Shakespeare okumaya, salt kendi düşüncelerimle okumak adına hiçbir ön okuma yapmadan Macbeth ile başladım. İlk sahneden cadıların girmesi beni şaşırtmıştı, doğaüstü varlıkların olmasını beklemiyordum. Okurken, cadı gibi doğaüstü varlık ekleyerek gerçekten kopukluk yaratmadan bu tragedyayı işlese daha iyi olurdu, düşüncesi vardı. Ama oyunun geneline baktığımızda cadıların önemli bir yeri var. Cadıların Macbeth'e kral olacağını bildirmeleriyle, öncesinde diğer karakterlerin övgüyle bahsettiği bir kişiliği olan Macbeth'in, içindeki hırs ve istekler gün yüzüne çıkar. İradesi ve taht ihtirası arasında psikolojik bir mücadele gerçekleşir. Lady Macbeth'in mücadelesi ise kıvılcımın yangına dönüşmesine neden olur ve kralı öldürür ve daha sonra nicelerini. Kötü başlayan şeyler kötülüklerle güçlendi Macbeth'in deyişiyle ve kan içinde ilerlerken o kadar çok açıldı ki artık dönmesi öbür yana ulaşması kadar zor oldu.
Macbeth oyunun başında, Lady Macbeth tarafında şu şekilde anlatılır: "Ama kişiliğinden korkuyorum: En kestirme yolu tutamayacak kadar insanlık sütüyle beslenmişsin. Yükselmek istiyorsun, içinde tutku yok değil ama onunla birlikte bulunması gereken kötülük eksik. Gönlünün çektiği yüksekliğe günah işlemeden erişmek istiyorsun; sahtekarlık yapmak istemiyorsun ama hakkın olmayan yere de sahip olmak istiyorsun." Oysa kitabın sonunda Macbeth, taht hırsı yüzünden tamamıyla kötülüğün esiri olmuştur ve kendisi için şöyle der: "Kanlı düşüncelerime yoldaş olan kötülük beni artık hiç ürpertmiyor."
Macbeth ve Lady Macbeth istediklerini ele geçirdiklerinde asla tam mutluluğa erişemediler. Çünkü Lady Macbeth'in dediği gibi: "İstediklerimize eriştiğimizde gönül rahatlığıyla bir sevinç duyamıyorsak hiçbir şey kazanılmamış, her şey yitirilmiş demektir."
Belki Macbeth kehaneti öğrenmeseydi, bilinçdışında saklanan hırsları tarafından ele geçirilmezdi ve belki de gönül rahatlığıyla elde edilmiş bir mutluluğa erişebilirdi. Ama insanın istek ve kazanma arzusu karşısında iradesinin nasıl zayıf olabildiğini ve kötülüğe başvuran birinin nasıl bu yolda sürüklendiğini gördük. Ve salt kötü olanların iradesi yenik düşmüyor hırsa, Macbeth gibi aslında iyi tarafta olanları da ele geçirebiliyor ihtiras.
Ben de genel eleştirilere katılıyorum, oyunda aceleye getirilmiş bir hava var. Son perdede en azından Macbeth ve Macduff arasında daha ince işlenmiş bir gerilim olmasını çok isterdim.