-Kitaba başladıktan sonra derin bir taziplikle devam ettim, ve her okuyuş tat bırakıyordu.
Kitabı okudukça sıhhati yerinde olan vücudumun her birimine şükür ediyordum, empati yapmak bile acıyı hissetiriyordu bilhassa o durumda olmak ne yüce çaresizliktir. Yazarın dediği gibi midir? “Halbuki mesele çok basit: insan hastalanır ve ölür.” Sözün esiri olabilmek kolay değildi. Kitaplar arasındaki seyahate devam ederken sürekli bir hüzün ile ilerliyordu, adam’ın hastalığı yetmezmiş gibi aşık oluyor ve daha da sarsılır hale geliyor! ne acı…
-“Bana tâbi olmayan binlerce hayaller ve hatıralar, şiddetli bir anafor içinde savruluyorlar.”(sf.45)
Kitapta geçen ufak bir bağlantılı sözle bırakıyorum, umarım okur ve Tedai ile hayatımızda etkisi olur…
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu