Puan vermedi·125 syf.····Okunma: 24 Ocak 2023 17:39 Sinemaya ve tiyatroya da uyarlanmış bir roman Tersine Dünya. Kadınların ve erkeklerin yer değiştirdiği bir kurgu. Empati kurmaktan ziyade okurken “nasıl yani? Erkeklerin tüm algı ve düşüncesi cinsellikten hatta sapıklık derecesinde bir zihin yapısından mı ibaret?” diye düşünmeden edemiyorum. Zira kitapta yansıtılan her kadının biricik amacı namuslu ev erkeklerini, yeniyetme oğlan çocuklarını, emekçi çalışan erkekleri çeşitli oyunlarla yatağa atmaktan ibaret. Karakterlerin hepsi çok sığ. Okurken çok rahatsız oldum. Fakat yazar, okur neşelensin ya da iyi hissetsin diye yazmaz. Kişisel hislerimi bir kenara bırakıp yorum yapmaya çalışacağım.
Orhan Kemal, babası tarafından da şiddete uğramış ve annesinin şiddete uğradığına zaman zaman tanık olmuş. Bunun yansımasını romanlarının çoğunda görürüz. Kadın karakterlerin birçoğu romanlarında da şiddet görür. Tersine Dünya’da ise kadın-erkek yer değiştirdiği için aynı şiddet bu sefer erkeğe uygulanır. Kadın-erkek değişikliğine rağmen karakter zihniyetleri erilliğini koruyor.
Bitirim Leyla tipik ve alışılagelmiş mahalle kabadayısının kadın versiyonu olarak karşımıza çıkıyor. Üç kağıtçı, dolandırıcı, evlerden ırak bir aile anası. Bekçi ile girdiği münakaşa sonucu hapse düşer ve zamanla ailesi dağılır. Hapiste iken kocası ve oğlunun namusuyla ilgili tedirginliğini dile getiren karakter hapisten çıktıktan sonra soluğu genelevde alır. Pala bıyıklı bir tiplemeye aşık olur. Kocası ve oğlu ile olan karşılaşması ise bir pavyonda gerçekleşir. Bu karşılaşma sonrasında karakterler hayatlarının seyrine devam eder.
Orhan Kemal’in eserlerinde belirgin olan dil özelliklerini bu eserde de görmekteyiz. Hayatın içinden konuşmaları okumaktayız. Bir farkla cinsiyetçi ve eril dile yerleşmiş birçok kalıp söz, kurgunun gerektirdiği şekilde ters dönmüştür. Birkaç örnek vermek gerekirse:
Sf. 19 - Babam kocam olsun küfrü
Sf. 57- Ben senin bildiğin, uçkuruna gevşek erkeklerden değilim!
Sf. 58- Bir erkek köpek, kuyruğunu sallamazsa, kancık köpekler ardından koşmazlardı.
Sf. 65- Bu zamanda kendini bilen namuslu bir kadın, kocasını el kapısında çalıştırmaz.
Sf. 87- Havva anamızı cennetten kovduranın soyundan gelme değil misin?
Sf. 106- Elinin hamuruyla kadın işine karışma!
Bu dil kullanımına verilen örnekler elbette ki arttırılabilir fakat bu kadarı yeterli diye düşünüyorum.
Yine Orhan Kemal kitaplarının çoğunda daha önce duymadığım bir argo kelimeye ya da aşina olmadığım bir jargona denk gelebiliyorum. Bu tür durumlarda aslında seviniyorum yeni bir şey öğrendiğim için. Unutmamak amacıyla bir iki tanesini buraya eklemek istiyorum.
Metazori: Rumca kökenli bir argo kelimeymiş. Zor kullanarak, zorla anlamlarına geliyormuş.
Kayarto: Ahlaksız kimse, cahil saf kimse ya da duruma göre eşcinsel erkekler için kullanılan bir kelimeymiş. Kökenini bulamadım.
Tersine Dünya’yı okurken zaman zaman rahatsızlığım artsa da Orhan Kemal’i uzun süredir okumuyordum. Ve külliyatından bir eser daha okuduğum için mutluyum.