Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim (Romanlar 3)Nazım Hikmet Ran

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.165
Gösterim
Adı:
Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim
Alt başlık:
Romanlar 3
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
169
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750804465
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Nâzım Hikmet'in sayısı sadece dört olan romanları yaratıcı çalışmaları içinde daha sınırlı sayıda olsa da, yazarı bütüncül olarak tanımak için vazgeçilmez bir okuma oluşturuyor. Genelde Nâzım Hikmet'in bireye, topluma, olaylara ve olgulara "tarihsel diyalektik" açıdan bakışını veren bu romanlar, aynı zamanda, özellikle Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim'de gizli bir otobiyografi niteliği de taşıyor. "Nâzım Hikmet Külliyatı" bu romanlarsız düşünülemez...
Nazım Hikmet Ran'ın okuduğum ilk romanı.Romana bir tedirginlik ile başladım açıkçası.İşin ucunda o güzel şiirleriyle tanıdığım Nazım'ın roman yazarlığında aynı başarıyı gösterip gösteremeyeceğini öğrenmek vardı.Şu an dönüp baktığımda rahatlıkla söyleye bilirim ki yersiz bir tedirginlikmiş bu,gayet başarılı bir kitap olmuş.
Romana başladığımda Nazım'ın bir kaç farklı karakteri ve zaman dilimini romanda peş peşe sıralamasından,konudan konuya,karakterden karaktere ansızın geçmesinden dolayı kitabın anlatım tarzına alışmak biraz sürse de karakterleri tanıdıkça kitabın bu yönü akıcılığı etkilememeye başladı diyebilirim.
Romanımızın hikayesi Nazım Hikmet'in bu güne kadar şiirlerinde konu edindiklerinden çokta farklı değil tahmin edebileceğiniz gibi. Başka bir dünyanın özlemini çeken Anadolu insanlarından bir kaçını,hikayelerini, bu özlemlerinin sırtlarına yüklediği yükü,işkenceleri,ölümleri,kaçak hayatları konu alıyor kitabımız. Mustafa Suphi'lerin 15'lerin kitapta anılması,akıbetlerinin anlatılması kitabı daha doyurucu hale getirmiş de diyebilirim.Okuyun,okutunuz diyebileceğim bir kitap.
"Nazım Hikmet Külliyatı" bu romansız düşünülemez.

Kitabın başlarında her ne kadar bir konudan bir diğer konuya, karakterden karaktere ansızın geçmesi bütünlüğü anlamamda kargaşalık yarattığını düşündürse de okumaya devam ettikçe sürükleyiciliği arttı ve anlam kargaşamı yok etti.

içerik olarak;
Osmanlı'nın son yıllarını, savaş yıllarındaki Anadolu'ya geçişlerin zorluğunu, TBMM'nin kuruluş yıllarını konu almasının yanında Nazım'ın vatan severliğini gözler önüne seriyor.
Ana karakter olan Ahmet'i bir bakmışsınız İzmir de , SSCB de, Ankara da , Anadolu da bir de bakmışsınız hop İstanbul da görüyorsunuz.
Karakter(Ahmet,İsmail,Anuşka,Neriman,Marusa,Kerim,Ziya,
Sİ-YA-U) anlatımı size o an yanlarındaymış gibi ve karakterlerle yaşıyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Bu hissi yaşatması "Nazım Hikmet Ran" ustalığı..

Şunları söylemeden de geçemeyeceğim ;
o zorlu yıllarda içeriye düşen İsmail ve nice İsmaillere yapılan işkenceleri düşündükçe insanın içi parçalanıyor hatta Kerim'in işkencelere dayanamayıp çıldırması son damla oluyor.

Nazım Hikmet Ran ne güzel bir adamsın ..
" Hangi limana gider bu yüz direkli gemi "
" Yaşamak güzel şey be kardeşim " yaşayın,yaşatın, okuyun, okutun...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.103 Oy)17.491 beğeni39.509 okunma2.118 alıntı165.425 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.857 Oy)8.145 beğeni26.025 okunma627 alıntı126.706 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.004 Oy)12.476 beğeni31.756 okunma2.794 alıntı132.556 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.596 Oy)4.945 beğeni15.748 okunma821 alıntı54.363 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.972 Oy)8.365 beğeni23.238 okunma1.135 alıntı112.902 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.470 Oy)8.423 beğeni22.850 okunma1.455 alıntı105.630 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.228 Oy)8.148 beğeni23.986 okunma1.898 alıntı102.483 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.062 Oy)7.330 beğeni19.838 okunma3.224 alıntı116.623 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.826 Oy)7.366 beğeni20.628 okunma687 alıntı79.723 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.255 Oy)5.361 beğeni18.152 okunma687 alıntı92.285 gösterim
İzmir'de küçük bir balıkçı kulübesinde Ahmet'in kuduz nöbetinde yaşadıklarını okurken bir anda Sscb'de Anuşka'yla sonra İsmail'in anadoludaki karakolda yaşadığı işkencelere üzülürken buluyorsunuz kendinizi . Nazım Hikmet şiirsel bir dille kendi hayatından da kesitler vererek Osmanlının son yıllarını ,kurtuluş savaşında anadoluya geçişini ,Ankara hükümetinde o zaman gerçekleşen olayları ,Sscb'ye geçişini, Lenin öldüğünde nöbet tutuşunu, Anuşka ve Si-ya-u'yla olan arkadaşlığını ve daha birçok şeyi çok güzel anlatıyor . Kitap boyunca Ahmet İsmail Kerim Anuşka Si-ya-u başta olmak üzere bütün karakterler çok güzel işlenmiş ve ve hepsine çok yakın hissediyor insan kendini . Özellikle Nazım Hikmet severlerin ve Tbmm'nin kuruluş yılları hakkında meraklı olanların çok beğenerek okuyacağı bir kitap
Nazım Hikmeti oldum olası sevmişimdir.Okuduğum ilk romanıydı ve tavsiye edeceğim kitaplardandı.Zamanlar ve mekanlar arasındaki geçişinde hiç kafa karıştırmamakla beraber sizi dünyadan dünyaya sürüklüyor.
Nazım'ı nelerin Nazım yaptığını anlamak.Nasır'ın serbestliğinde muazzam kalemi ile oluşturduğu bu insanı içine çeken romanı okumamak çöldeki tanrı'nın lütfu olan vahaları bulupta içmemek ile eşdeğerdir.
Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, Nâzım Hikmet'in bir romanıdır. 1962 yılında yazılan kitap, Türkiye'de 1966'da basıldı. Kitabın ana kahramanı Ahmet'in, İstanbul, Anadolu ve Sovyetler Birliği'nde Rusya'da geçen hikâyesini anlatmaktadır
Daha çok şiirleri ve çevirileriyle bildiğimiz Nazım Hikmet’in bu kitabı, ana karakterin nezdinde bize kendi hayatına dair ufak bilgiler veriyor.

42 günlük kuduz nöbet süresi ve Bolşevik devrimi çerçevesinde gelişen hayatının farklı dönemlerini bize kitap içinde sunan yazar, bunu bilinenin aksine sırasıyla değil olaydan olaya atlayarak karışık bir şekilde ele alıyor.. Satırları okurken, Rusya’da bir meydanda sarhoş dolaşırken birden İzmir’de kırık dökük bir kulübenin içinde oluyorsunuz, oradan da Batum’a kaçan bir teknenin içinde. Kitabı bitirdiğiniz zaman bu olayların hepsinin birbirini tamamladığı görmek, Nazım Hikmet’in edebiyatımızda neden bu kadar değer gördüğünü bizlere gösteriyor. Ek olarak kitabın diğer karakterleri ise yazarın hayatının bir döneminde mutlaka var olmuş, onda bir şeyler bırakmış kişiler. Aşkı ile Nazım'ı etkileyen Anuşka, yazara saklanmasında yardımcı olan İsmail, Rusya’daki Çinli oda arkadaşı si-ya-u...

Son olarak tabii ki de yazarın siyasal olaylar karşısındaki muhalif tutumunu unutmamak gerekiyor. Hepsini bir araya getirdiğinizde de ortaya “Yaşamak Güzel Şey be Kardeşim” gibi bir eser çıkıyor.

Bu arada kitabın ismi ise iki sevgilinin birbirlerine söylediği her cümlenin sonunda “kardeşim” demelerinden geliyor.
Şair bir adam, şiir gibi bir roman...

Nazım Hikmet, yaşadığımız zaman diliminde fazlasıyla revaç bulan şairlerimizden biri. Genellikle Instagram kızlarımızın gönderilerinin açıklamaları da dahil olmak üzere olur olmadık her yerde gördüğümüz dizeleri sayesinde tanıdığımız(!) Nazım Hikmet gördüğümüzün, duyduğumuzun ve bize anlatılanların ötesinde bir adam. Nazım Hikmet sadece Vera, Münevver ya da Piraye'den ibaret değil; toplumu ve vatanını düşünen bir memleket sevdalısı.

Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, Nazım Hikmet'in otobiyografisi niteliğinde, Nazım Hikmet'i ciddi anlamda tanımak için de okunabilecek en samimi ve doğru olduğuna inandığım bir kaynak.

Ana hatlarıyla incelediğimiz zaman Nazım Hikmet'in şairliğini, her bir cümledeki yaşanmışlığı ve samimiyeti iliklerimize kadar hissetmemiz mümkün. Şiirmişçesine yazılan bu romanda olayları aktarırken ses ahengini yakalamış olması Nazım Hikmet'in ne büyük bir şair ve de yazar olduğunun göstergesidir. Kullanılan anlatım biçimi ise oldukça tuhaf. Baş kahramanımız Ahmet olayların kimi yerinde anlatıcı olurken kimi yerinde ise olaylar üçüncü bir kişi ağzından anlatılıyor. İlk başlarda anlamakta zorluk çekmeniz ve kafanızın karışması muhtemel; ancak kısa sürede bu tuhaf anlatım biçimine alışıyorsunuz ve kitap tam anlamıyla akıp gidiyor. Ayrıca olaylar aktarılırken zaman içinde zikzaklar çiziyor, Nazım Hikmet ile birlikte oradan oraya savruluyorsunuz.

Okumak güzel şey be kardeşim!
İçerik açıdan incelemek gerekirse anlatılanların gerçek olduğu, bir zamanlar insanların bunları yaşadığı düşüncesi okurken insanın içini cız ettiriyor. Üslup açısından bakacak olursak anlatıcı sürekli değiştiği için olayları takip etmesi biraz zor oluyor. Bütünüyle ele alırsak "YAŞAMAK GÜZEL ŞEY BE KARDEŞİM" dedirtiyor insana...
Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, Nazım Hikmet'in üç romanından birisi. Vefatından bir yıl kadar önce yazmış bu romanı. Şairin hayatını bilenler de rahatlıkla görecektir ki roman epeyce otobiyografik çizgiler taşıyor. Aslında bu çok normal bir durum çünkü Nazım, öncelikle bir şair, bir romancı değil. Doğrusu romana başlarken ön yargılıydım. Yani, şairliğini iyi bildiğimiz Nazım'ın nesirde, hele de bir roman kurmada ne kadar başarılı olabileceğini merak ediyordum. Umduğumdan başarılı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Elbette usta bir romancı değil Nazım.
Romanda Ahmet, İsmail ve Kerim adlı komünist gençlerin yaşadıkları anlatılıyor. Batum, Moskova, İstanbul ve Anadolu'daki bu yaşanmışlıkları farklı zamanlara gidip gelerek yapıyor. Nazım Hikmet, tepeden tırnağa bir komünist. Bunu tartışmak yersiz. Ancak roman karakterlerinin bu kesin bağlanmaya karşın halan Asyalı bir tarafları var ve komünist bir Türkiye hasreti de. Romandaki tiplemeler Nazım'ın dünya görüşüne çok uygun. Polis, Suphi'yi vuranlar, nezaretteki sakallı hacı(!) vs. Şaire ilgi duyanlara tavsiye ederim.
Ne yazmalı, nasıl yazmalı şimdi Nâzım? Heybemden, yüreğimden arttırıp da ne dökmeli satırlara, sen söyle? Sahi, var mı lûgatta böylesi bir güzelliği tarif edebilecek bir sözcük? Ah Nâzım, ah! Şiir gibi gelip, şiir gibi geçtin bu dünyadan ve kim bilir kaç ömre dokundun yüreğinden kopup gelenlerin ırmak misali aktığı kaleminin ucundan...
Yaşamak diyorsun ya hani, hakikatten güzel şey! Senin gelip geçtiğin bu dünyada, senden kalanlarla, yüreğinin dokunduklarıyla yaşamak güzel şey be Nâzım; hasretin, sevdanın, umudun, emeğin türküsünü söylemek, sıcacık bir ekmeği ve şiiri bölüşmek güzel şey...

Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim birçok okurun Nâzım'ın kaleminden düzyazının o muzzam hazzını tattığı ilk eser olma özelliğini taşır. Ne İlginçtir ki tüm sokakları denize çıkan yerler misali tüm satırları Nâzım'a çıkan bir tercihtir bu; bilerek veya bilmeyerek yüreğinin sokaklarını Nâzım'ın gözlerinin mavisine aralamaktır. Ahmet,İsmail, Kerim, Sİ-YA-HU, Anuşka ve daha niceleri ekseninde kısacık bir süreye birçok anının sığdırıldığı bu değerli eser, Nâzım'ın okurunu zamanın ve mekanın (tarihi ve politik) derinliklerine, fakat en çok da kendisine doğru doyumsuz bir yolculuğa davet ettiği, hayran olunası eseridir desem hiç de abartmış olmam herhalde. Zira, Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, zamanlar arasındaki tamamlayıcı geçişleri, üçüncü ve birinci ağızdan anlatımın harmanlandığı oldukça özgün dili ve Nâzım'a dair taşıdığı izlerle satırlarından satır aralarına kadar ku-sur-suz-du!
Kitabımızın ana karakteri Ahmet'in gözünden 42 günlük kuduzluk süreci boyunca geçmişine dönerek hikayesinin anlatıldığı Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, Ahmet karakteri üzerinden Nâzım'ın yer yer kendi hayatından izler barındırması nedeniyle otobiyografik nitelik taşırken, öte yandan geçmiş ve güncel dönemin geçtiği her iki coğrafyayı Nâzım'ın politik penceresinden okuruna sunuyor.

Büyüsünü bozmaktan korktuğum bu narin eseri tüm Nâzım severlere şiddetle tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun:)
Romanı teknik açıdan incelerseniz anlatıcının sürekli değişmesi (1. kişi-3. kişi) insanı yoruyor, olay örgüsü karışık, zaman sürekli değişiyor. Ancak Nazım Hikmet'in hayatını bilenler için kitap anı-otobiyografi arası bir esere dönüşüyor, yalnız kendini iki karakterle birlikte anlatmış(hem paşa torunu Ahmet hem de hapishane ile Neriman arası mekik dokuyan İsmail) bu da farklı bir güzellik katmış, romanın son sayfasında tüm kahramanları bir araya getirip kendi cümleleriyle ifade etmesi de esere ayrı bir hava katmış. Nazım'ı tüm yönleriyle tanımak için güzel bir kitap.
Sevdayım tepeden tırnağa,
Sevda: görmek, düşünmek, anlamak,
Sevda: doğan çocuk, yürüyen aydınlık,
Sevda: salıncak kurmak yıldızlara,
Sevda: dökmek çeliği kan ter içinde,
...
İstanbul denizinin dibinde kefalden, uskumrudan, torikten çok denizaltının kaynaması umurumda değil. Anadolu'ya gidiyorum, Mustafa Kemal Paşa'ya.
Hapiste, tecritte, münferitte yıllarca yatanlar vardır. İyi ama onlar kapılarını açıp dışarı çıkamayacaklarını önceden biliyor. Bense kapıyı şimdi açıp çıkabilirim. Açabileceğimi önceden bildiğim kapıyı açamamanın çilesini çekiyorum.
-Size yol harçlığı vermediler mi?
-Verdiler
-Ne kadar?
-Onar lira...
Önce şaştım, sonra utandım, sonra tepem attı:
-Bana 100 lira verdiler, dedim.Siz cepheye gidiyorsunuz ben resim yapmaya. Ama benim teyzeoğlu mebus Ankara'da 100 lirayı onun için yolladılar.Rezalet. Allah kahretsin. Bana şu kadarcık iyilik etmek isterseniz, şu parayı birlikte yiyelim.
Nazım Hikmet Ran
Sayfa 52 - Yapı Kredi Yayınları
dünya niye kahpe olsun? dünya güzel. dünya güzel ne demek? dünyanın nesi güzel? insanların yüzde kaçı için dünya güzel? insanların kocaman çoğunluğu. "dünya güzel mi, değil mi?" diye düşünmüyor bile, bu dünyada haksızlık yokmuş, açlık yokmuş. zulüm yokmuş, ölüm yokmuş gibi. haksızlığın, açlığın, zulmün ölümün içinde yaşıyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim
Alt başlık:
Romanlar 3
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
169
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750804465
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Nâzım Hikmet'in sayısı sadece dört olan romanları yaratıcı çalışmaları içinde daha sınırlı sayıda olsa da, yazarı bütüncül olarak tanımak için vazgeçilmez bir okuma oluşturuyor. Genelde Nâzım Hikmet'in bireye, topluma, olaylara ve olgulara "tarihsel diyalektik" açıdan bakışını veren bu romanlar, aynı zamanda, özellikle Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim'de gizli bir otobiyografi niteliği de taşıyor. "Nâzım Hikmet Külliyatı" bu romanlarsız düşünülemez...

Kitabı okuyanlar 327 okur

  • Adil
  • Hanife Çavdar
  • Ezren Yeliz Başaran
  • Alp Şenbaş
  • Sinem Noyan
  • Zehra Eşkil
  • Havvane Şama
  • Ezgi Göktürk
  • Beyza E.
  • Abdullah Gure

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%2.1
18-24 Yaş
%22.1
25-34 Yaş
%37.1
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%3.6
65+ Yaş
%3.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.5
Erkek
%44.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%52.4 (54)
9
%15.5 (16)
8
%21.4 (22)
7
%7.8 (8)
6
%1 (1)
5
%1 (1)
4
%0
3
%1 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları