2666'yı okuma serüvenim, tabiki spoiler içerir!
Puan vermedi·1192 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2023 00:00
Unutkan bir okur olarak bu kitabı şöyle hatırlayacağım: 29. yaşıma basmadan önce geçirdiğim o son hafta, 2666! Temel ihtiyaçlarım dışında yaptığım tek anlamlı şey okumaktı. Sadece okudum. 1200 sayfaydı, taşınması zordu, araya başka kitaplar alan biri de değilim peki ne zaman okuyacaktım? Yarıyıl tatilinde köye kapanmak, sırf Bolano için değer.... Başlarda kitabı tutmak büyük problem, 5 kitap şeklinde neden basılmadı, küçük ayrıntılar için bu işkenceye değer mi gibi sorular sorsam da, şimdi evet bir bütün olarak daha farklı basılamazdı diyebiliyorum. 2666 matruşka bebekler gibi çok katmanlı ilerliyor. Her bölümün içinde yeni karakterler ve kendi hikayeleri de cabası. İlk bölümümüz olan eleştirmenler bölümü kavak yelleri tadında ilerlese de bu kısımda benim için kritik bir bölüm vardır ki, Pakistanlı taksiciyi döven akademisyenlerin o an ve sonrası için ruh hallerini başarılı bir şekilde betimliyor olmasıydı. İkinci bölümümüz ilk bölümden tanıdığımız bir karakterin hikayesidir, sekizgen çizmeyi bilmeyenlerle arkadaş olmamak gerek, Üçüncü bölümümüz ilk iki bölümden tanıdığımız karakterimizin kızı etrafında döner. Çiftlik evine giderken kafamda KAYIP OTOBAN film sahnesi ve fonda Rammstein geçti bi :) Dördüncü bölüm en sevdiğim bölüm. Tüm kitabın ortak paydası olan kadın cinayetlerinin işlendiği bölüm... Okurken feminist bir kadın olarak öfkelendiğim, her cinayetin hala işleniyor olmasının canımı yaktığı bölüm. Seri katili arıyoruz sadece ama katillerin babalarımız, eşlerimiz, çocuklarmız, sevgililerimiz gerçeğinden kopuyoruz. Katiller yakalansa da kadın soykırımı devam ediyor. Üstelik devam etmemesi için hiçbir neden yok. Kapanan dosyalar, çalınan belgeler, kaybolan kanıtlar, polisin umarsız tavırları, üstelik bu bölümde polislerin kedni aralarında yaptığı "cinsiyetçi şakalar" vardır ki, her birinin zaten potansiyel bir tecavüzcü, katil olduğunu yeterince gösterir. Bölümün benim için eşiği ise gazetecinin yattığı seks işçisi ile diyaloğu, öldürülenler sadece seks işçileri değil, fabrika işçisi kadılardır. Hikayelerindeki ortak noktalar tecavüze uğrayıp öldürülüyor olmaları değildir sadece YOKSUL olmalarıdır.Bu bölümü belkide medyum kadının sözleri ile bitirmek gerekir: Nedir bu korkunç duyarsızlık, bu korkunç karanlık! Gelelim son bölüme kitabın başından beri merak ettiğimiz nobel ödülü için adı anılan yazarın kim olduğunu öğreneceğimiz kısım olacak. Ama Bolano bu hemen kim olduğunu söyler mi? Batı Cephesi'nde bir Nazi askerini takip ederiz, sonra Sovyet bozguna uğrarız derken bir anda Sovyet bir yazarın hayatı karşımıza çıkar, daha sonra kendimizi çarmıha gerilmiş bir generali izlerken buluruz, bazen okyanus geçeriz, daktilodan bilgisayara geçme süresine kadar tesadüfler, farklı yaşamlar, ordan buradan karşımıza çıkan karakterlerin hikayeleri ile dünyayı, edebiyatı, aşkı, cinselliği, savaşı hissederiz. Son olarak biz senden razıyız Roberto Bolano abim, sen de yattığın yerde iyisindir umarım.
2666Roberto Bolano · Can Yayınları · 2021386 okunma
·
169 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.