10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
Selamm! Ben geldimm, size uzun zamandır bahsettiğim Kuzgun yorumuyla. Önce bir konusunda bahsedeyim sonra yorumumu ekleyeceğim. Ada, küçükken ailesi tarafından sevgi görmemiş ve çok zeki bir kız çocuğu. Ada'nın babası annesine saplantılı bir şekilde aşık ve annesi babasını sevmiyor. Annesinin paraya aşık birisi olması babasını bir hırsızlığa yöneltiyor ve bunu Ada'ya da öğretiyor, bu suçu birlikte yapmaya başlıyorlar ancak Ada henüz küçük bir kız ve ne olduğunu tam olarak çözebilmiş değil. Ta ki yine bir soygun sırasında hasta bir çocuğun tedavi masraflarını aldıklarını fark edip annesi onları terk edene kadar... Ada bunu fark ettikten sonra polislere ihbar etmek istiyor fakat bir kanun yüzünden küçük olması onun ciddiye alınmamasına sebep olacağı için 12 yaşını bekliyor. İhbar ettikten sonra kendisi de ıslahevine düşüyor fakat islahevi pek iyi bir ortam degil, burada onu bekleyen travmalar var... Daha sonra büyüyüp genç kadın olan Ada gündüzleri bir kafeyi yönetirken geceleri Corvus oluyor ve suçluları yakalayıp polise teslim ediyor. Corvus onun için bir fikir. Polisler ise Corvus'u bir tehdit gibi gördüğü için onun yakalanması için bir ekip kuruyor. Corvus'u yakalamaya çalısırken Ada'nın hayatına ister istemez giren Egemen ve ekip arkadaşları onu ne kadar zorlayacak? Kimin doğruları ağır basacak? Kartal mı Kuzgun mu? Sizin adalet anlayışınız hangisini destekliyor? BENCE EN NET ŞEKİLDE ANLATTIM KİTABI. Şimdi büyük bir heyecanla yoruma geçiyorum. Anlatımı hakkında çoğu kişinin önyargısı var herkes ağır olduğunu falan düşünüyor fakat hiç ağır bir anlatıma sahip degildi. Her şey yerli yerinde betimlemeler düşünce akışı, diyaloglar vs. vs. Ki son derece akıcı bir anlatımı da var. Kitaptan kopmanız imkansız çünkü hem yazım dili hem merak unsuru sizi kitaba bağlıyor ve kısa sürede bitirebiliyorsunuz. Aksiyon/Macera tarzı bir kitap olmasına karşın bu kitapta durağan olan kısımlar vardı ama ilk kitap olup içerisinde karakterleri tanımamıza bağlıyorum bu konuyu. Kitabın 'adalet' kavramını öne çıkarma tarzı beni çok etkiledi özellikle bazı cümlelerde "neden?" kalıbına o kadar başvuruyorsunuz ki ben kitabı okuduktan sonra birkaç farklı yerden adalet kavramını araştırmıştım. "Hangisi bana daha doğru geliyor?" diyerek yaptığım bir araştırmaydı bence sırf bu sorgulama için okumalısınız. Beni etkileyen bir diğer konu ise kurgunun işleyişiydi. Çok zekice ve detaylı düşünülerek yazılmıştı, işleyişi de bunu pekala etkiliyordu. Ada karakteri belki de düşünceleri sayesinde bilemiyorum ama beni kendisine çok bağladı hatta bir süre sonra sanki onunla beraber bende o olayları yaşıyormuş gibi hissediyordum ve bu yüzden gerildiğim yada üzüldüğüm sahneler yoğunluktaydı. Kadın gücünü sonuna kadar gösteriyordu ve kendine hayran bırakıyordu. Egemen karakteri ise başlarda çok cool bulduğum bir karakterdi fakat sonradan bu tatlılığa çevrildi gözümde, bir kadına nasıl davranılması gerektiğini bilen bir karaktere her zaman ihtiyacımız var. Bu kitapta da hem Yağmur hem Egemen bunu fazlasıyla bize gösteriyor. Yağmur ve Ada sahneleri, Corvus sahnelerinden sonra favorim diyebilirim. Yağmur'un her şeye rağmen Ada'ya güvenmesi ve destek olması... O sahnelerden etkilenmedim diyemezsiniz. Kesinlikle okumalı ve bunu kendiniz görmelisiniz. Körü körüne önerebileceğim nadir kurgulardan biri. "İnsanları görüyorum ama insanlığı göremiyorum artık. Gökyüzünden şeytanlar inmiyor artık, onlar yeryüzünde. Gökdelenlerde yaşıyor, ölen umutlarınızın üzerinde göğe yükseliyorlar."
KuzgunFiliz Puluç · Agapi Yayınları · 2021756 okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.