Selamm! Ben geldim kalıntı kitabının yorumuyla. Önce bir konusundan bahsedip daha sonra yorumumu yapacağım. Ezel Asral genç ve alanında son derece başarılı, çeşitli eğitimler ve ödüller almış bir psikayatrist. Ünlü iş adamı Barbaros Özekli, Ezel'den şizofreni hastası olduğuna dair tanılar konulan kızını tedavi etmesini istiyor. Fakat Karen yaşadığı ürkütücü kaleden çıkmak istemeyen bir kız. Bu nedenle Ezel Asral bu kaleye taşınıyor. Ezel başta garip şeyler sezsede tamamen göz yanılması olduğunu düşünerek bunlara anlam yüklemiyor ama bir süre sonra her şeyin garipleştiği ve Karmen'in şizofren olmadığını fark ediyor.(Spoiler değil, arka kapağı okuduğunuzda bu anlaşılır bir şekilde verilmiş.) Asıl olarak olaylar burada başlıyor. Ezel artık Karmen'e aşık olmuş ve onu bu kalede bırakmak istemediğinden emin fakat neyle karşı karşıya kaldığının farkında değildir.
Şimdi yorumuma geciyorum. Ben kitabı büyük bir beklentiyle alıp büyük bir beklenti ile başlamıştım. Kitap birçok yönden beklentimi karşılasa da anlatım tarzı biraz basit geldi. Bence sahneler özellikle de korku sahneleri daha güzel ve detaylı bir şekilde yazılabilirdi. Daha çok Ezel’in düşünceleri üzerine betimleme vardı ama kalenin özellikleri bize anlatılırrken gayet açıklayıcı olmuştu. Benim karakterlere alışıp ısınmam da biraz uzun sürdü. Bunun sebebi Ezel’in başta sevgilisi varken Karmen’den etkilenmesiydi ki Ezel kitabın başında sadakatinden bahsederken bunun yaşanması biraz rahatsız ediciydi. Her ne kadar ilişkiden çok arkadaşlık gibi olsa da bir ilişkisi vardı. Karmen’in ise bunu öğrendikten sonra Ezel’e karşı gelmemesi de beni “bu olay ne zaman bitecek?” sorusuna yöneltti. Ama bu olay karşısında Yasema’nın anlayışı ise beni gerçekten şaşırtmıştı. Karmen’in babası her ne kadar “ben kızım için her şeyi yaptım.” kafasında dolaşsa da işini kızının önüne koyup Karmen’i yalnız bırakarak Karmen’in, Haris’e sığınmasını gayet normal bulmamıza sebep oluyor. Haris kötü karakter de olsa ona üzüldüğüm yerlerde olmuştu. Ne de olsa Karmen’le senelerini geçirmiş ve kendine göre iyi niyetli olan biri gelip onu senden uzaklaştırıyor. Burada sanırım her karakterle empati yaparsak arada kalacağımız bir durum söz konusu. Her şey bir yana Ezel Asral okuduğum karakterlerden en güzel seveni olabilir. Ama bir şeyde var ki EZEL FAZLA ROMANTİK. Ne var bunda diyeceksiniz ama kitap boyunca o kadar fazla Karmen’i övdü ki bir süre sonra sıkılmaya başlıyorsunuz. Bunun sebebi belki de ilk kez erkek karakter ağzından okuduğum kitap olması olabilir.
Ben takıldığım noktalardan bahsettim ama bunlara o kadar takılmayan birçok kişi olduğuna eminim. Ben sadece detaycılığımdan dolayı bu kadar dikkat ettim, eminim bunları fark etmeyen kişiler de bir o kadar vardır çünkü hepsi küçük olaylardı. Bunları bir kenara alırsak kitap fantastik, korku ve aşkı gayet dengede tutarak sizi o kadar sıkmıyordu. Bir olay bitse peşinden bir diğeri geldiği için hem merak uyandırıp hem de kitabı kısa sürede bitirmenizi sağlıyor. Eğer sıradışı, kurgusu klişe olmayan bir fantastik eğer arıyorsanız Kalıntı okurken zevk alacağınız bir kitap.
Alıntı:
"Neden bana böyle davranıyorsun?"
"Nasıl davranıyorum?"
"Böyle işte, ilgili. Yapma bunu, gideceksin zaten yakında."
"Gitmeyeceğim."
"Dünya tozpembe değildi ve hepimiz bunu biliyorduk, sadece bazıları buna kanmayı seçiyordu. Vahşet hakimdi dünyaya, el kadar bebeklerin öldüğü, güçlünün ve kötünün her zaman kazandığı, barbarca bir savaşın içindeydik belki en masumumuz bile."
"Deli diye geçtiklerimiz aslında deli değildi, daha az delilerin delirttiği masum insanlardı."