Kuvâyi Milliye (Şiirler 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.931
Gösterim
Adı:
Kuvâyi Milliye
Alt başlık:
Şiirler 3
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
234
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803758
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"... Şehir uzakta. Genç adam ayakta. Akıyor şehirden geçen nehir genç adamın ayakları dibinden. Genç adam piposunu çıkarıyor cebinden aranıyor kibriti. Bakıyor akasuya düşünüyor Heraklit'i, düşünüyor büyük hakim Heraklit'i genç adam...
kısa pasajlar halinde 1983-84 yılı boyunca zaman zaman alıntılarını okuduğum büyük ustanın eserini, yayınlanmış haliyle biraz da dönemin siyasi ortamı ve cereyanlarının heyecanıyla 1986'da iki hafta içinde tamamladım.. okuduğunuz her sayfayı, her dizeyi üzerinden yıllar da geçse rahatlıkla hatırlayabildiğiniz olağanüstü bir akıcılıkla okuru kavrayan dört dörtlük bir USTA işi..ve o 'onur' mücadelesinin, hiç şüphe yok ki 'anıt' eserlerinden biri.
Anadolunun durumunu, fakirliğini, herşeyin noksan olduğu zamanlarda neredeyse tüm ülkenin kahraman olduğu Kuvayi milliye ruhunu yaşayan insanlardan bazılarının cesur bir kahraman oluşunu ve diğer birçok konuyu çok güzel ifade etmiş. Okurken insanın kalbi cız ediyor neler neler yaşanmış diye. Okumanızı tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar.
Bir milletin esaretten kurtuluşu, şaha kalkışı, destanı. Nazım Hikmet'in Mustafa Kemal Atatürk'ü anlattığı o dizelerde gözyaşlarım dökülüverdi:

''Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar: "Üç" dediler,
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.''
Nazım Hikmet'in şairliğini tartışmam.Ama onu gerçekten tanıyacaksanız bu kitabını okuyun derim.Nazım sadece Facebook ta paylaşılan romantik şiirlerden ibaret değil.Bu şiirleriyle Nazım'a destancı da diyebilirsiniz dengbej de Dede Korkut da..Kurtuluş Savaşı'nda adı anılmayacak kadar çok olan,yurtsever,kahraman,korkak,ne derseniz deyin ama biz olan,bu topraklar için çarpışan kişilere ayna tutmuş.Adı tarihe büyük harflerle yazılmayan ama koca kalbiyle bu ülke için canını verenleri anlatmış.M.Kemal'den çok az bahsettiği için eleştiri aldığını hatırlıyorum.Ama bu eleştiriye katılamıyorum. Mustafa Kemal'i anlattığı kısımda onun portresini öyle güzel çizer ki "O, saatı sordu.
Paşalar : «Üç,» dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlıyacaktı.".Kardeşliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde bu şiirleri bir kere daha okuyun lütfen.Ülkemde"Vurun,öldürün" sözlerini duymaktan yoruldum.Bizim fabrika ayarlarımız bozuldu sanırım.Belki bu kitap bunu düzeltmemizi sağlar.Hele bu şiirleri Nuri Kurtcebe'nin çizimleriyle okursanız daha da beğeneceksiniz.
Ülkenin mevcut halinde tekrar tekrar okunası, satır satır ezberlenesi bir eser... "Ateşi ve ihaneti gördük ve yanan gözlerimizle durduk bu dünyanın üzerinde. "
Kurtuluş Savaşi hakkında birçok kitap okumusuzdur. Birçoğu da insanı o yıllara götürür, dedelerimiz ile ninelerimiz hangi zorluklara göğüs germış birazcık olsa hissederiz. O günleri ve bu yasanilanlari unutmamak için bu tarz kitaplar okunmalı zaman zaman.
Nazım Hikmet'in Kuvayı Milliye'si de o günleri savaşta nispeten geri plandaki yani daha doğrusu adı pek duyulmamis kişileri ve bu kişiler üzerinden Kurtuluşu adım adım anlatan bir eser. Şiir şeklinde olduğu için ayrıntının az hissin çok olduğu bir eser.
Eserin beni ilgilendiren kısmı ilk kısmı idi. Kuvâyi Milliye kısmı. Evet gayet güzel anlatılmış, birçok konu çok iyi işlenmiş. Ama bazı gerçekler var ki Nazım olsan ezilirsin. İttihatçılar, Alman hayranı ya da Almancı değildi. İttihatçılar ülkeden kaçmadılar, tekrardan yargılanmak üzere geri döneceklerine dair mektupları gerekli makamlara bırakarak ülkeden çıktılar. 1919'dan itibarende Anadolu ile görüşmelerden de bu zaten açık ve nettir. Ayrıca bahsettiği ordunun o beğenmediği ittihatçılar tarafından 9. Ordu olarak teşkil edilip, onun içinden 15. Kolordu olarak kullanılan meşhur Kazım Paşa'nın Doğu Ordusu ve Milli Mücadelenin temelini oluşturan bu ordunun kurucularıdır. Nazım sanırsam bu işleri Piraye-Vera seçimine benzetti. Eserin diğer bölümlerine zaten lafımız yok. Kendisi kalemi güçlü Rusçu bir yazarımızdır.
Nazım Hikmet sevmediğim şairlerden. Çoğu yazdığını da beğenmem. Bu kitaba denk geldim, şaşırtıcı bir çizgi. Muazzam bir dönüş. Nereden nereye dedirtiyor insana. Kapağında Atatürk fotoğrafı olan baskıları mevcutmuş. Eh dönemine göre şairlik böyle bir şey :D Yine de yorgan yakmayalım, Kuvayi Milliye'ye edilmiş güzel satırlar. ^^
Yaşadığımız ülkenin aslında Kurtuluş Savaşı olmasaydı ne halde olurdu düşünmek bile istemiyorum. Özellikle de bugünlerde yaşanan olaylara bakacak olursak...

"Geçmişi bir kitap gibi kuIIanın, eviniz gibi değiI." demiş R. WiIkins. Yani geçmişte takılıp kalmayan ancak geçmişten ders çıkarın. Tıpkı bizim Kurtuluş Savaşı'ndan ders çıkarmamız gerektiği gibi..

Nazım Hikmet'in övülmesi gereken kalemi ile 1918-1922 arasında yaşanan olayları gözlerimde canlandırdım. Benim Nazım Hikmet'ten okuduğum üçüncü kitap. Okurken gözlerinizde yaş ve o zamanki zorluklarda yapılan mücadeleleri kalbinizin en derin köşesinde hissedeceğinize eminim. Tabi bunun için içinizde ülke sevincinin olması gerekir.

Blogumdaki yorum çok uzun olduğu için buraya sığdıramadım. İsterseniz oradan devamını okuyabilirsiniz.

http://fuldenufacik.blogspot.com.tr/...-kuvayi-milliye.html
Nazım Hikmet Memleket
Memleket Nazım Hikmet..

Kuvayi Milliye.. büyük savaşlar.. büyük acılar..

Bunları birçok tarih kitabında okuyabileceğiniz gibi bir şiirin mısralarında da okuyabilirsiniz.
Hem şiir olsun hem tarih koksun diyenler için güzel bir eser..
Evvela “Kuvva bölümü” şiir ile destan arasında yalnız destana daha yakın sanki belde tabanca elde kalem yazılmış şiirler... Şurası yok mu hele:
Tabur imamı
Mevzideki biricik silahsız adam:
ölülerin adamı,
kırık bir söğüt dalı dikerek kıbleye doğru,
durdu boyun büküp
el kavusturup sabah namazına
İçi rahattır.
Cennet , ebedî bir istirahattir.
Ve yenilseler de yenseler de a’dâyı ,
meydânı gazadan o kendi elleriyle verecektir.
Cenâbı rabbülâlemîne şühedâyı
Karayılan
Karayılan olmazdan önce
kara yılanın encâmını görünce
haykırdı avaz avaz
ömrünün ilk düşüncesini .
«İbret al, deli gönlüm,
demir sandıkta saklansan bulur seni,
ak taş ardında kara yılanı bulan ölüm.»
Günler ağır.
Günler ölüm haberleriyle geliyor.

En güzel dünyaları
yaktık ellerimizle
ve gözümüzde kaybettik ağlamayı...
Nazım Hikmet Ran
1941 Sonbahar... - Zafere Dair
Çekilmez bir adam oldum yine :
uykusuz, aksi, nalet.
Yine her seferki gibi haksızım.
Sebep yok,
olması da imkansız.
Bu yaptığım iş ayıp
rezalet.
Fakat elimde değil
seni kıskanıyorum
beni affet...
yeni bir huy edindim hapiste :
seni sevdiğim kadar değilse de
hemen hemen ona yakın seviyorum tabiatı...
Ve ikiniz de uzaktasınız...
Nazım Hikmet Ran
Sayfa 115 - Yapı Kredi Yayınları
Dostlar ki bir kerre bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.
Erzurum’un kışı zorludur, balam,
buz tutar yiğitlerin bıyığı.
Erzurum’da kaskatı, dimdik ölür adam,
kabullenmez yılgınlığı...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuvâyi Milliye
Alt başlık:
Şiirler 3
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
234
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803758
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"... Şehir uzakta. Genç adam ayakta. Akıyor şehirden geçen nehir genç adamın ayakları dibinden. Genç adam piposunu çıkarıyor cebinden aranıyor kibriti. Bakıyor akasuya düşünüyor Heraklit'i, düşünüyor büyük hakim Heraklit'i genç adam...

Kitabı okuyanlar 478 okur

  • Hakan kahraman
  • sitare
  • Abidin Kılınç
  • Genel Sekreter
  • büyük yolların haydudu
  • Ayşe Şen
  • Enver Ateş
  • Drkitapsever
  • Oğuz Kılıç
  • Furkan Güreci

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.7
14-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%16.5
25-34 Yaş
%31.3
35-44 Yaş
%29.5
45-54 Yaş
%8.9
55-64 Yaş
%4
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44
Erkek
%56

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%62.2 (79)
9
%15.7 (20)
8
%11 (14)
7
%6.3 (8)
6
%1.6 (2)
5
%1.6 (2)
4
%0
3
%1.6 (2)
2
%0
1
%0