Kuvâyi Milliye Şiirler 3: Kuvayi Milliye, Saat 21-22 Şiirleri, Dört Hapishaneden, Rubailer

9,2/10  (48 Oy) · 
201 okunma  · 
54 beğeni  · 
2.576 gösterim
Türk şiirinin çizgisini değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazarın bu basım için yeniden gözden geçirilmiş, kaynak metinler esas alınarak düzeltilmiş "külliyatı"... Şehir uzakta. Genç adam ayakta. Akıyor şehirden geçen nehir genç adamın ayakları dibinden. Genç adam piposunu çıkarıyor cebinden aranıyor kibriti. Bakıyor akasuya düşünüyor Heraklit'i, düşünüyor büyük hakim Heraklit'i genç adam...
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    234
  • ISBN:
    9789750803758
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
siyami tatlıcıbaşı 
15 Mar 23:21 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 10/10 puan

kısa pasajlar halinde 1983-84 yılı boyunca zaman zaman alıntılarını okuduğum büyük ustanın eserini, yayınlanmış haliyle biraz da dönemin siyasi ortamı ve cereyanlarının heyecanıyla 1986'da iki hafta içinde tamamladım.. okuduğunuz her sayfayı, her dizeyi üzerinden yıllar da geçse rahatlıkla hatırlayabildiğiniz olağanüstü bir akıcılıkla okuru kavrayan dört dörtlük bir USTA işi..ve o 'onur' mücadelesinin, hiç şüphe yok ki 'anıt' eserlerinden biri.

ÜMİT YILMAZ 
04 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Nazım Hikmet'in şairliğini tartışmam.Ama onu gerçekten tanıyacaksanız bu kitabını okuyun derim.Nazım sadece Facebook ta paylaşılan romantik şiirlerden ibaret değil.Bu şiirleriyle Nazım'a destancı da diyebilirsiniz dengbej de Dede Korkut da..Kurtuluş Savaşı'nda adı anılmayacak kadar çok olan,yurtsever,kahraman,korkak,ne derseniz deyin ama biz olan,bu topraklar için çarpışan kişilere ayna tutmuş.Adı tarihe büyük harflerle yazılmayan ama koca kalbiyle bu ülke için canını verenleri anlatmış.M.Kemal'den çok az bahsettiği için eleştiri aldığını hatırlıyorum.Ama bu eleştiriye katılamıyorum. Mustafa Kemal'i anlattığı kısımda onun portresini öyle güzel çizer ki "O, saatı sordu.
Paşalar : «Üç,» dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlıyacaktı.".Kardeşliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde bu şiirleri bir kere daha okuyun lütfen.Ülkemde"Vurun,öldürün" sözlerini duymaktan yoruldum.Bizim fabrika ayarlarımız bozuldu sanırım.Belki bu kitap bunu düzeltmemizi sağlar.Hele bu şiirleri Nuri Kurtcebe'nin çizimleriyle okursanız daha da beğeneceksiniz.

Selen Seyhan 
23 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ülkenin mevcut halinde tekrar tekrar okunası, satır satır ezberlenesi bir eser... "Ateşi ve ihaneti gördük ve yanan gözlerimizle durduk bu dünyanın üzerinde. "

fulden ufacık 
05 Haz 16:50 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yaşadığımız ülkenin aslında Kurtuluş Savaşı olmasaydı ne halde olurdu düşünmek bile istemiyorum. Özellikle de bugünlerde yaşanan olaylara bakacak olursak...

"Geçmişi bir kitap gibi kuIIanın, eviniz gibi değiI." demiş R. WiIkins. Yani geçmişte takılıp kalmayan ancak geçmişten ders çıkarın. Tıpkı bizim Kurtuluş Savaşı'ndan ders çıkarmamız gerektiği gibi..

Nazım Hikmet'in övülmesi gereken kalemi ile 1918-1922 arasında yaşanan olayları gözlerimde canlandırdım. Benim Nazım Hikmet'ten okuduğum üçüncü kitap. Okurken gözlerinizde yaş ve o zamanki zorluklarda yapılan mücadeleleri kalbinizin en derin köşesinde hissedeceğinize eminim. Tabi bunun için içinizde ülke sevincinin olması gerekir.

Blogumdaki yorum çok uzun olduğu için buraya sığdıramadım. İsterseniz oradan devamını okuyabilirsiniz.

http://fuldenufacik.blogspot.com.tr/...-kuvayi-milliye.html

Nazım Hikmet sevmediğim şairlerden. Çoğu yazdığını da beğenmem. Bu kitaba denk geldim, şaşırtıcı bir çizgi. Muazzam bir dönüş. Nereden nereye dedirtiyor insana. Kapağında Atatürk fotoğrafı olan baskıları mevcutmuş. Eh dönemine göre şairlik böyle bir şey :D Yine de yorgan yakmayalım, Kuvayi Milliye'ye edilmiş güzel satırlar. ^^

Yavuz Hakan 
24 Nis 11:34 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Karayılan
Karayılan olmazdan önce
kara yılanın encâmını görünce
haykırdı avaz avaz
ömrünün ilk düşüncesini .
«İbret al, deli gönlüm,
demir sandıkta saklansan bulur seni,
ak taş ardında kara yılanı bulan ölüm.»

Kitaptan 81 Alıntı

Günler ağır.
Günler ölüm haberleriyle geliyor.

En güzel dünyaları
yaktık ellerimizle
ve gözümüzde kaybettik ağlamayı...

Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (1941 Sonbahar... - Zafere Dair)Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (1941 Sonbahar... - Zafere Dair)
Mehmet Ürgün 
01 May 22:21 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ateşi ve ihaneti gördük
Ruhumuz fırtınalı, etimiz mütehammil
Sevgisiz ve ihtirassız çıplak devler değil
İnanılmaz zaafları, korkunç kuvvetleriyle
Silahları ve beygirleriyle insanlardı dayanan.

Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 63 - Türk Sanatçıları Yay.)Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 63 - Türk Sanatçıları Yay.)
Abdullah SAFİDEMİR 
31 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İlk göz göze geldiğimiz günkü elbiseni çıkar sandıktan, giyin, kuşan, benze bahar ağaçlarına ...

Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 112 - ADAM YAYlNLARI ©1987)Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 112 - ADAM YAYlNLARI ©1987)
Mehmet Ürgün 
01 May 23:02 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu Memleket Bizim
Yok edin insanın insana kulluğunu,
Bu davet bizim....

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine,
Bu hasret bizim....

Bu cennet de bizim bu cehennem de...

Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 145 - Türk Sanatçıları Yay.)Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 145 - Türk Sanatçıları Yay.)
Mehmet Ürgün 
01 May 21:58 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ve onlar için:
Zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur.

Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 22 - Türk Sanatçıları)Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 22 - Türk Sanatçıları)
Seval Güler 
03 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sevgilim,
başlar önde, gözler alabildiğine açık,
yanan şehirlerin kızıltısı,
çiğnenen ekinler
ve bitmez tükenmez ayak sesleri :
gidiliyor.
Ve insanlar katlediliyor :
ağaçlardan ve danalardan
daha rahat
daha kolay
daha çok.

Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 10 - Cem Yayınları)Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 10 - Cem Yayınları)
Yavuz Hakan 
19 May 19:35 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Karayılan
Karayılan olmazdan önce
kara yılanın encâmını görünce
haykırdı avaz avaz
ömrünün ilk düşüncesini .
«İbret al, deli gönlüm,
demir sandıkta saklansan bulur seni,
ak taş ardında kara yılanı bulan ölüm.»

Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet RanKuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Abdullah SAFİDEMİR 
29 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ne güzel şey hatırlamak seni:
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...
İçimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti ...

Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 95 - ADAM YAYlNLARI ©1987)Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 95 - ADAM YAYlNLARI ©1987)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
08 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bizi esir ettiler,
bizi hapse attılar:
beni duvarların içinde,
seni duvarların dışında.
Ufak iş bizimkisi.
Asıl en kötüsü:
bilerek, bilmeyerek
hapisaneyi insanın kendi içinde taşıması...
İnsanların birçoğu bu hale düşürülmüş,
namuslu, çalışkan, iyi insanlar
ve seni sevdiğim kadar sevilmeye layık...

26 Eylül 1945

Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 101)Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 101)

Karayılan destanı
Ateşi ve ihaneti gördük
ve yanan gözlerimizle durduk
bu dünyanın üzerinde.
İstanbul 918 Teşrinlerinde,
İzmir 919 Mayısında
ve Manisa, Menemen, Aydın, Akhisar:
Mayıs ortalarından
Haziran ortalarına kadar
yani tütün kırma mevsimi,
yani, arpalar biçilip
buğdaya başlanırken
yuvarlandılar.
Adana,
Antep,
Urfa,
Maraş:
düşmüş dövüşüyordu..

Ateşi ve ihaneti gördük
Ve kanlı bankerler pazarında
memleketi Alaman'a satanlar,
yan gelip ölülerin üzerinde yatanlar
düştüler can kaygusuna
ve kurtarmak için başlarını halkın gazabından
karanlığa karışarak basıp gittiler.
Yaralıydı, yorgundu, fakirdi millet,
en azılı düvellerle dövüşüyordu fakat,
dövüşüyordu, köle olmamak için iki kat,
iki kat soyulmamak için.

Ateşi ve ihaneti gördük.
Murat nehri, Canik dağları ve Fırat,
Yeşilırmak, Kızılırmak,
Gültepe, Tilbeşar Ovası,
gördü uzun dişli İngiliz'i.
Ve Aksu'yla Köpsu,
Karagöl'le Söğüt Gölü
ve gümüş basamaklı türbesinde yatan
büyük, aşık ölü,
şapkası horoz tüylü Italyan'ı gördü.
Ve Çukurova,
kıyasıya düzlük,
uçurumlar, yamaçlar, dağlar kıyasıya
ve Seyhan, ve Ceyhan
ve kara gözlü Yörük kızı,
gördü mavi üniformalı Fransız'ı.
Ve devam ettik ateşi ve ihaneti görmekte.
Eşraf ve ayan mütehayyizanın çoğu,
ve ağalar:
Bağdasar Ağa'dan
Kellesi Büyük Mehmet Ağa'ya kadar,
düşmanla birlikte oldular.
Ve inekleri, koyunları, keçileri sürüp götürüp,
gelinlerin ırzına geçip,
çocukları öldürüp
ve istiklali yakıp yıktıkça düşman,
dağa çıktı mavzerini, nacağını, çiftesini kapan
ve çığ gibi çoğaldı çeteler
ve köylülerden paşalar görüldü,
kara donlu köylülerden.
Ve bizim tarafa geçenler oldu
Tunuslu ve Hindli kölelerden.
Ve Türkistanlı Hacı Ahmet,
kısık gözleri,
seyrek sakalı,
hafif makinalı tüfeğiyle
dağlarda bir başına dolaştı.
Ve sabahleyin ve öğle sıcağında ve akşamüstü
ve ayışığında ve yıldız alacasında geceleyin,
ne zaman sıkışsa bizimkiler,
peyda oluverdi yerden biter gibi o
ve ateş etti
ve düşmanı dağıttı
ve kayboldu dağlarda yine.

Ateşi ve ihaneti gördük.
Dayandık,
dayandık her yanda,
dayandık İzmir'de, Aydın'da,
Adana'da dayandık,
dayandık, Urfa'da, Maraş'ta, Antep'te.

Antepliler silahşör olur,
uçan turnayı gözünden
kaçan tavşanı ard ayağından vururlar
ve arap kısrağının üstünde
taze yeşil selvi gibi ince uzun dururlar.
Antep sıcak,
Antep çetin yerdir.
Antepliler silahşör olur.
Antepliler yiğit kişilerdir.
Karayılan
Karayılan olmazdan önce
Antep köylüklerinde ırgattı.
Belki rahatsızdı, belki rahattı,
bunu düşünmeğe vakit bırakmıyordular,
yaşıyordu bir tarla sıçanı gibi
ve korkaktı bir tarla sıçanı kadar.
Yiğitlik atla, silahla, toprakla olur,
onun atı, silahı, toprağı yoktu.
Boynu yine böyle çöp gibi ince
ve böyle kocaman kafalıydı
Karayılan
Karayılan olmazdan önce.

Düşman Antep'e girince
Antepliler onu
korkusunu saklayan
bir fıstık ağacından
alıp indirdiler.
Altına bir at çekip
eline bir mavzer
verdiler.
Antep çetin yerdir.
Kırmızı kayalarda
yeşil kertenkeleler.
Sıcak bulutlar dolaşır havada
ileri geri..

Düşman tutmuştu tepeleri,
düşmanın topu vardı.
Antepliler düz ovada
sıkışmışlardı.
Düşman şarapnel döküyordu,
toprağı kökünden söküyordu.
Düşman tutmuştu tepeleri.
Akan: Antep'in kanıydı.
Düz ovada bir gül fidanıydı
Karayılan'ın
Karayılan olmazdan önceki siperi.
Bu fidan öyle küçük,
korkusu ve kafası öyle büyüktü ki onun,
namluya tek fişek sürmeden
yatıyordu yüzükoyun.

Antep sıcak,
Antep çetin yerdir.
Antepliler sihahşör olur.
Antepliler yiğit kişilerdir.
Fakat düşmanın topu vardı.
Ve ne çare, kader,
düz ovayı Antepliler
düşmana bırakacaklardı.

Karayılan olmazdan önce
umurunda değildi Karayılan'ın
kıyamete dek düşmana verseler Antep'i.
Çünkü onu düşünmeğe alıştırmadılar.
Yaşadı toprakta bir tarla sıçanı gibi,
korkaktı da bir tarla sıçanı kadar.
Siperi bir gül fidanıydı onun,
gül fidanı dibinde yatıyordu ki yüzükoyun
ak bir taşın ardından
kara bir yılan
çıkardı kafasını.
Derisi ışıl,
gözleri ateşten al,
dili çataldı.
Birden bir kurşun gelip
kafasını aldı.
Hayvan devrildi kaldı.

Karayılan
Karayılan olmazdan önce
kara yılanın encamını görünce
haykırdı avaz avaz
ömrünün ilk düşüncesini:
"İbret al deli gönlüm!
demir sandıkta saklansan bulur seni,
ak taşın ardında kara yılanı bulan ölüm!"

Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp
bir tarla sıçanı kadar korkak olan,
fırlayıp atılınca ileri
bir dehşet aldı Anteplileri,
seğirttiler peşince.
Düşmanı tepelerde yendiler.
Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp
bir tarla sıçanı gibi korkak olana:
KARAYILAN dediler.

"Karayılan der ki harbe oturak,
Kilis yollarından kelle getirek,
nerde düşman varsa orda bitirek,
vurun ha yiğitler namus günüdür..."


Ve biz de bunu böylece duyduk
ve çetesinin başında yıllarca namı yürüyen
Karayılan'ı
ve Anteplileri
ve Antep'i
aynen duyup işittiğimiz gibi
destanımızın birinci babına koyduk...

Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 15 - Adam Yayınları - Kuvayi Milliye Destanı - BİRİNCİ BAP  YIL 1918-1919 ve KARAYILAN HIKAYESİ)Kuvâyi Milliye, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 15 - Adam Yayınları - Kuvayi Milliye Destanı - BİRİNCİ BAP YIL 1918-1919 ve KARAYILAN HIKAYESİ)

Kitapla ilgili 1 Haber

Uluslararası Nazım Hikmet Şiir Günleri Başlıyor!
Uluslararası Nazım Hikmet Şiir Günleri Başlıyor! Ataşehir Belediyesi bu yıl ilk kez “Uluslararası Nazım Hikmet Şiir Günleri” düzenliyor. Şiir Günler’i, Türkiye’den ve Macaristan’dan şairlerin katılımıyla 3-5 Haziran 2016 tarihleri arasında gerçekleşecek.