·169 syf.····Okunma: 02 Şubat 2023 15:04 Şiirde ne kadar başarılıysa romanda o kadar tartışılır.
Roman yazımına geç balayan Nazım'ın yıllarca hapislerde ve yurtdışında kalmak zorunda kaldığını da düşünürsek kariyerinin ilerleyen yıllarında Türkçe'ye hakimiyetinin de sarsılmasının sebebini anlayabiliriz.
Hapisler ve sürgün yılları öfkesini ve politik tutumunu daha da körüklediğinden şiirleri de eski özgünlüğünden slogan şiirlere dönüştü.
Yaşmak Güzel Şey Be Kardeşim'e gelecek olursak;
Roman türündeki eserini ise ne yazık ki şiirleri kadar beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Neredeyse tamamı politik bir roman. Politik olması romanı kötü yapmaz elbette.
İzmir-Rusya-ikiliminde geçen romanda gizli illegal tkp ile ilgili örgütlenme ve tevkifatlar üzerine yoğunlaşılmış.
Kuduz olma ihtimali olan bir köpek tarafından ısırılan ve aynı zamanda da aranan Ahmet yoldaşı İsmail'in kulübesinde saklanır ve kulebeye kuduzun emarelerini takip etmek için kapıya çentik atarak kudurmayı bekler. Bu süreçte pasaj pasaj geçmişe gider geçmişteki hatırlara işgal istanbulun'a önce Anadolu'ya sonra Rusya'ya geçişe rusyadaki devrime üniversite yıllarına uzanır.
Kulübede kaldığı ismail hakkında da uzun bölümler var hapishane ve gördüğü işkenceler gibi . Romanda geçen karakterler illegal tkp ile ilişikli gerçek kişilerdir. İsmail mesela laz ismail- ismail bilen'dir.
Bütünlük ve pasajların kopukluğu gibi olumsuz yönleri ile neredeyse tamamı slogan bir özellik taşıması eksi yazılabilir. Nedense yarım kalmış bir roman hissiyatı uyandırmıyor değil. Ölümünden hemen önce yayınlanması tam manasıyla bitirilemeden mi yayınlandı dedirtiyor.