Puan vermedi·48 syf.····Okunma: 29 Ocak 2023 15:52 Muallim Naci'nin 8 yaşına kadar olan hayatını kalem aldığı kitabını tek oturuşta bitirdim. Usta betimlemeleri sayesinde o anıların içine girdim ve İstanbul'un 1890 yıllarındaki sokaklarında yürüdüm.
1) Bu kitabı okuyup da benim gibi "Acaba ben de mi çocukluğumu yazsam?" düşüncesini siz de düşündünüz mü?
Aslında ben bir süredir yazmayı düşünüyordum. Biliyorum ki kişi öldükten sonra arkasında bıraktıkları çok değerli. Hele ölen kişi edebiyat ile ilgileniyorsa...Birkaç şiirini okuyup onun o an hissettiği hisleri hissedip mutlu bir tebessüme karışan hızlı göz yaşları yaşanılmaya değer bir anı olarak kalıyor.
Nereden mi biliyorum?
Yaşadım.
Yakın zamanda dedem öldü. Bıraktığı yazıları ve eşyaları çok özel. O yüzden ben de yazmaya karar verdim.
---------------------------------------------------------------------------
2) "Makbule'yi seviyormuşum."
Şu cümledeki çaresizliği hissettiniz mi? Bilmiyorum, belki de bir tek bana öyle gelmiştir. Ben büyük bir çaresizlik, üzüntü, pişmanlık, buruk bir mutluluk sezdim.
Aşk... Aşık olmak... Ne garip bir ne büyülü bir olay bu yahu.
Bir insanla yıllardır arkadaşsınız veya belki birlikte büyüdünüz. Yıllar geçiyor, yaşlanıyorsunuz ve bu insana aşık olduğunuzu fark ediyorsunuz. Bu ne tarifsiz bir pişmanlık olmalı.
Bilmiyorum... Şimdiki zamana odaklanmamaktan mı oluyor acaba bu? Garip, çok garip. Annemin 2 yakın arkadaşının yıllar sonra birbirine aşık olup evlendiğini duyduğumda ne kadar şaşırdığımı hatırlıyorum. Bu cümleyi okumak bana o anı hatırlattı.
---------------------------------------------------------------------------
2) Kitapta en çok etkilendiğim kısım yazarın babasını anlatış şekliydi. Şanslıymış.
Belli ki Ömer öyle bir baba ve anne tarafından büyütüldüğü için çok kibar, dindar, kültürlü, ailesine bağlı, düşünceli...
Aileleri tarafından iyi ve bilinçli şekilde yetiştirilmiş insanların kişisel kimliklerini daha iyi yakalayabildiklerine inanıyorum. Ne şanslılar...
------------------------------------------------------------------------
3) Kitapta ilgimi çeken diğer kısım ise Hocaların çocukları falakaya yatırmasıdır.
"Neden?"
"Çünkü başka türlü iflah olmuyorlar."
Gerçekten mi?
Cidden kötü şartlarmış.
------------------------------------------------------------------------
Ömer'in çocukluğunu okumak bana yeni adımlar atmam için ilham oldu.
Teşekkürler Muallim Bey.