Varlık felsefesinin kafa karıştırıcı yönünü hepimiz biliriz; lakin Heidegger'in "Nedir Bu Felsefe?" sorusuna verdiği yanıtta işlediği ontoloji gerçekten aklımızı başımızdan alacak cinsten. Öncelikle şunu belirtmek gerek, felsefenin ne olduğunu öğretmek için değil daha çok felsefenin felsefesini yapmak için yazılmış bir kitap. Yani kitabı anlayabilmek için sağlam felsefi ön bilgiye sahip olmak gerekli.
Kitabı okurken bir yanınız anladığını düşünürken diğer yanınız 'ne anlatıyor bu' diye soracak sürekli.
Hem çok beğendiğim hem de nefret ettiğim bir kitap. Sürekli kendimi çıkmaza girmiş bir halde, ikilemlerle boğuşurken buldum. Hem düşünce kapasitemi zorlayışı hoşuma gitti hem de 'bir şeyi de doğrudan anlat be adam' dedim. Aynı zamanda varlık felsefesi okumalarına da bu kitapla tövbe ettim. Bendeki ikilemse hâlâ sürüyor: Zirvede mi bıraktım, yoksa varlık felsefesini mi sevmedim?