Hatırlayın!
Aşka ulaşmak için, kararlı davranmanızı, cesurca hareket etmenizi, tutkunuzu yitirmemenizi, iyilikten ayrılmamanızı ve ne pahasına olursa olsun özgürlüğü çiğnememenizi söylemiştim. Haksızlık etmek istemem, bu beş kelamdan dördünü yerine getirdiniz. Kararlı davrandınız, cesurca yaklaştınız, tutkunuzu yitirmediniz, iyi gençler oldunuz, zaten bu yüzden de beni kendinize inandırdınız ama özgürlük olmadan öteki dört kelamın hiçbir anlamı yok. Onların dördü de beşinci kelam için yaratılmıştır. Özgürlük yoksa kararlılık felaketle sonuçlanır, özgürlük yoksa cesaret zulmün kapısını açar; özgürlük yoksa tutku büyük bir zindana dönüşür; özgürlük yoksa iyilik en korkunç kötülükleri uyandırır. Siz aşkı hükmedilecek bir ülke zannettiniz, sevgiliyi ise bir savaş ganimeti. Oysa aşkın bunlarla yoktur. Sevmek için insanın hür olması gerekir, anlayın artık, özgürlük yoksa aşk da yoktur. Beşinize bir tek sevgili gönderdim ki asıl seçicinin kadın olduğunu öğrenin diye. Çünkü kadın istemezse, birleşme olmaz. Kadın özgür olmazsa aşk yaşanamaz. Rüyanızda hepinize bir kent gösterdim ki onu gerçek kılın, bire bir aynısını kurun ve adını koyun diye. İstedim ki, aşk için gösterdiğiniz kararlılık, cesaret, tutku, iyilik ve özgürlük isteği, bütün insanlığa misal olsun. İstedim ki insanlık artık sevmeyi becersin. Evet, siz o kenti kurdunuz ama bütün kapılarını kapattınız, onu bir Aşk Zindanı'na çevirdiniz. O zindanın duvarlarının arasına hayatta en çok sevdiğiniz, en çok emek verdiğiniz, uğruna saltanatınızdan vazgeçtiğiniz, ölümü göze aldığınız insanı kapatmak istediniz. Bu nasıl bir acımasızlıktır, bu nasıl bir adaletsizliktir, bu nasıl bir aptallıktır. Evet, aptalsınız çünkü o sevgiliyle birlikte kendinizi de zindana kapattığınızın farkında değilsiniz.
Edebiyat-Düşünce
·1 alıntı·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.