Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 03 Ocak 2023 00:59 Sonunun baştan belli olduğu bir roman...
'Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak için sabah saat 5.30'da kalkmıştı.' kitabımız böyle başlıyor ve cinayetin sebepleri anlatılıyor. Aslında namus davası uğruna ölen bir karakter Santiago Nasar ama ben romanda üzerine vurgu yapılmak istenen konunun "namus davası" olduğunu düşünmüyorum. Elbette tüm hikaye bunun üzerinden şekilleniyor fakat yazarın bir mesajı varsa o kesinlikle bu değil. Namus davası, ilk sayfadan son sayfaya kadar cinayetin işlenme nedeni olarak varlığını koruyor ama sadece neden olarak var orada. Yüzeysel olarak var yani, cinayetin nedeni hırsızlık da olabilirdi, kan davası da olabilirdi, toprak kavgası da olabilirdi. Kitaptaki namus davası, bu saydığım ve istersem sonsuza uzatabileceğim nedenlerden biri olarak olay örgüsünün içinde yer alıyor. Ötesinde bir anlam derinliğine sahip değil. Kitap boyunca da irdelenmiyor zaten bu konu. Santiago Nasar ölüyor, kitap bitiyor fakat biz hala bilmiyoruz Santiago Nasar'la Angela Vicario arasında bir şey yaşandı mı yaşanmadı mı? Pedro ve Pablo Vicario, kitap boyunca pek çok kez dile getiriyorlar Santiago Nasar'ı öldüreceklerini. Karşılaştıkları herkese bundan bahsediyorlar. Kasaba küçük ve herkes birbirini tanıyor. Santiago Nasar'ın öldürüleceğini öğrenen, bundan başkasına da bahsediyor ve neredeyse herkes duyuyor, biliyor bunu. Sadece Santiago Nasar öldürülmeden biraz önce öğreniyor gerçeği. Santiago Nasar ne zaman öğrenecek başına gelecekleri diye okuduğumuz kitap, Santiago Nasar'ın başına gelecekleri öğrendiği an bitiyor kısaca. Bence yazarın da asıl cevap aradığı nokta burası. Nasıl oluyor da herkesin bildiğini, ilk bilmesi gereken en son öğreniyor? Kasaba, Santiago Nasar'ı neden uyarmıyor? Ellerinden bıçakları alınmasına rağmen tekrar bıçak bulan, oturdukları dükkanda herkesin gözlerinin içine bakarak Santiago Nasar'ı öldürmeyi bekleyen Vicario kardeşlere neden kimse engel olmuyor? Ölüm nasıl böyle göz göre göre geliyor?
Burada, "bunun sebebi halkın namus olayına bakışı işte" denilebilir. "kasaba bundan dolayı sesini çıkarmıyor" diye düşünülebilir ama hikayenin geneli ele alındığında bu çok sığ kalıyor. Belki de öyle fakat ben yakıştıramıyorum bunu bu romana.
Bu kitabın en saf özeti sadece "namus" özelinde değil, tüm vakıaları kapsayan bir biçimde, "suçu toplum hazırlar, suçlu işler" sözüdür ve aklımızın erdiği en büyük hakikat olan ölüm, anlamlı ya da anlamsız yolunu yaparak gelir.