||Kelebeği Öldürmek
Selamm! Ben geldim kelebeği öldürmek yorumumla. Önce kitabın konusundan bahsedeyim sonra yoruma geçelim. Ada, 11. Sınıfta Safir Kolejinin sınavlarına katılıyor ve kazanıyor. Ada çok küçükken onu yetimhaneden alan babası bu okula gitmesi için Ada'yı ikna ediyor. Ada okula başlıyor başlamasına ancak ilk günden bu okulu onun için kabus haline getiren Varis Adin ile göz göze geliyor... Varis Adin ona bizim henüz bilmediğimiz bir nefret ile bakıyor peki neden? Varis Adin, Ada'dan neden nefret ediyor? Varis Adin'in, Ada'ya nefretle bakması okuldaki herkese Ada'ya zorbalık yapılması için bir sebep veriyor. Ada o nefretin sebebini öğrenebilecek mi? Her seferinde köşesinden ona nefretle baka Varis Adin hayatına aniden girdiğinde neler olacak?
Konuyu az çok anlatabildiğimi düşünüyorum ve yoruma geçiyorum. Ben seriyi olduğu gibi sırasıyla okuduğum için Onun Şeytanlarından sonra Varis'in nefretinin sebebini tahmin edebiliyorum ama ne kadar doğru bilmiyorum çünkü henüz serinin devamını okumadım. Kitaba klişe olduğunu bilerek başlamıştım ama bu kadar klişe olabileceğini tahmin ettin mi diye sorsanız, hayır derim. Giriş kitapları serinin tamamına kıyasla basit olur biliyorum ama ben daha farklı olaylarda beklemiştim. Kitabın sıkıldığım herhangi bir yeri yok çünkü Besa'nın dili sizi bir şekilde çekiyor. Kitabın kurgusu size hitap etmese bile akıcılığına kapılıp okuyorsunuz. Bana kalırsa (bir okuyucu olarak değil Ada'nın bakış açısından bakan biri olarak söylüyorum.) Varis'in Ada'ya olan davranışları aşırı anlamsız ve rahatsız ediciydi. Şimdi sizden kitaba bir okuyucu olarak değil de Ada'nın yerinde olarak düşünmenizi istiyorum. Sizce de rahatsız edici olmuyor mu? Bir bakışıyla okul hayatınızı mahveden biri size bir anda yaklaşıyor ve kendine ait olduğunuzu iddia ediyor. Bence aşırı rahatsız edici bir hareket??? Varis her ne kadar bu hareketlerini açıklamaya çalışsada ben ikna olmadım belki serinin devamını okumak bakış açımı değiştirir ama şuan Varis'e ısınabildiğim söylenemez. Ada sevdiğim bir karakter oldu çünkü her şeye rağmen direnen bir tarafı var. Kafasının içindeki düşüncelerle savaşabiliyor ki sadece bununla kalmıyor çevresindeki insanların yaptıklarına karşı da ayakta duruyor. AMA BENİM İDOLÜM ÇİSEM. Aşırı mükemmel bir arkadaş??? Umarım backstabber sahnelerini görmeyiz çünkü çok sevdim kendisini. Evet, anlatmadıkları yüzünden Ada'yla arkadaşlıkları sarsılmış durumda ama bunu düzelteceklerine eminim. Sanırım kitapta en sevdiğim sahneler Ada'nın çiçeklerinden bahsederken ki heyecanını okumak ve Ada-Çisem sahneleriydi. Uzun zamandır herhangi bir kitapta gerçek arkadaşlık sahneleri okumamıştım, herkesin ihanet eden karakter çıkması da çok sıkıcı bir hale gelmişti ki bu ikili bana çok iyi geldi. Bir de Varis, Reha ve Alper üçlüsünden bahsetmek istiyorum. Harika arkadaşlıkları yok mu??? Aralarında geçmişlerine karşı saygı var ve bu ilişkilerini bambaşka bir boyut yapmış diyebilirim. Bence bu yorumu çok uzattım bu yüzden toparlayıp bitireyim.
Kitap klişeydi, Varis'in hareketleri yüzünden karaktere ısınamadım ama arkadaş ilişkileri çok güzel işlenmisti, akıcıydı ve okuduğum en iyi klişe kitaplarda ilk üçe giriyor. Ben kitabı okurken sürekli ne zaman gerçekler ortaya çıkacak diye okudum ama bu kitapta o gerçekler ortaya çıkmıyor. Bu yüzden ikinci kitaptan bir beklentim var. Hem gerçekler konusunda hem de Varis'e ısınabileceğim konusunda. Lütfennn bu beklentilerim boşa çıkmasın. Yorumu değerlendirdiğinide kitabın size göre olup olmadığını az çok anlıyorsunuzdur bu yüzden size öneriyorum yada önermiyorum demeyeceğim size göre olup olmadığına siz kara verinnn. Okuduğunuz için teşekkür ederiimm