·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Ocak 2023 18:32 Yaşadığı ruhsal bunalımdan kurtulma çabasıyla şehri terkeden Werther nereden bilebilirdi ki yerleştiği yerde nişanlı Lotte'ye aşık olup Lotte'nin evlenip kendisinin de daha büyük ızdırap çekeceğini.Burada Werther'ı ahlaksızlıkla suçlayan okurları gördü bu gözler.Demek ki öyle güçlü tasvir edilmiş ki duygular yazar tarafından.Bir çok insan Werther'a düşman olmuş.Oysa dönemini ve çevresini,hatta bu duyguları yazarın bize aktarıp aktaramadığıyla ilgilenmeliyiz.Şahsen ben karakteri ve yazarı yargılamadan okumadan yanayım.Tabi bunda Werther'ın yazdığı mektupları derleyen ve hislerine tercüman olan çevirmenin bizlere yazmış olduğu dipnotların da büyük rolü var.
Ayrıca eserde Werther'ın insanlığı da anlamakta zorlandığını görüyoruz.Etrafında dönen kirli oyunlar, dedikodular,insanların taş kalpleri... Dünya gerçekten hassas kalpler için bir cehennem.
Neydi Werther'ı o bile bile dayanılmaz hislerinin verdiği acının ve melankolinin uçurumuna sürükleyen peki?
Lotte'nin beni de derinden yaralayan şu sözleri:
"Ah Werther, elinizin değdiği her şeye karşı bu kadar hiddetli yaklaşan, karşı konulamaz bir tutkuyla bağlanan biri olmak zorunda mıydınız?"
Üzüntü ve keder Werther'ın yüreğinin giderek daha da derinlerine kök salmıştı. Zamanla zihninin dengesi bozulmuş, yüreğindeki endişeler onu doğrudan uzaklaştırmış, geriye tükenmişlikten başka bir şey kalmamıştı. Ve tüm bunların sonucu olarak beklediğimiz o korkunç son...
Masasının üzerinde içtiği şaraptan bir kadeh ve 'Emilia Galotti' ondan geriye kalan.
Emilia Galotti adlı eserde de Emilia kendine aşık olan bir prens yüzünden yozlaşmaktansa ölmeyi tercih ediyormuş.Tıpkı Werther gibi.