızlığı zihnini kurcalamaya başlamış ve ihanet edebileceği, gerçek hayatla yüzleşebileceği bir an yakalamak istemektedir. Sonunu düşünen kahraman olamaz derler, Winston sonunun ne olacağını çok iyi biliyor olsa da korkuyor olsa da bir adım atar ve olaylar başlar. OBrien, Julia, Parsons, kitapta geçen önemli karakterler. Kimi zalim, kimi cahil ve sindirilmiş, kimi de bir an da olsa gerçek bir nefes aldıran karakterler Winston için. Başkaldıranların tümü kitaptaki tanımıyla: "𝙈𝙚𝙯𝙖𝙧𝙡𝙖𝙧ı𝙣𝙖 𝙜𝙚𝙧𝙞 𝙜ö𝙣𝙙𝙚𝙧𝙞𝙡𝙢𝙚𝙮𝙞 𝙗𝙚𝙠𝙡𝙚𝙮𝙚𝙣 𝙘𝙚𝙨𝙚𝙩𝙡𝙚𝙧𝙙𝙞. "şeklinde ifade ediliyor. Başka daha nasıl güzel anlatılabilirdi. Kitabın ilerleyen bölümlerinde, mağaradan sızan ışık gibi bir an ben de kapıldım, gerçeğin gün yüzüne bir güneş gibi çıkacağına. Bedenlere hükmedebilir ama zihinlere hükmedemezsiniz diyordu, Winston. İnkar ediyor gibi görünsek de düşüncelerimiz içimizde yeşeriyor diye düşünüyordu ve yapılan işkenceler, yıldırmalar sonucu Winston 2+2=5 eder demeye başlamıştı, gerisini siz düşünün. Eğer içinde yeşerttiğin düşünceler, kök budak salsın ve seni terk etmesini istemiyorsan içindeki o 𝙎ı𝙧𝙧ı kendinden bile saklamalısın diye düşündü Winston. Dünya iyi ve kötünün mücadelesi, ama iyi kötüyü mağlup ettiği noktada kendi de kötüye dönüşebiliyor. Neden refah sahibi bir toplum ve eşit haklara sahip insanların yaşadığı bir devlet tam anlamıyla inşa edilemiyor dersiniz? Kitabın tanımı ile cevap vereyim:" 𝙐𝙯𝙪𝙣 𝙫𝙖𝙙𝙚𝙙𝙚 𝙝𝙞𝙮𝙚𝙧𝙖𝙧ş𝙞𝙠 𝙗𝙞𝙧 𝙩𝙤𝙥𝙡𝙪𝙢 𝙖𝙣𝙘𝙖𝙠 𝙮𝙤𝙠𝙨𝙪𝙡𝙡𝙪𝙠 𝙫𝙚 𝙘𝙚𝙝𝙖𝙡𝙚𝙩 𝙨𝙖𝙮𝙚𝙨𝙞𝙣𝙙𝙚 𝙖𝙮𝙖𝙠𝙩𝙖 𝙠𝙖𝙡𝙖𝙗𝙞𝙡𝙞𝙧." Evet hep üstü isteyenler altı yoksul ve cahil bırakacaklar, orta ise hep adalet isteyip ayaklanacak ama üste çıktığı anda erdemleri unutacak. 𝙂𝙚𝙤𝙧𝙜𝙚 𝙊𝙧𝙬𝙚𝙡𝙡~1984 ,insanda derin etkiler bırakan bir kitap. Okurken bulunduğunuz toplumu ve halinizi sorgulamadan geçemiyorsunuz. Erdemli insan, erdemli aile ve nihayetinde erdemli toplum. Ama imkansıza yakın gibi görünüyor.Kim bilir belki "𝙆𝙖𝙧𝙖𝙣𝙡ığı𝙣 𝙤𝙡𝙢𝙖𝙙ığı 𝙗𝙞𝙧 𝙮𝙚𝙧𝙙𝙚 𝙗𝙪𝙡𝙪ş𝙖𝙘𝙖ğı𝙯. " 🅘🅨🅘 🅞🅚🅤🅜🅐🅛🅐🅡
İnceleme
1984George Orwell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021200,3bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.