Puan vermedi·100 syf.····Okunma: 27 Ocak 2023 23:26 2030 yılına geldiğimizde dünyanın başı en çok hangi hastalıkla dertte olacak dersiniz ? Birleşmiş Milletler'e göre , bir sürpriz olmazsa , " depresyon " la ... Modern insanı esir alan bu çökkünlük haline karşı hap reçete etmeye alternatif yollar da arayan tıp bilimi , çareyi en eski dostumuzda ; doğada buluyor . Japonların " shinrin - yoku " dediği " orman banyosu " , 1980'lerden bu yana Japon ulusal sağlık sisteminin bir parçası . Japon doktorlar , kimi vakalarda hastalarına ormanda yürüyüp kendilerini tamamıyla doğaya ve yeşile bırakmalarını salık veriyor . Finlandiya ise bir ayda doğada geçirilmesi gereken " minimum doz'u belirlemiş : Beş saat ... Yüzde 75'i orman kaplı bir ülkede yaşasalar da , zor hedefler koymuyor Finler . " Bir parkta 15 dakika yürümek bile enerjinizi ve canlılığınızı artırır ... " Evden çıkmak , bir park , bir ağaçlık ya da belki bir su kenarı bulmak , yürümek ve dikkatimizi doğanın seslerine , renklerine , etrafımızı saran varlığına vermek ... Ne planlama , ne ekipman , ne adım hedefi , ne kalori hesabı ... Hiçbiri olmadan . İskoçya'nın Shetland Adaları'nda doktorlar diyor ki " yeter ki doğada olun ve başıboş dolaşın ... " ABD ve Kanada'da bazı eyaletler , " doğa " reçete edilen hastalara , milli parklara ücretsiz giriş hakkı veriyor . Bu konuda azimliler çünkü doğa sadece ruh sağlığına iyi gelmiyor ; bizi harekete geçirerek stres ve tansiyon seviyemizi düşürüyor , kalp hastalıkları , diyabet ve obeziteye karşı güçlendiriyor . Doğada karşılaştığımız mikroplar bile bağışıklık sistemimizi sağlamlaştırıyor . Tabiatla bu istikrarlı ilişki , genellikle daha iyi uyku ve ona eşlik eden daha iyi bir ruh hali getiriyor . Kanada'da yapılan bir araştırma , bir şehrin her yapı adasına sadece 10 ağaç eklemenin , o bölgedeki " sağlık ve mutluluk algısını artırdığını ve semt sakinlerine kendilerini " daha genç hissettirdiğini ortaya koyuyor mesela . Bir yeni yıl etkinliği olarak , yaprak dökmüş çların kendine has güzelliğini incelemek ... İlk insanlar mağaralarda yaşıyor , hayatlarının büyük kısmını açık havada geçiriyorlardı . Modern insan ise çoğunlukla kapalı alanlarda , dijital ekranlara bakarak yaşıyor . Doğanın bir parçası olduğumuzu unutmuş gibiyiz . İşte bu yüzden , belki de yeni yılda yapacağımız ilk anlamlı eylem , betonarme mağaralarımızdan çıkmak , yaprakları dökülmüş bir ağacın kendine has güzelliğini seyretmek , kış rüzgârlarını yüzümüzde hissetmek ve yürümek olmalı .