Kuvâyi Milliye (Şiirler 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.776
Gösterim
Adı:
Kuvâyi Milliye
Alt başlık:
Şiirler 3
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
234
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803758
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"... Şehir uzakta. Genç adam ayakta. Akıyor şehirden geçen nehir genç adamın ayakları dibinden. Genç adam piposunu çıkarıyor cebinden aranıyor kibriti. Bakıyor akasuya düşünüyor Heraklit'i, düşünüyor büyük hakim Heraklit'i genç adam...
kısa pasajlar halinde 1983-84 yılı boyunca zaman zaman alıntılarını okuduğum büyük ustanın eserini, yayınlanmış haliyle biraz da dönemin siyasi ortamı ve cereyanlarının heyecanıyla 1986'da iki hafta içinde tamamladım.. okuduğunuz her sayfayı, her dizeyi üzerinden yıllar da geçse rahatlıkla hatırlayabildiğiniz olağanüstü bir akıcılıkla okuru kavrayan dört dörtlük bir USTA işi..ve o 'onur' mücadelesinin, hiç şüphe yok ki 'anıt' eserlerinden biri.
Anadolunun durumunu, fakirliğini, herşeyin noksan olduğu zamanlarda neredeyse tüm ülkenin kahraman olduğu Kuvayi milliye ruhunu yaşayan insanlardan bazılarının cesur bir kahraman oluşunu ve diğer birçok konuyu çok güzel ifade etmiş. Okurken insanın kalbi cız ediyor neler neler yaşanmış diye. Okumanızı tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.624 Oy)18.162 beğeni41.172 okunma2.644 alıntı173.169 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.182 Oy)8.488 beğeni27.211 okunma762 alıntı132.696 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.319 Oy)12.879 beğeni32.946 okunma3.104 alıntı138.428 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.525 Oy)8.474 beğeni25.003 okunma2.265 alıntı107.888 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.842 Oy)8.785 beğeni24.058 okunma1.610 alıntı111.634 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.772 Oy)5.149 beğeni16.455 okunma917 alıntı56.863 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.243 Oy)7.583 beğeni20.489 okunma3.666 alıntı122.419 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.745 Oy)6.057 beğeni15.932 okunma2.630 alıntı82.247 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.438 Oy)5.545 beğeni18.794 okunma765 alıntı96.123 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.096 Oy)7.665 beğeni21.534 okunma760 alıntı84.087 gösterim
Bir milletin esaretten kurtuluşu, şaha kalkışı, destanı. Nazım Hikmet'in Mustafa Kemal Atatürk'ü anlattığı o dizelerde gözyaşlarım dökülüverdi:

''Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar: "Üç" dediler,
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.''
Nazım Hikmet'in şairliğini tartışmam.Ama onu gerçekten tanıyacaksanız bu kitabını okuyun derim.Nazım sadece Facebook ta paylaşılan romantik şiirlerden ibaret değil.Bu şiirleriyle Nazım'a destancı da diyebilirsiniz dengbej de Dede Korkut da..Kurtuluş Savaşı'nda adı anılmayacak kadar çok olan,yurtsever,kahraman,korkak,ne derseniz deyin ama biz olan,bu topraklar için çarpışan kişilere ayna tutmuş.Adı tarihe büyük harflerle yazılmayan ama koca kalbiyle bu ülke için canını verenleri anlatmış.M.Kemal'den çok az bahsettiği için eleştiri aldığını hatırlıyorum.Ama bu eleştiriye katılamıyorum. Mustafa Kemal'i anlattığı kısımda onun portresini öyle güzel çizer ki "O, saatı sordu.
Paşalar : «Üç,» dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlıyacaktı.".Kardeşliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde bu şiirleri bir kere daha okuyun lütfen.Ülkemde"Vurun,öldürün" sözlerini duymaktan yoruldum.Bizim fabrika ayarlarımız bozuldu sanırım.Belki bu kitap bunu düzeltmemizi sağlar.Hele bu şiirleri Nuri Kurtcebe'nin çizimleriyle okursanız daha da beğeneceksiniz.
Ülkenin mevcut halinde tekrar tekrar okunası, satır satır ezberlenesi bir eser... "Ateşi ve ihaneti gördük ve yanan gözlerimizle durduk bu dünyanın üzerinde. "
Kurtuluş Savaşi hakkında birçok kitap okumusuzdur. Birçoğu da insanı o yıllara götürür, dedelerimiz ile ninelerimiz hangi zorluklara göğüs germış birazcık olsa hissederiz. O günleri ve bu yasanilanlari unutmamak için bu tarz kitaplar okunmalı zaman zaman.
Nazım Hikmet'in Kuvayı Milliye'si de o günleri savaşta nispeten geri plandaki yani daha doğrusu adı pek duyulmamis kişileri ve bu kişiler üzerinden Kurtuluşu adım adım anlatan bir eser. Şiir şeklinde olduğu için ayrıntının az hissin çok olduğu bir eser.
Nazım Hikmet sevmediğim şairlerden. Çoğu yazdığını da beğenmem. Bu kitaba denk geldim, şaşırtıcı bir çizgi. Muazzam bir dönüş. Nereden nereye dedirtiyor insana. Kapağında Atatürk fotoğrafı olan baskıları mevcutmuş. Eh dönemine göre şairlik böyle bir şey :D Yine de yorgan yakmayalım, Kuvayi Milliye'ye edilmiş güzel satırlar. ^^
Yaşadığımız ülkenin aslında Kurtuluş Savaşı olmasaydı ne halde olurdu düşünmek bile istemiyorum. Özellikle de bugünlerde yaşanan olaylara bakacak olursak...

"Geçmişi bir kitap gibi kuIIanın, eviniz gibi değiI." demiş R. WiIkins. Yani geçmişte takılıp kalmayan ancak geçmişten ders çıkarın. Tıpkı bizim Kurtuluş Savaşı'ndan ders çıkarmamız gerektiği gibi..

Nazım Hikmet'in övülmesi gereken kalemi ile 1918-1922 arasında yaşanan olayları gözlerimde canlandırdım. Benim Nazım Hikmet'ten okuduğum üçüncü kitap. Okurken gözlerinizde yaş ve o zamanki zorluklarda yapılan mücadeleleri kalbinizin en derin köşesinde hissedeceğinize eminim. Tabi bunun için içinizde ülke sevincinin olması gerekir.

Blogumdaki yorum çok uzun olduğu için buraya sığdıramadım. İsterseniz oradan devamını okuyabilirsiniz.

http://fuldenufacik.blogspot.com.tr/...-kuvayi-milliye.html
Nazım Hikmet Memleket
Memleket Nazım Hikmet..

Kuvayi Milliye.. büyük savaşlar.. büyük acılar..

Bunları birçok tarih kitabında okuyabileceğiniz gibi bir şiirin mısralarında da okuyabilirsiniz.
Hem şiir olsun hem tarih koksun diyenler için güzel bir eser..
Evvela “Kuvva bölümü” şiir ile destan arasında yalnız destana daha yakın sanki belde tabanca elde kalem yazılmış şiirler... Şurası yok mu hele:
Tabur imamı
Mevzideki biricik silahsız adam:
ölülerin adamı,
kırık bir söğüt dalı dikerek kıbleye doğru,
durdu boyun büküp
el kavusturup sabah namazına
İçi rahattır.
Cennet , ebedî bir istirahattir.
Ve yenilseler de yenseler de a’dâyı ,
meydânı gazadan o kendi elleriyle verecektir.
Cenâbı rabbülâlemîne şühedâyı
Karayılan
Karayılan olmazdan önce
kara yılanın encâmını görünce
haykırdı avaz avaz
ömrünün ilk düşüncesini .
«İbret al, deli gönlüm,
demir sandıkta saklansan bulur seni,
ak taş ardında kara yılanı bulan ölüm.»
Arhavili İsmail, Kanbur Kerim, Karayılan.... Kara zıpkalı laz uşakları ve daha niceleri... Memleket şairinden. memleket resmi bu kadar çizilebilirdi. Bir ulusun emperyalizme kafa tutuşu, yokluk içindeki bir halkın kahraman direnişi ve tek yürek oluşu... Bugün toplumu ötekileştirenlere ders niteliğinde bir hikaye...
Günler ağır.
Günler ölüm haberleriyle geliyor.

En güzel dünyaları
yaktık ellerimizle
ve gözümüzde kaybettik ağlamayı...
Nazım Hikmet Ran
1941 Sonbahar... - Zafere Dair
Çekilmez bir adam oldum yine :
uykusuz, aksi, nalet.
Yine her seferki gibi haksızım.
Sebep yok,
olması da imkansız.
Bu yaptığım iş ayıp
rezalet.
Fakat elimde değil
seni kıskanıyorum
beni affet...
yeni bir huy edindim hapiste :
seni sevdiğim kadar değilse de
hemen hemen ona yakın seviyorum tabiatı...
Ve ikiniz de uzaktasınız...
Nazım Hikmet Ran
Sayfa 115 - Yapı Kredi Yayınları
Dostlar ki bir kerre bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.
Erzurum’un kışı zorludur, balam,
buz tutar yiğitlerin bıyığı.
Erzurum’da kaskatı, dimdik ölür adam,
kabullenmez yılgınlığı...
Buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz.
Biliyorum, ben uyurken
hücreme pencereden girdiniz.
Ne ince boyunlu ilâç şişesini
ne kırmızı kutuyu devirdiniz.
Yüzünüzde yıldızların aydınlığı
başucumda durup el ele verdiniz.
Buyrun, oturun dostlar
hoş gelip sefalar getirdiniz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuvâyi Milliye
Alt başlık:
Şiirler 3
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
234
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803758
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"... Şehir uzakta. Genç adam ayakta. Akıyor şehirden geçen nehir genç adamın ayakları dibinden. Genç adam piposunu çıkarıyor cebinden aranıyor kibriti. Bakıyor akasuya düşünüyor Heraklit'i, düşünüyor büyük hakim Heraklit'i genç adam...

Kitabı okuyanlar 435 okur

  • Ozan deniz
  • Ahmet Veysel Yıldız
  • Turgay Şükür
  • mehmet canib öksüz
  • Mete Karagöl
  • Varan
  • Hür Adam
  • Taylan Oral
  • Kadir
  • Merve

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.7
14-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%16.5
25-34 Yaş
%31.3
35-44 Yaş
%29.5
45-54 Yaş
%8.9
55-64 Yaş
%4
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44
Erkek
%56

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%65.3 (77)
9
%15.3 (18)
8
%9.3 (11)
7
%5.9 (7)
6
%1.7 (2)
5
%1.7 (2)
4
%0
3
%0.8 (1)
2
%0
1
%0